Yemen'de temmuz ayından bu yana yeniden tırmanan çatışmalar, sahadaki kontrol haritasını belirgin şekilde değiştirdi. Husiler, Hudeyde vilayetinin tamamında kontrolü sağladıktan sonra Taiz'in batısına doğru ilerleyerek Muha gibi Kızıldeniz kıyısındaki kentleri ve Babülmendeb'e erişim sağlayan hatları da ele geçirdi. Husilerin, Kızıldeniz kıyısındaki Taiz'e bağlı Muha kentinin ardından Babülmendeb Boğazı çevresindeki Haniş Takım Adası, Meyyun Adası ile Zubab'ı da ele geçirmesi, çatışma sahasında belirgin değişikliğe neden oldu.
Kuzeydeki son kale: Marib
Husiler şimdi de, ülkenin başkenti Sana'nın yaklaşık 120 kilometre doğusunda bulunan Marib'e doğru ilerleyişini sürdürüyor. Marib, Suudi Arabistan'ın desteklediği Yemen hükümetinin kuzeydeki son büyük kalesi olmasının yanısıra ülkenin en önemli petrol ve doğalgaz tesislerine de ev sahipliği yapmasıyla öne çıkıyor.
ABD merkezli Responsible Statecraft'ta yer alan bir analize göre Marib'in kaybedilmesi, Kızıldeniz kıyısındaki hakimiyetin yitirilmesinden çok daha ağır sonuçlara neden olacak. Marib'in Husilerin kontrolüne geçmesinin Yemen hükümetinin kuzeydeki son büyük nüfus ve gelir merkezini kaybetmesi anlamına geleceği belirtilen analizde, bu ilerleyişin Husiler için enerji kaynakları açısından zengin Şebva ve Hadramut vilayetlerine giden yolu açacağına vurgu yapıldı. Öte yandan Husilerin ilerleyişine karşın hükümet güçleri de bazı kazanımlar elde etti. Marib’in kuzeybatısındaki bazı mevzileri geri alan hükümet güçleri, geçen hafta Husilerin iki büyük saldırısını püskürttü. Pazar günü Taiz’in batısında da ilerleme kaydedildi.
Her ne kadar Yemen'de Suudi Arabistan tarafından desteklenen hükümet güçleri bir takım kazanımlar elde etse de Husiler, şu an büyük bir stratejik ilerleme kaydetmiş durumda. Analiz de buna vurgu yaparak Riyad'ın Husilerle müzakere masasına oturmak zorunda kalabileceğine işaret ediyor. Çünkü Husi hareketi, müzakere için ortaya koyduğu şartların hepsini ilerleyişiyle elde etti. Ancak Yemen Hükümeti ve Suudi Arabistan ise stratejik olarak çıkmaza girmiş durumda. Suudi Arabistan, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmasının ardından petrol sevkiyatı için rotasını Babülmendeb'e kırmıştı, ancak Husilerin Kızıldeniz'in kıyı boyunca elde ettiği kontrol, Riyad'ı burada da zor durumda bıraktı.
Husilerin müzakere için şartları ise şunlardı:
- Suudi Arabistan öncülüğündeki savaş nedeniyle petrol sektöründe yaşanan kayıplar için 57 milyar doların üzerinde tazminat
- Havalimanları ve limanlara yönelik ablukanın kaldırılması
- Yemen’in petrol ve doğal gaz gelirlerinden pay verilmesi
Analize göre Riyad açısından bunun kolay bir çıkış yolu yok, bu nedenle Suudi Arabistan çökmekte olan Yemen politikası için Husilerle müzakere etmek zorunda kalabilir.




