Berrak Güngör

Latin Amerika'nın en büyük ülkesi Brezilya'da yaklaşık 159 milyon seçmen pazar günü sandıklara giderek ülkenin kaderini belirleyecek. Dördüncü dönemini arayan İşçi Partili Cumhurbaşkanı Lula da Silva, eski Cumhurbaşkanı Jair Bolsonaro’nun oğlu Flavio Bolsonaro’ya karşı yarışıyor. Brezilya’da halk, ABD’nin “arka bahçe” politikalarının yeniden gündeme geldiği Donald Trump’ın ikinci döneminin gölgesinde sandığa gidecek. Lula da Silva, tüm seçim kampanyası boyunca ülkesinin ABD’nin sömürgesi yapılmaya çalışıldığını, Bolsonaro ailesinin de Brezilya’yı satmaya hazır olduğunu anlattı. Üstelik gündemde İsrail ve ABD’nin seçimlere müdahale ettiği iddia edilen ve ifşa olmuş bir ağ da var.

Yazı dizimizin ilk bölümünde Fernando Cerimedo'nun adını, Bolivya'daki suikast girişimini ve bu olayın Latin Amerika'daki seçim operasyonlarına uzanan bağlantılarını ele almıştık. Bir cinayet teşebbüsü, Latin Amerika’daki seçim operasyonlarının görünmeyen ağını ortaya çıkarmış Bolivya’da eski partneri Nadia Beller’a yönelik suikast girişiminin ardından gözaltına alınan Arjantinli siyasi danışman Fernando Cerimedo’nun bağlantıları; Javier Milei, Bolsonaro ailesi ve Honduras’taki Nasry Asfura gibi sağcı liderlere, ABD’deki siyasi çevrelere, dijital propaganda ağlarına ve seçim mühendisliği iddialarına uzanmıştı. Ama esas olay Cerimedo’nun kendisi değildi. Keza Cerimedo, ABD ve İsrail tarafından kurulan bir sistemin bir nevi “operatörüydü”. Şimdi kendisi Bolivya’da bir cinayet teşebbüsünde azmettirici olarak parmaklıklar ardına gönderilmişken, hala canlı olan ve işleyen bir sistem var. Bu sistemin de Pazar günü sandığa gidecek Brezilya’yı etkileyip etkilemeyeceği merak konusu. ABD merkezli Meta, Lula da Silva’nın seçim kampanyasını ve hesaplarını engelledi. “Meşru” görünenlerin yaptıkları bu, peki ya diğerleri?

Cerimedo’nun operatörlüğü yaptığı sistem nasıl işliyor?

Bolivya’da yaşananlar, eski siyasi danışman Cerimedo’nun, bırakın tüm Latin Amerika’yı bir ülkede dahi seçim sonuçlarını etkileyebilecek siyasi dehaya sahip olmadığını ortaya koydu. Çünkü dehasını değil, teknolojiyi kullandı. Bu teknolojiyi ona verenler de kendi ağzından ifade ettiği gibi ABD’den başkası değildi. Modern seçim kampanyalarının en önemli unsuru artık yalnızca mitingler, televizyon reklamları ya da seçim afişleri değil.

Veri.

Bu teknoloji seçmen verilerinden davranış analizine, yapay zekadan bot ağlarına, hedefli mesajlardan siyasi propaganda platformlarına kadar uzanan çok daha büyük bir seçim mühendisliği altyapısına dayanıyor. Reactionary International’ın konuya ilişkin çalışmasına göre bu altyapının diğer ucunda ise ABD'deki siyasi danışmanlık şirketleri ve İsrail bağlantılı özel istihbarat ve etki operasyonu şirketleri bulunuyor. Cerimedo'nun Trump’ın eski kampanya yöneticisi Brad Parscale ile birlikte kullandığı sistemin merkezinde de Campaign Nucleus isimli şirket bulunuyor. Parscale'ın şirketi olan Campaign Nucleus, ticari şirketlerin müşterilerini takip etmek için kullandığı CRM (işletmelerin mevcut ve potansiyel müşterileriyle olan ilişkilerini, etkileşimlerini ve tüm veri akışını tek bir merkezde toplayıp yönetmesini sağlayan bir Müşteri İlişkileri Yönetimi yazılımıdır) sistemlerine benzer biçimde çalışıyor.

Burada kritik olan, kişilerin müşteri değil, seçmen olması.

Sistem; yaş, yaşanılan bölge, geçmişteki oy davranışı, parti üyeliği ve çok sayıda başka değişken üzerinden seçmenleri sınıflandırabiliyor. Örneğin belirli bir bölgede yaşayan, 18-26 yaş arasındaki, erkek ve iki yıldır belirli bir siyasi partiye üye olan seçmenler tek bir grup olarak belirlenebiliyor. Sonrasında bu gruba özel mesaj hazırlanabiliyor. Özetle bir ürünü satmak için kullanılan veri analizinin mantığı, bu kez adayı seçmene “satmak” için kullanılıyor.

ABD seçim kampanyalarının milyarlarca dolarlık bir endüstriye dönüşmesinin nedeni de burada yatıyor. 2020 ve 2024 federal seçimlerinde yaklaşık 15 milyar dolarlık harcama yapıldı. Bunun en az 1,9 milyar doları çevrim içi reklamlara gitti. Bu para yalnızca daha fazla reklam üretmek için harcanmadı. Hangi mesajın, hangi seçmende, hangi anda işe yaradığını ölçmek için kullanıldı.

Pakistan: 6'dan fazla ülke, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'yla ilgileniyor
Pakistan: 6'dan fazla ülke, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'yla ilgileniyor
İçeriği Görüntüle

Şubat 2026'da Donald Trump'ın Mar-a-Lago'daki malikanesinde düzenlenen Hispanic Prosperity Gala'da “Yılın Hispanik Siyasi Danışmanı” ödülünü alan Cerimedo, sahnede Brad Parscale'e teşekkür etti: “Bana inandığın ve bana teknolojini verdiğin için teşekkür ederim.” Parscale, Donald Trump'ın 2016 kampanyasında dijital medya direktörü, 2020 kampanyasında ise kampanya yöneticisiydi.Trump'ın siyasi yükselişinde sosyal medya ve hedefli dijital reklamcılığın kullanımında önemli bir rol oynadı. Sonrasında da ABD dışına açıldı.

Campaign Nucleus & Eyes Over

2025'te Cerimedo ile ortaklık kurdu. Cerimedo, Parscale'ın Campaign Nucleus ve Eyes Over şirketlerini Latin Amerika'da temsil etmeye başladı. Ortaklığın duyurusunda, bu teknolojilerin Latin Amerika'ya gelişinin seçim kampanyalarının tasarlanma ve yürütülme biçiminde bir dönüm noktası yaratabileceği ifade edildi. Bu ortaklığın ortaya çıktığı ilk yer, Honduras oldu. 2025 seçimlerinde Cerimedo sahada çalışırken, Brad Parscale ABD'den veri stratejisi desteği sağladı.

Parscale'ın ABD'deki İsrail yanlısı etki kampanyalarında da benzer toplu mesaj yöntemlerini kullandığı bildiriliyor. Honduras'ta ise Cerimedo ve Parscale'ın faaliyetleri, Donald Trump'ın açık siyasi desteğiyle aynı kampanyada birleşti. Nasry Asfura seçimi yüzde 1'den daha küçük bir farkla kazandı. Sistem sadece veri toplamak üzerine de çalışmıyor. Aynı zamanda bot hesaplar ve dolayısıyla sosyal medya da seçim kampanyalarında geniş yer tutuyor. Yani Cerimedo, ABD ve İsrail merkezli şirketlerden aldığı verilerle sosyal medya hesapları üzerinden yayacağı yalan haberlerin hedef kitlelerini belirliyor.

Bot ordusu: Gerçek olmayan bir çoğunluk yaratmak

Cerimedo daha önce 50 binden fazla yapay hesap oluşturduklarını açıkça söylemişti. Bu hesapların amacı yalnızca propaganda yaymak değildi. Amaçlardan biri aynı zamanda bir siyasi görüşün toplumda gerçekte olduğundan çok daha güçlü olduğu izlenimini yaratmaktı.

Cerimedo'nun kurduğu medya ayağı da burada devreye giriyor: La Derecha Diario. Cerimedo'nun ortaklarından biri olduğu La Derecha Diario, yalnızca bir haber sitesi olarak faaliyet göstermedi. Platform, Latin Amerika'daki ABD yanlısı hareketlerin dijital propaganda ağının merkezlerinden biri haline geldi. Campaign Nucleus ve Eyes Over gibi şirketlerin sunduğu araçlar ise yalnızca seçmen verilerini takip etmekle sınırlı değil. Sosyal medya izleme, hedefleme, mesajlaşma ve kampanya yönetimi gibi alanları aynı ekosistemde birleştiriyor. Eyes Over ayrıca bot tespit araçlarına da sahip.

İsrail ayağı: Black Cube & Black Core

Latin Amerika'daki bu seçim teknolojisi ağı yalnızca ABD ile sınırlı değil. Reactionary International'ın araştırması, ABD ve İsrail'i bu ağın iki önemli düğümü olarak tanımlıyor. İsrail, yıllardır Amerikan siyasi kampanya yöntemlerini kendi seçim sistemine uyarlayan ülkelerden biri. Ancak zaman içinde İsrail'in kendi siyasi danışmanlık ve etki operasyonu faaliyetleri de gelişti.

Bunun en dikkat çekici unsurlarından biri ise özel istihbarat şirketleri. Bunlardan biri Black Cube. Eski İsrail istihbarat mensupları tarafından kurulan Black Cube, özel müşteriler için istihbarat toplama, hedef takibi ve gizli operasyonlar yürütmesiyle biliniyor.

Araştırmada şirketin Avrupa'daki seçim süreçlerine müdahale ettiği iddiaları da inceleniyor. Örneğin Slovenya'da hükümetin Filistin politikalarına karşı çalışan bir operasyon yürütüldüğü öne sürülüyor. Bir başka İsrail bağlantılı şirket olan Black Core ise seçimlere müdahale iddialarıyla gündeme geliyor.

Kolombiya'da eski Devlet Başkanı Gustavo Petro, şirketi seçim yarışına müdahale etmekle suçlamıştı.

Araştırmaya göre İsrail'in siyasi kampanya sistemi de büyük ölçüde Amerikan modelinden etkilendi. Zaman içinde İsrail'de siyasi danışmanlık alanında kendine özgü bir sektör oluştu. İsrailli siyasi danışmanlar ve stratejistler Sırbistan, Yunanistan, Arnavutluk ve Ukrayna gibi ülkelerde seçim kampanyalarında görev aldı. Haliyle bu ülkeler yıllar içinde İsrail dış politikasına da entegre hale geldiler.

Yani İsrail yalnızca dışarıdan siyasi destek sağlayan bir aktör ya da siyasi alanda kullanılabilen teknolojileri ihraç eden bir ülkeden fazlası. Bu sektörün bir başka ayağı ise hasbara, yani İsrail'in uluslararası kamuoyuna yönelik iletişim ve propaganda faaliyetleri. (Hasbara: İbranice "açıklama" ve "ikna" anlamına gelir. İsrail'in devlet politikasını, eylemlerini ve bakış açısını uluslararası kamuoyuna savunmak için kullandığı kamu diplomasisi ve iletişim stratejisi)

Araştırmada İsrail devletinin hasbara faaliyetleri için yıllık yaklaşık 730 milyon dolar ayırdığı belirtiliyor. Bu kaynakların bir bölümünün ABD'deki siyasi iletişim operasyonlarına aktarıldığı ve Brad Parscale'ın da İsrail adına yürütülen etki operasyonlarında çalıştığı aktarılıyor.

Parscale'ın ABD'deki faaliyetleri, bu nedenle yalnızca Amerikan seçimleriyle sınırlı değil. Aynı danışman, bir tarafta Trump'ın seçim kampanyalarında kullanılan dijital teknolojilerin geliştirilmesine katkı sunarken, diğer tarafta İsrail yanlısı siyasi mesajların yayılmasına yönelik operasyonlarda görev alıyor. Öte yandan Washington'un "arka bahçe" olarak gördüğü her yerde siyasi danışmanlık adı altında bir operasyon yürütülmesini sağlıyor.

Ve şimdi bu teknoloji ve araçların yarın sandığa gidecek Brezilya seçimlerini etkileme ihtimal gündemde. Brezilya seçimleri kuşkusuz bütün Latin Amerika'nın da kaderini belirleyecek. Biz de bir sonraki yazıda "etkileri ne olacak?" diye soracağız.

Evet, Cerimedo belki şu anda parmaklıklar ardında. Ancak ABD ve İsrail için yalnızca bir "Cerimedo" yok.