Haber Merkezi

Venezuela ile ABD'den enerji ve güvenlik görüşmesi
Venezuela ile ABD'den enerji ve güvenlik görüşmesi
İçeriği Görüntüle

Japonya, Avrupa Birliği'nin (AB) araştırma, geliştirme ve inovasyon projelerine finansman sağlayan Ufuk Avrupa (Horizon Europe) programına resmen katıldı. Brüksel'de imzalanan anlaşmayla Japonya, programa dahil olan AB üyesi olmayan 23. ülke olurken, bu adım yalnızca bilimsel iş birliği olarak değil, küresel teknoloji rekabetinde Avrupa ile Japonya'nın stratejik yakınlaşmasının yeni bir halkası olarak değerlendiriliyor.

Anlaşma, AB Komisyonu İnovasyon, Refah ve Uluslararası İşbirliği Genel Müdür Yardımcısı Maria Cristina Russo ile Japonya'nın AB Misyonu Geçici Maslahatgüzarı Hamada Takashi tarafından Brüksel'de imzalandı.

Russo, törende yaptığı konuşmada Japonya'da meydana gelen depremler nedeniyle dayanışma mesajı verirken, Tokyo'nun programa katılımını AB ile Japonya arasındaki bilimsel ve teknolojik ortaklık açısından "önemli bir dönüm noktası" olarak nitelendirdi.

Takashi ise anlaşmanın ortak araştırma faaliyetlerini artıracağını, Japonya ile Avrupa'nın araştırma ve inovasyon ekosistemlerini daha da güçlendireceğini ifade etti.

Ufuk Avrupa nedir?

2021-2027 dönemini kapsayan ve 95,5 milyar avroluk bütçeye sahip Ufuk Avrupa, AB'nin şimdiye kadarki en büyük araştırma ve inovasyon programı olarak öne çıkıyor. Program; yapay zekâ, kuantum teknolojileri, yarı iletkenler, biyoteknoloji, uzay teknolojileri, sağlık, enerji dönüşümü ve iklim değişikliği gibi stratejik alanlarda araştırma projelerine finansman sağlıyor.

Programa katılan ülkelerin üniversiteleri, araştırma merkezleri ve şirketleri AB fonlarına erişebilirken, aynı zamanda Avrupa'nın bilimsel araştırma ağlarının bir parçası hâline geliyor.

Bilim diplomasisi mi, teknoloji ittifakı mı?

Resmî açıklamalarda katılımın amacı bilimsel iş birliğini artırmak olarak sunulsa da uzmanlar, bu sürecin yalnızca akademik araştırmalarla sınırlı olmadığını belirtiyor.

Son yıllarda ABD, AB ve Japonya; yarı iletkenler, yapay zekâ, kritik teknolojiler ve kritik mineraller gibi alanlarda Çin'e olan bağımlılığı azaltmayı hedefleyen politikalar izliyor. Bu nedenle Ufuk Avrupa'nın giderek jeopolitik boyut kazandığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor.

Program kapsamında geliştirilen teknolojilerin önemli bir kısmı çift kullanımlı (sivil ve askeri) potansiyele sahip olurken, araştırma fonları da ekonomik rekabet kadar teknolojik egemenlik hedefleri doğrultusunda şekilleniyor.

Avrupa'nın küresel teknoloji ağı genişliyor

Japonya'nın katılımıyla birlikte Ufuk Avrupa, Avrupa dışındaki gelişmiş ekonomileri de kapsayan daha geniş bir araştırma ağına dönüştü.

AB, programa Kanada, Güney Kore, Yeni Zelanda ve İsviçre gibi ülkeleri de dahil ederek yalnızca ortak bilimsel üretimi değil, kritik teknolojilerde güvenilir ortaklardan oluşan bir ekosistem kurmayı amaçlıyor.

Bu yaklaşım, Avrupa'nın teknoloji tedarik zincirlerini çeşitlendirme ve stratejik alanlarda dışa bağımlılığı azaltma hedefleriyle de örtüşüyor.

Eleştiriler

Uzmanlar, milyarlarca avroluk araştırma fonlarının giderek belirli jeopolitik bloklar arasında yoğunlaşmasının küresel bilimsel iş birliğini kutuplaştırabileceğini savunuyor. Ayrıca gelişmekte olan ülkelerin bu fonlara erişiminin sınırlı olması, küresel bilgi üretimindeki eşitsizlikleri derinleştirebileceği yönünde eleştiriliyor.

Uzmanlara göre Ufuk Avrupa artık yalnızca bir araştırma programı değil; Avrupa'nın teknolojik rekabet gücünü artırmayı, stratejik sektörlerde ortaklarını aynı ekosisteme bağlamayı ve küresel teknoloji yarışında avantaj elde etmeyi amaçlayan önemli bir politika aracına dönüşmüş durumda.

Japonya'nın programa katılımı da bu çerçevede, bilimsel iş birliğinin ötesinde Avrupa ile Asya'nın önde gelen ekonomilerinden biri arasında stratejik teknoloji ortaklığının güçlenmesi olarak değerlendiriliyor.