CGTN Türk Dış Haberler Servisi

ABD Donanması Soğuk Savaş'ın sona ermesinden bu yana en büyük dönüşümlerinden birini yaşıyor. ABD Deniz Enstitüsü ve Kongre Araştırma Servisinin verilerine göre Amerikan filosu 1987'de 568 gemiye ulaşırken bugün bu sayı 290'a gerilemiş durumda. Washington artık yaklaşık yarı büyüklükteki bir filoyla Pasifik'ten Avrupa'ya, Akdeniz'den Orta Doğu'ya uzanan küresel askeri varlığını sürdürmeye çalışıyor.

Gelişen teknolojiler sayesinde gemilerin niteliklerindeki artış artık eskisi kadar çok sayıda gemiyi gerekli kılmasa da ortaya çıkan tablo ülke içinde eleştirilmeye devam ediyor. ABD donanmasının aynı zamanda küçülen filolardaki yaşlanma, bakım sürelerinin uzaması ve gemi inşa kapasitesinin daralması gibi sorunlarla mücadele ettiğini biliniyor.

Çin gençleşirken ABD yaşlanıyor

ABD’nin ulusal güvenlik ve strateji belgelerinde rakip olarak ilan ettiği Çin’de ise ibre tam tersini göstermekte. Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nin (CSIS) verilerine göre Çin savaş gemilerinin yaklaşık yüzde 70'i 2010'dan sonra denize indirildi. ABD'de ise bu oran yaklaşık yüzde 25 seviyesinde kaldı. Amerikan savaş gemilerinin yaklaşık dörtte üçü 2010 veya öncesine dayanırken Çin, mevcut filosunun büyük bölümünü son 15 yılda inşa etti.

Yaşlanan gemiler daha fazla bakım gerektirirken modernizasyon ihtiyacı da artıyor. Bu durum yalnızca tersanelerde geçirilen süreyi uzatmıyor, filonun belirli bir anda denize çıkarabileceği gemi sayısını da etkiliyor. ABD Deniz Enstitüsünün 31 Ağustos verileri de bu ayrımın altını çizmekte. ABD'nin toplam 290 gemisinin 99'u denizaşırı görev kapsamında bulunurken 79 gemi denizde seyrediyordu. Bunların 51'i denizaşırı görevlerde, 28'i ise kendi bölgelerindeki faaliyetlerdeydi.

Bütçe arttı ama filo büyümedi

Amerikan deniz gücünün daha temel sorunu ise tersanelerde yatıyor. ABD Sayıştayının incelemelerine göre Washington son 20 yılda gemi inşa bütçesini yaklaşık iki katına çıkardı. Buna rağmen filodaki gemi sayısında artış sağlanamadı. Yeni gemi programlarında maliyet artışları ve teslimat gecikmeleri yaygın hale gelirken, bakım ve onarım kapasitesi de donanmanın ihtiyaçlarına yetişmekte zorlanıyor. Kongre Bütçe Ofisinin hesaplamalarına göre donanmanın planlanan büyüklüğe ulaşabilmesi için Amerikan tersanelerinin önümüzdeki yıllarda yakın geçmiştekinden çok daha yüksek üretim seviyelerine çıkması gerekiyor.

Çin ise aynı dönemde yalnızca donanmasını büyütmekle kalmadı ama aynı zamanda bu tabloyu desteklemek için üretim altyapısını da genişletti. Çin tersaneleri 2024 yılında küresel gemi üretiminin yüzde 53'ünü gerçekleştirdi. 2015-2023 döneminde Çin Donanmasına 78 savaş gemisi eklenirken ABD'deki artış 20 gemide kaldı. Bu nedenle ABD-Çin deniz rekabetindeki temel göstergelerden biri mevcut gemi sayısından çok, iki ülkenin yeni gemileri hangi hızla üretebildiği haline geliyor.

Donanma lojistiği alarm veriyor

ABD'nin karşı karşıya olduğu bir diğer yapısal sorun da coğrafyadan kaynaklanıyor. İran'ın savaşın başlangıcında ABD Donanmasının Bahreyn'deki kritik lojistik merkezini ağır şekilde vurması ve bölgedeki diğer limanların füze ve insansız hava aracı tehdidi altında kalması, Amerikan ikmal ağının daha uzak noktalara taşınmasına neden oldu. İkmal gemileri için önemli merkezlerden Diego Garcia harekât bölgesine yaklaşık 2 bin 200 mil uzaklıkta bulunuyor. Singapur'a uzanan hat ise yaklaşık 3 bin 700 mile çıkıyor. Mesafenin büyümesi aynı geminin gerçekleştirebileceği ikmal seferlerinin sayısını azaltırken, yakıt ve malzemenin cepheye ulaştırılması için gereken süreyi artırıyor.

Tahran Belediye Başkanı: “Aylarca yetecek stokumuz var”
Tahran Belediye Başkanı: “Aylarca yetecek stokumuz var”
İçeriği Görüntüle

İran savaşı bu açıdan ABD Donanmasında yeni bir sorun yaratmadı. Buna karşın zun süredir tartışılan lojistik kırılganlığın yüksek yoğunluklu bir çatışmada nasıl sonuçlar doğurabileceğini görünür hale getirdi.