CGTN Türk Dış Haberler Servisi

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping, Mısır ziyaretinde Orta Doğu’nun içinde bulunduğu duruma karşı önemli mesajlar verdi. Xi, Orta Doğu ülkelerine dış müdahaleye karşı çıkmaları ve bölgenin güvenlik düzeninin yeniden şekillendirilmesi için diyaloğu güçlendirmeleri çağrısında bulundu. Xi’nin açıklamaları, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik savaşının bölge ülkelerini geleneksel güvenlik ortaklıklarını yeniden değerlendirmeye ittiği bir dönemde geldi. Pekin’in mesajları, Çin’in Küresel Güvenlik İnisiyatifi kapsamında savunduğu güvenlik anlayışının Orta Doğu’ya taşınması açısından da dikkat çekti.

Bu yaklaşım, Çin’in Küresel Güvenlik İnisiyatifi’nde öne çıkardığı ortak, kapsamlı, iş birliğine dayalı ve sürdürülebilir güvenlik anlayışına dayanıyor. Pekin, güvenliğin tek bir ülkenin veya askeri ittifakın üstünlüğüne dayandırılması yerine, ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesini, meşru güvenlik kaygılarının dikkate alınmasını ve anlaşmazlıkların siyasi yollarla çözülmesini savunuyor.

Aynı vurgu SİÖ'de de öne çıktı

Çin Cumhurbaşkanı Xi, hafta başında Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te Shanghai İşbirliği Örgütü (SİÖ) Zirvesi kapsamında düzenlenen “SİÖ+” toplantısında yaptığı konuşmada da buna vurgu yaptı. Xi, “Eşit ve Düzenli Çok Kutuplu Bir Dünyanın Desteklenmesi, Daha Adil ve Makul Küresel Yönetişimin Sağlanması” başlıklı konuşmasında, toplantının Birleşmiş Milletler’in rolünün güçlendirilmesi ve çok kutuplu bir dünyanın inşa edilmesine odaklandığına işaret etti. Xi, bunun SİÖ’nün küresel yönetişimin reform yoluyla iyileştirilmesine yönelik sorumluluğunu ortaya koyduğunu belirtti. “Dünyanın ne tür bir çok kutupluluğa ihtiyacı var? Taraflar çok kutupluluğa nasıl katılmalı ve onu nasıl teşvik etmeli?” sorularına dikkat çeken Xi, uluslararası topluma fikir birliğini artırarak hem pratik hem de tarihsel sınavlardan geçebilecek doğru tercihi yapma çağrısında bulundu.

Meksika Dışişleri Bakanı Velasco Çin'e gidiyor
Meksika Dışişleri Bakanı Velasco Çin'e gidiyor
İçeriği Görüntüle

Bu vurguların ardından Mısır'ı ziyaret eden Xi, çok kutupluluk vurgusunu Küresel Güvenlik İnisiyatifi kapsamında yeniden gündeme getirdi. Xi’nin Kahire ziyareti, Çin liderinin Mısır’a on yıl aradan sonra gerçekleştirdiği ilk ziyaret oldu. Ve bu görüşmeyi önemli kılan, ABD'nin İran'a yönelik savaşını tırmandırdığı bir zamana denk gelmesi oldu.

Kahire'de bir araya gelen Xi ve Mısır Cumhurbaşkanı Abdül Fettah es-Sisi, İran savaşının sona erdirilmesi için diplomatik çözüm çağrısında bulundu. Sisi’nin ofisinden yapılan açıklamaya göre taraflar, savaşı sona erdirecek “kapsamlı bir anlaşmaya” ulaşılması için diplomatik yolların kullanılması gerektiği konusunda görüş birliğine vardı. Xi'nin Mısır ve SİÖ'deki çok kutuplu dünya düzeni vurgusu, Washington’ın Orta Doğu’daki rolünün geleceğine ilişkin belirsizliklerin arttığı bir dönemde ayrı bir önem taşıyor. Çünkü Xi'nin sözleri SİÖ ve Mısır ile sınırlı kalmıyor; İran'ın misilleme saldırıları nedeniyle ülkelerindeki ABD varlığına dair şüpheleri artan Körfez ülkelerini de kapsıyor.

Bu gelişmeler, Çin’in savunduğu güvenlik mimarisi ile bölgede uzun süredir hakim olan güvenlik anlayışı arasındaki farkı da daha görünür hale getiriyor. ABD merkezli güvenlik sisteminde askeri ittifaklar ve caydırıcılık öne çıkarken, Pekin bölgesel güvenliğin ortak güvenlik, diyalog ve siyasi çözüm temelinde yeniden ele alınmasını savunuyor.

Ortadoğu'da ABD belirsizliği sürerken önemli mesajlar

Çin, İran’ın önemli ekonomik ortaklarından ve Tahran’da hissedilen ABD baskısının hafifletilmesine yardımcı olabilecek ekonomik kapasiteye sahip az sayıdaki ülkeden biri. Çin, ABD’nin İran’a yönelik askeri saldırılarına ve yaptırımlarına karşı çıkarken, Tahran’la ilişkilerini ABD, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri dahil olmak üzere bölgedeki diğer önemli ilişkileriyle birlikte değerlendiriyor.

Bu durum, Küresel Güvenlik İnisiyatifi’nin çoğulculuğunu da ortaya koyuyor. Pekin, İran’la ilişkilerini sürdürürken aynı zamanda Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Türkiye gibi bölgesel aktörlerle ilişkilerini geliştirmeye odaklanıyor. Böylece Çin, belirli bir ülkenin yanında konumlanmak yerine bölgedeki farklı aktörleri aynı güvenlik ve iş birliği çerçevesinde tutmayı hedefliyor.

Uzmanlara göre Pekin’in Orta Doğu politikası, İran’la ekonomik ve siyasi bağlarını korurken daha geniş bir bölgesel güvenlik mimarisi oluşturmayı hedefliyor. Bu da ABD'nin tam tersi bir şekilde Küresel Güvenlik İnisiyatifinin öncelediği işbirliği ve diyalogdan geçiyor.