Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy'un katılımıyla Amerika Birleşik Devletleri'nden (ABD) Türkiye'ye iadesi sağlanan 100 kültür varlığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nde tanıtıldı.
Ersoy, ABD'de yerleşik bir müzayede evinin mayıs ayında düzenlediği bir müzayedede Anadolu kökenli eserlerin satışa sunulduğunun belirlendiğini aktararak şu bilgileri verdi:
"Bunun üzerine bakanlığımız harekete geçmiş, bilimsel veri ve belgelerimiz Manhattan Bölge Savcılığı ve HSI ile paylaşılmış, eserlerin satışı durdurularak Türkiye'ye iadeleri sağlanmıştır. İade kapsamındaki 100 parça içerisindeki önemli gruplardan birini, Tokat ili Erbaa ilçesindeki Horoztepe kökenli 40 eser oluşturuyor. Milattan önce 2300 ila 2000 yıllarına tarihlenen bu grup, törensel müzik aletlerinden silahlara ve metal kaplara kadar Erken Tunç Çağı Anadolu'sunun gelişmiş metal işçiliğini yansıtıyor".
Ersoy, Horoztepe buluntularına ilişkin araştırmada Prof. Dr. Tahsin Özgüç'ün bilimsel çalışmalarından yararlanıldığına işaret ederek, 1953'teki kaçak kazılara ve sonrasında kurtarılan eserlere ait kayıtların, buluntuların yurt dışına çıkarılma ve müze koleksiyonlarına dahil edilme süreçlerinin aydınlatılmasına katkı sağladığını, ayrıca yaklaşık 70 yıl sonra eserlerin Türkiye'ye dönüşünün, kazı buluntuları ile arşiv belgelerinin birlikte değerlendirilmesi sayesinde mümkün olduğunu ifade etti.
İadesi sağlanan ikinci eser grubunun Burdur ili Düver köyü kökenli 44 pişmiş toprak mimari levhadan oluştuğunu kaydeden Ersoy, "Bu eserler, milattan önce 6. yüzyıla, yani yaklaşık milattan önce 700 ila 480 yılları arasındaki Arkaik Dönem'e tarihleniyor. O dönem yapılarının çatı ve kaplama düzenlerine ait bu parçaların bezemeleri, biçimleri ve üslupları bilinen örneklerle karşılaştırıldı, arşiv ve koleksiyon kayıtlarıyla dağılışları izlendi. Neticede 2022'de ABD'den, 2024 yılında Danimarka'dan ve 2025 yılında Virginia Güzel Sanatlar Müzesi'nden sağladığımız iadelerin ardından bugün de J. Paul Getty Müzesi'ndeki bu grubu ülkemize kazandırmış olduk" diye konuştu.
Ersoy, iade edilen Aphrodisias Antik Kenti'ne ait portreye dair de şunları kaydetti:
"Bakanlığımız uzmanları, arşiv belgeleri ile geçmiş koleksiyon kayıtlarını karşılaştırarak portrenin kentle bağını ve yurt dışındaki koleksiyonlara uzanan geçmişini araştırdı. Bu süreçte 1976'da savcımızın 'Tespit edilip belgelenenler dışında başka eserlerin de çalındığı yapılan incelemeden anlaşılmaktadır.' şeklinde olay yeri tutanağına kaydettiği bir cümle, yıllar sonra Aphrodisias kökenli eserlerimiz üzerindeki haklarımızı savunabilmemizi sağlayan ciddi bir dayanak oldu. Arkeolojik verilerle birlikte değerlendirilen bu belgeler, eserin izlediği yolun aydınlatılmasına ve iade talebimizin somut kanıtlarla desteklenmesine önemli katkı sağladı".
Ersoy, Burdur'un Gölhisar ilçesine bağlı İbecik köyü yakınlarındaki Boubon Antik Kenti'nde Roma imparatorları ve imparatorluk ailesi adına yapılan Sebasteion Tapınağı'nda bulunan bronz heykellerin, 1960'lı yıllardaki kaçak kazılarla parçalanarak yurt dışına çıkarıldığını ve heykellere ait baş, gövde ile uzuvların birbirinden ayrıldığını ve aynı eserin parçalarının farklı ülkelerdeki koleksiyonlara dağıldığını anlattı.






