Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping’in "Rüzgar ve yağmur dolu 70 yılı başarıyla geçip, azimle yeni yolculuğa başlayalım" başlıklı makalesi bugün Mısır'da yayın yapan Al-Ahram, Al-Akhbar ve Al Gomhuria gazetelerinde yayımlandı.

Cumhurbaşkanı Xi, Mısır’a gerçekleştireceği resmi ziyaret öncesinde kaleme aldığı makalede, bu ziyaretin Çin Cumhurbaşkanlığı görevine başladıktan sonra Nil Nehri'nin beslendiği Mısır'a yapacağı ikinci resmi ziyaret olma özelliğini taşıdığına işaret etti.

"Nil’in suyunu içen, bir kez daha bu verimli toprağa gelir" şeklindeki Mısır deyimine atıfta bulunan Xi Jinping, 10 yıl önceki ziyaretinde Mısır'ın zengin birikime sahip antik medeniyeti ve dinamik atmosferinin kendisine derin izlenim bıraktığını belirtti.

Xi, bu ziyaretle Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah el-Sisi ile dostluk ve işbirliğinin güçlendirilmesi ve Çin-Mısır kapsamlı stratejik ortaklığının derinleştirilmesi gibi konuları ele almayı beklediğini vurguladı.

"Doğru yolda kurulan dostluk, binlerce kilometreye rağmen güçlenir" şeklindeki Çin deyimine de atıfta bulunan Xi, Çin ve Mısır'ın kadim medeniyetler olduğuna işaret ederek, iki ülkenin insanlığın toplumsal gelişimine değerli manevi miras ve parlak kültürel zenginlik kattığını söyledi.

70 yıl önce Çin ve Mısır arasında diplomatik ilişkilerin resmen kurulduğunu hatırlatan Xi, bunun Çin ile Arap ve Afrika ülkeleri arasında dostane işbirliği için kapı açtığını belirtti. Xi, geçen 70 yıl içinde Çin ve Mısır ilişkilerinin birçok küresel sınamadan geçtiğini ve Çin ile Arap ve Afrika ülkeleri arasındaki kolektif işbirliği ile gelişmekte olan ülkeler arasındaki dayanışma ve işbirliğine örnek teşkil ettiğini kaydetti.

Xi Jinping makalesinde, Çin ve Mısır'ın zorlukları göğüsleyen yakın kardeşler olduğuna, kazan-kazan işbirliğine dayalı güvenilir ortaklar olduğuna, dostane ortamda başarılarını paylaşan seçkin örnekler olduğuna ve eşitlik ile karşılıklı güvene dayanan içten dostlar olduğuna dikkat çekti.

Çin ve Mısır'ın gelişme ve kalkınmalarının kritik bir aşamada bulunduğunu belirten Xi, Çin'in 15. Beş Yıllık Plan'ın uygulanmasında iyi bir başlangıç yaptığını, Mısır'ın ise "2030 Vizyonu"nun gerçekleştirilmesi yönünde sağlam adımlarla ilerlediğini kaydetti. Xi, Çin'in Mısır'la birlikte kapsamlı stratejik ortaklığı derinleştirmeye, Çin-Mısır kader birliğinin inşasını ilerletmeye ve modernleşmeyi el ele gerçekleştirmeye hazır olduğunu ifade etti.

Xi, Çin ve Mısır'ın karşılıklı güveni pekiştirip dostluğu devam ettirmede örnek teşkil etmeleri, kazan-kazan işbirliği ve ortak kalkınmada örnek oluşturmaları, birbirlerinin beşeri avantajlarından faydalanıp kültürel alışverişte örnek teşkil etmeleri gerektiğini söyledi.

Xi Jinping makalesinde, Çin ve Mısır'ın omuz omuza verip adalet ve hakkaniyetin korunmasında öncü rol oynamaları çağrısında bulundu. Xi, Çin ve Mısır'ın gelişmekte olan büyük devletler ve Küresel Güney'in önemli üyeleri olduğuna dikkat çekerek, gerçek anlamda çok taraflılığı etkin şekilde korumaları, dört küresel inisiyatifi kararlılıkla hayata geçirmeleri ve küresel barış ile istikrarın korunması için ortak adımlar atmaları gerektiğini belirtti. Xi, iki ülkenin el ele verip aynı yürekten hareket ederek Çin-Arap ve Çin-Afrika işbirliğinde öncü olmaları gerektiğini ifade etti.

Xi makalesinde, Çin ve Mısır'ın rüzgar ve yağmur dolu 70 yılı başarıyla geride bıraktıklarına işaret ederek, iki ülkenin azimle yeni bir yolculuğa başlayacaklarını kaydetti. İki ülkenin refah ve yeniden yükseliş yolunda karşılıklı destek sağlayıp, birbirlerinin gelişimine ve ikili ilişkilerin derinleştirilmesinde yeni bir sayfa açılması için ortak çaba harcamaları gerektiğini söyledi.

Çin Cumhurbaşkanı Xi Jinping'in makalesinin tam metni:

Dayanışmanın 70. Yılını Kutlarken: Çin ve Mısır Yeni Bir Yolculuğa Çıkıyor

Cibuti ve Kongo Cumhuriyeti dışişleri bakanları Çin’i ziyaret edecek
Cibuti ve Kongo Cumhuriyeti dışişleri bakanları Çin’i ziyaret edecek
İçeriği Görüntüle

Xi Jinping
Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı

Mısır Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Abdulfettah es-Sisi’nin daveti üzerine Mısır’a bir devlet ziyareti gerçekleştirecek ve Çin Halk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı olarak Nil’in beslediği bu topraklara ikinci kez ayak basacağım. Bir Mısır atasözünde söylendiği gibi, “Nil’in suyundan bir kez içen, yeniden dönmeye yazgılıdır” On yıl önceki son ziyaretim sırasında, bu ülkenin köklü ve derin medeniyetinden, aynı zamanda yükselen dinamizmi ve gelişme ivmesinden derinden etkilenmiştim. Bu kez dostluğumuzu yenilemeyi ve Cumhurbaşkanı Sisi ile birlikte işbirliği yollarını araştırarak Çin-Mısır kapsamlı stratejik ortaklığının daha da derinleştirilmesine yönelik yeni bir yol haritası çizmeyi dört gözle bekliyorum.

Çin’de bir söz vardır: “Doğru temeller üzerinde kurulan ortaklık, mesafeleri aşar” Kadim medeniyetleriyle tanınan Çin ve Mısır, insanlığın ilerlemesine paha biçilemez bir düşünsel miras ve görkemli bir kültürel birikim sunmuştur. Yangtze ve Sarı Irmak, Çin medeniyetine hayat verirken, Nil Antik Mısır medeniyetinin beşiği olmuştur. Porselen ve ipeğin denizleri aşarak, çölleri geçerek yolculuk yaptığı çağlarda bile geniş coğrafi mesafeler iki medeniyetin birbirini takdir etmesine engel olmamış; binlerce yıllık kadim İpek Yolu boyunca dostane alışveriş hiçbir zaman kesintiye uğramamıştır. Çin ipeği, porseleni ve kâğıt yapım teknikleri ile metal eritme ve döküm teknolojileri batıya ulaşırken; Mısır’ın aromatik ürünleri, cam eşyaları ve takvim bilgisi binlerce kilometre aşarak doğuya taşınmıştır. Fustat’ta gün yüzüne çıkarılan Çin eserleri, halklarımız arasında kadim çağlardan bu yana var olan yakın bağlara ve derin dostluğa tanıklık etmektedir.

Yetmiş yıl önce Çin ve Mısır resmen diplomatik ilişkiler kurarak Yeni Çin’in Arap ve Afrika ülkeleriyle dostane işbirliğinin başlangıcını yaptı. Yetmiş yıl boyunca Çin-Mısır ilişkileri fırtınalara ve zorluklara göğüs gerdi, değişen uluslararası konjonktürün sınavından geçti. İlişkiler rotasında ilerlemeyi sürdürdü, gücünü korudu ve gelişme ivmesini devam ettirdi. Bu, Çin’in genel olarak Arap ülkeleri ve Afrika ile yürüttüğü işbirliği açısından olduğu kadar, gelişmekte olan ülkeler arasındaki dostluk, dayanışma ve işbirliği açısından da örnek teşkil etmektedir.

— Çin ve Mısır, her zaman birbirinin yanında duran yakın kardeş ülkeler olmuştur. Ulusal bağımsızlık mücadelesi ile emperyalizme ve sömürgeciliğe karşı verilen mücadelede iki ülkenin halkları derin bir dostluk kurmuştur. Çin, Mısır’ın Süveyş Kanalı üzerindeki egemenliğini kararlılıkla desteklemiş; Mısır ise Asya, Afrika, Latin Amerika ve Karayipler’deki ülkelerin büyük çoğunluğuyla birlikte Çin Halk Cumhuriyeti’nin Birleşmiş Milletler’deki meşru koltuğunun iade edilmesi yönünde açık ve kararlı biçimde oy kullanmıştır. Bugün iki taraf da ulusal koşullara uygun kalkınma yollarının izlenmesi ve temel çıkarlar ile başlıca kaygılar konusunda birbirlerini desteklemektedir. Tüm bunlar, Çin-Mısır kapsamlı stratejik ortaklığı için sağlam bir temel oluşturmuştur.

— Çin ve Mısır, her zaman karşılıklı kazanca dayalı işbirliğinde güvenilir ortaklar olmuştur. Mısır, Çin’in Arap dünyası ve Afrika’daki önemli ticaret ve yatırım ortaklarından biri ve Kuşak ve Yol İşbirliği’ne katılan ilk ülkeler arasındadır. Daha on yıl önce Cumhurbaşkanı Sisi ile birlikte Çin-Mısır Süveyş Ekonomik ve Ticari İşbirliği Bölgesi’nin açılışını gerçekleştirdik. Bu proje önemli miktarda yatırım çekmiş, çok sayıda yerel istihdam yaratmış ve Mısır’ın modernleşme sürecini hızlandırma çabalarına katkıda bulunmuştur. Diğer alanlarda da, Çinli şirketler tarafından Mısır’da inşa edilen Afrika’nın en yüksek binasından ve ilk şehirlerarası elektrikli hafif raylı sisteminden, Çin ile diplomatik ilişkileri bulunan Afrika ülkelerine uygulanan sıfır gümrük politikasından yararlanan ilk Afrika ürünü olarak Çin pazarına giren taze Mısır portakallarına kadar, karşılıklı faydaya dayalı işbirliğinin meyveleri her iki ülkede sayısız hanenin yaşamına dokunmaktadır.

— Çin ve Mısır, her zaman dostluk ve karşılıklı öğrenmenin örnekleri olmuştur. Mısır, Yeni Çin ile kültürel işbirliği anlaşması imzalayan ilk Arap ve Afrika ülkesi olmuş, halklar arası temaslarımız çeşitlilik ve canlılık kazanmıştır. Büyük Mısır Müzesi, Çinli turistlerin mutlaka görmek istediği yerlerin başında gelirken, Shanghai Müzesi’nde düzenlenen “Antik Mısır Medeniyeti” sergisinin biletleri saniyeler içinde tükenmiştir. Mısır’da Çince 40’tan fazla ortaokulda öğretilmekte, Çin ile mesleki eğitim alanındaki işbirliği ise çok sayıda Mısırlıya fayda sağlamaktadır. Zamanı ve mekânı aşarak iki medeniyet birbirine ulaşmış ve iki halk arasındaki kalıcı dostluğa yeni sayfalar eklemiştir.

— Çin ve Mısır, her zaman eşitlik ve karşılıklı güvene bağlı samimi dostlar olmuştur. 1955 Bandung Konferansı’nda iki ülke, anti-emperyalist ve sömürgecilik karşıtı mücadeleyi aktif biçimde desteklemiş ve Asya-Afrika dayanışmasının geliştirilmesine birlikte katkı sunmuştur. Bugün Çin ve Mısır, uluslararası düzenin korunması, hakkaniyet ve adaletin savunulması ve çok taraflılığın hayata geçirilmesi konusunda ortak hedeflere ve benzer beklentilere sahiptir. Her iki taraf da Filistin halkının meşru ulusal haklarını yeniden kazanmasına yönelik haklı davayı kararlılıkla desteklemekte; bölgesel sıcak noktalardaki meselelerin siyasi yollarla çözümünü kolaylaştırmaya ve bölgede barış ile istikrarı sağlamaya çalışmaktadır. Bu durum, Küresel Güney ülkeleri olarak birlik yoluyla güç kazanma ve hakkaniyet ile adaleti savunma konusundaki kararlılığımızı ortaya koymaktadır.

İki ülke de kalkınma ve ulusal yeniden canlanma süreçlerinin kritik bir aşamasındadır. Çin’in ekonomik ve sosyal kalkınmaya yönelik 15. Beş Yıllık Planı iyi bir başlangıç yapmış bulunuyor ve modernleşmede yeni bir çığır açmak için çaba gösteriyoruz. Mısır ise Yeni Cumhuriyet’i inşa etmek ve 2030 Vizyonu doğrultusunda ilerlemek için güçlü adımlar atmaktadır. Çin, kapsamlı stratejik ortaklığı derinleştirmek, iki ülke arasında ortak geleceğe sahip bir topluluk inşasını ilerletmek ve modernleşmenin gerçekleştirilmesi için el ele çalışmak üzere Mısır ile birlikte hareket etmeye hazırdır.

Karşılıklı güveni artırmalı ve dostluğun sürdürülmesinde örnek olmalıyız. İki ülke arasındaki dostluk, liderlerimizin önceki kuşakları tarafından inşa edilmiştir. Bu dostluğu sürdürmek, geliştirmek ve ileri taşımak hem bizim için bir onur hem de bir sorumluluktur. İki taraf, temel çıkarlar ve başlıca kaygılar konusunda birbirlerini desteklemeyi sürdürmeli; dostluk meşalesinin nesilden nesile aktarılmasını sağlamak için her düzeyde ve tüm alanlarda temasları ve işbirliğini derinleştirmelidir.

Karşılıklı fayda ve kazan-kazan işbirliğini geliştirmeli, ortak kalkınmada bir ölçüt oluşturmalıyız. Çin, dünyanın en büyük ve en kapsamlı sanayi sistemine sahip olup sermaye, teknoloji ve ekipman alanlarında güçlü bir konumdadır. Mısır ise büyük bir nüfusa, zengin kaynaklara ve geniş bir pazara sahiptir. İki taraf kalkınma stratejileri arasında daha güçlü bir uyum sağlamalı, Kuşak ve Yol işbirliğini geliştirmeli, pratik işbirliğinin potansiyelini aktif biçimde ortaya koymalı ve kapsamını genişletmelidir. Böylece karşılıklı faydaya dayalı işbirliğine sürekli bir ivme kazandırılabilir.

Kendi medeniyetlerimizle gurur duymalı ve değişim ile karşılıklı öğrenmede örnek olmalıyız. İki büyük medeniyet olarak Çin ve Mısır, medeniyetler arasında eşitliği, karşılıklı öğrenmeyi, diyaloğu ve kapsayıcılığı savunmalı; Küresel Medeniyet Girişimi’ni hayata geçirmeli, insanlığın kültürel mirasını aktif biçimde korumalı ve farklı medeniyetlerin uyum içinde bir arada yaşamasını birlikte teşvik etmelidir. İki taraf eğitim, turizm, bilim ve teknoloji, sağlık, spor ve arkeoloji gibi alanlarda temasları ve işbirliğini derinleştirmeli; halklarımız arasındaki karşılıklı anlayış ve yakınlık bağlarını güçlendirmelidir. Böylece Çin-Mısır kapsamlı stratejik ortaklığına yeni bir ivme kazandırılacak ve farklı medeniyetlerin güçlü yönlerinden yararlanılarak insanlık için ortak geleceğe sahip bir topluluğun inşası teşvik edilecektir.

Omuz omuza ilerlemeli ve hakkaniyet ile adaletin savunulmasında öncülük etmeliyiz. Yüzyılda benzeri görülmemiş derin değişimler hız kazanırken, uluslararası ortam dalgalı ve istikrarsız bir görünüm sergilemektedir. Hem büyük gelişmekte olan ülkeler hem de Küresel Güney’in önemli üyeleri olan Çin ve Mısır, gerçek çok taraflılığı hayata geçirerek, çok taraflı koordinasyonu güçlendirerek ve kalkınma, güvenlik, medeniyet ve yönetişim alanlarındaki dört küresel girişimin uygulanması için birlikte çalışarak dünya barışını ve istikrarını, uluslararası hakkaniyet ve adaleti güçlü biçimde savunmalıdır.

Çin-Arap ve Çin-Afrika işbirliğinde birlikte öncülük etmeliyiz. Arap dünyasının ve Afrika’nın önemli ülkelerinden biri olan Mısır, Çin ile Arap devletleri ve Çin ile Afrika ülkeleri arasındaki kolektif işbirliğinin geliştirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Çin tarafı, köklü işbirliğimizin örnek teşkil eden etkisini güçlendirmek, Mısır’ın Arap dünyasını birbirine bağlayan ve Afrika kıtasına uzanan benzersiz konumundan yararlanmak, Çin ile Arap devletleri arasında “beş işbirliği çerçevesi” oluşturulmasına yönelik öneriyi daha ileri taşımak ve Çin-Afrika işbirliği kapsamında modernleşmeye yönelik on ortaklık eyleminin uygulanmasını sürdürmek üzere Mısır tarafıyla birlikte çalışmaya hazırdır. Böylece Çin-Arap ve Çin-Afrika işbirliğinin çağın gerekliliklerine ayak uydurması, istikrarlı biçimde ilerlemesi ve uzun vadeli gelişimini sürdürmesi sağlanacaktır.

Çin ve Mısır, 70 yıl boyunca iyi günde de kötü günde de birbirlerinin yanında durdu. Şimdi ise iki ülke girişimcilik ruhu ve kararlılıkla yeni bir yolculuğa çıkıyor. Çin, iki ülkenin ortak ideallerine sadık kalmak, geçmişte elde edilen başarıların üzerine yenilerini inşa etmek, birbirimizi desteklemek ve refah ile yeniden canlanmaya giden yolda kararlılıkla ilerlemek üzere Mısır ile çalışmaya hazırdır. Böylece hem ülkelerimizin kendi kalkınma süreçlerinde hem de ikili ilişkilerimizde daha iyi bir yarın için birlikte çaba göstereceğiz.