Lübnan merkezli el-Ahbar gazetesinin yayımladığı habere göre, ABD Başkanı Donald Trump yönetimi, 28 Şubat tarihinde başlayan ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları sırasında, Gazze Şeridi’nin yeniden imarı için ayrılan 17 milyar dolarlık kaynağı İsrail’e devretti.
Gazete, Washington yönetiminin bu süreci askeri hareketliliğin yarattığı konjonktürden faydalanarak yürüttüğünü bildirdi.
Söz konusu mali tablonun ayrıntılarına ilişkin haberde, ABD yönetimi tarafından oluşturulan “Barış Kurulu” bünyesindeki Yüksek Temsilci Nickolay Mladenov’un temaslarına dikkat çekildi.
Mladenov’un, Gazze Şeridi’nin idaresinden sorumlu olması öngörülen Filistinli teknokrat komiteye, ilgili fonun tamamen tükendiği bilgisini ilettiği ifade edildi.
Davos’ta verilen sözler tutulmadı
El-Ahbar, konuya ilişkin bilgi sahibi kaynaklara dayandırdığı verilerde, teknokrat komitesinin başkanı Ali Şaas’ın ocak ayında Davos’ta düzenlenen konferans kapsamında yaklaşık 350 bin aileye yönelik mali destek taahhüdü aldığını hatırlattı. Bu vaatler çerçevesinde ihtiyaç sahibi ailelere 500 dolarlık nakdi ödemeler yapılması ve bölgeye 20 bin prefabrik konut sevk edilmesi planlanıyordu.
Ancak yayımlanan haber, bu taahhütlerin hiçbirinin fiiliyata dökülmediğini ortaya koydu. Nickolay Mladenov’un, sözlerin tutulmamasına gerekçe olarak kapsamlı bir uygulama planının bulunmamasını ve mevcut mali kaynak yetersizliğini ileri sürdüğü belirtildi.
Buna karşın haberde, bahsi geçen kaynağın ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları devam ederken İsrail tarafına aktarıldığı vurgulandı.
17 milyar dolar sadece ABD’nin değil, uluslararası taahhütlerin toplamı
Haberde, tartışmalara konu olan 17 milyar dolarlık miktarın yalnızca ABD’nin öz kaynaklarından oluşan bir bütçe kalemi olmadığına işaret edildi. Bu meblağın, Trump’ın başkanlığı döneminde faaliyete geçen Barış Kurulu’nda deklare edilen toplam mali taahhüt paketini temsil ettiği kaydedildi.
Planlanan mali mimariye göre, fonun 10 milyar dolarlık kısmının ABD, kalan 7 milyar dolarlık bölümünün ise Batı Asya ülkeleri ve diğer uluslararası bağışçılar tarafından karşılanması öngörülüyordu. Dolayısıyla Gazze’nin rehabilitasyonu için ayrılan kaynağın, Washington’un tek taraflı hibesinden ziyade, ABD liderliğinde toplanan uluslararası bir konsorsiyumun taahhütlerinden oluştuğu belirtildi.
Tony Blair’in kritik görüşmesi
El-Ahbar, sürece ilişkin kapalı kapılar ardında yürütülen siyasi yönlendirmelere de haberinde yer verdi.
Ali Şaas’ın, Mladenov ile gerçekleştirdiği kritik görüşme öncesinde, komitede daha önce denetleyici bir rol üstlenmesi planlanan eski İngiltere Başbakanı Tony Blair ile bir araya geldiği aktarıldı.
Görüşmede Blair’in, Şaas’a herhangi bir siyasi faaliyette bulunmaması ve yalnızca insani yardım operasyonlarına odaklanması yönünde telkinde bulunduğu bildirildi.
Buna karşın, Nickolay Mladenov’un daha sonra ilettiği talimatların bu çerçeveyle çeliştiği ifade edildi. Mladenov’un, Şaas’tan Gazze’deki duruma dair insani içerikli de olsa hiçbir görüş beyan etmemesini istediği ve komitenin bölgedeki tüm icrai faaliyetlerini durdurmasını talep ettiği kaydedildi.
Filistinli yetkililer üzerindeki kısıtlamalar artıyor
Teknokrat komitesi içerisinde derinleşen yönetim krizi ve işlevsizlik halinin, çeşitli Filistinli grupların Ali Şaas’a Gazze’ye dönmesi yönünde çağrı yapmasına neden olduğu belirtildi. Şaas’ın ise bu konudaki nihai kararı Mladenov’un takdirine bıraktığı aktarıldı.
Haberde sunulan tablo, Gazze Şeridi’nin idari yapısına ABD ve İsrail tarafından doğrudan ve geniş ölçekli müdahalelerde bulunulduğunu gösteriyor. Elde edilen bilgilere göre, Filistinli yetkililerin fiili bir yetki alanına sahip olmadığı, siyasi temasları da dahil olmak üzere tüm hareket alanlarının ağır kısıtlamalar ve vesayet mekanizmaları altında tutulduğu vurgulanıyor.
İddialar teyit edilmiş değil
Öte yandan el-Ahbar’ın bu çarpıcı iddiaları, henüz ABD veya İsrail makamları tarafından resmi olarak doğrulanmış değil. Konuya ilişkin Beyaz Saray’dan ya da İsrail hükümetinden henüz herhangi bir açıklama yapılmadı.




