CGTN Türk Dış Haberler Servisi
İran’a karşı saldırıları başarısız olan ABD-İsrail cephesi yeni provokasyonlar için zemin hazırlama telaşına düştü. ABD Başkanı Donald Trump, Dubai–Tel Aviv seferini yapan Flydubai uçağındaki saldırının ardından İran’ı sert biçimde vurmakla tehdit ederken, İngiltere yönetimi de Amerikan bombardıman uçaklarının kullandığı Fairford üssü çevresindeki şüpheli faaliyetlerde Tahran’ın rolü bulunduğunu öne sürdü. Birkaç gün arayla yaşanan iki olay, böylece devam eden savaşın yeni gerekçeleri arasına taşındı.
Soruşturmadan önce misilleme tehdidi
30 Eylül’de Flydubai’nin FZ1073 sefer sayılı uçağının kokpitinde yaşanan saldırı, uçuş ekibi ve yolcuların müdahalesiyle kontrol altına alındı; uçak Suudi Arabistan’ın Tebük kentine güvenli biçimde indirildi. Birleşik Arap Emirlikleri makamları olayın terör bağlantısını araştırmaya başlarken Trump, ertesi gün yaptığı açıklamada İran ihtimalini doğrudan askeri karşılıkla birleştirdi. Tahran’ın saldırıyla bağlantısına ilişkin soruya, duyduklarına dayanarak olumlu yanıt vereceğini söyleyen ABD Başkanı, misilleme konusunda “Çok sert vurulacaklar, merak etmeyin” ifadelerini kullandı.
Trump’ın açıklamalarına karşın Reuters’ın 2 Ekim tarihli haberinde İsrailli güvenlik yetkilileri, İran’ın olaya katılımını tespit etmediklerini, saldırganın tek başına hareket etmiş olabileceğini belirtti.
İngiliz üssünden yükselen suçlamalar
Flydubai soruşturması sürerken İngiltere’deki Fairford üssü çevresinde yaşanan olay da İran’a yönelik tehdit söylemine eklendi. Üs yakınlarında üç araçla bağlantılı olarak gözaltına alınan beş İngiliz vatandaşı, sıkı koşullarla serbest bırakıldı. Araçlarda benzin bulunduğunu, patlayıcıya rastlanmadığını açıklayan polis soruşturmayı sürdürürken, İngiltere Başbakanı Andy Burnham İran’ın olayda rol oynadığına ilişkin “güçlü işaretler” bulunduğunu söyledi. Bu işaretlerin niteliği ise kamuoyuyla paylaşılmadı.
Londra’nın suçlamasına Washington’dan da destek geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, olayda yabancı bir aktörün bulunduğunu öne sürerken Trump, şüphelilerin serbest bırakılmasını eleştirdi. İngiliz terörle mücadele polisi ise farklı ihtimallerin araştırıldığını ve serbest bırakılmanın soruşturmanın sona erdiği anlamına gelmediğini vurguladı. İran’ın Londra Büyükelçiliği, bağlantı iddialarını reddederek bunların İran karşıtı propagandayı beslediğinin altını çizdi.
Güvenlik söyleminin siyasi işlevi
Yaşananların iç politikadaki karşılığı da İsrail’de görünür hale geldi. Financial Times, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun rakiplerinin, kendisini Flydubai olayını 27 Ekim seçimleri öncesinde güvenlik alanındaki konumunu güçlendirmek için kullanmakla suçladığını aktardı.
İran tarafı ise ABD ve İsrail’in son yaşanan olayları saldırı gerekçesi yapma ihtimaline karşı sert uyarılarda bulunmaya devam ediyor. İran Genelkurmay Başkanı ve Hatemu'l Enbiya Merkez Karargahı Komutanı Tümgeneral Ali Abdullahi olası bir saldırı halinde savaşın genişleyeceği uyarısında bulundu. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Birleşik Arap Emirlikleri’ne (BAE) gerçekleştirdiği ziyarete atıf yapan Abdullahi, şöyle devam etti:
“Siyonist çetenin başının bölgede bulunması ve İran’ın nükleer programının askeri aşamaya geçtiğini belirtmesi kuruntudan ibarettir. Koyun postuna bürünmüş kurt rolü oynamaktan geri durun ve İran’ın nükleer tesisleri hakkında temelsiz açıklamalar yapmaktan kaçının.”





