Milli Savunma Bakanlığı (MSB) Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, 2'nci Hava Bakım Fabrika Müdürlüğü'nün 100'üncü kuruluş yılı dolayısıyla Kayseri'de düzenlenen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
TSK'nın, Türkiye'nin güvenliğinin sağlanması, milletin huzurunun korunması ve devletin bekasının muhafazası amacıyla her türlü risk ve tehdit unsuruna karşı yürüttüğü faaliyetlerini azim ve kararlılıkla sürdürdüğüne işaret eden Aktürk, şu bilgileri verdi: "Bu kapsamda son bir hafta içerisinde, 1 PKK'lı terörist daha teslim olmuştur. Güvenliğin 7 gün 24 saat esasıyla en üst seviyede tesis edildiği hudutlarımızda ise 1'i terör örgütü mensubu olmak üzere yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 712 şahıs yakalanmış, 1 Ocak'tan bugüne kadar hudutlarımızdan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 12 bin 706 olmuş, engellenen 1149 şahıs ile birlikte bu yıl içerisinde sınırlarımızda engellenen kişi sayısı da 52 bin 487'ye ulaşmıştır. Ayrıca bu hafta içerisinde Van hudut hattında yapılan arama-tarama faaliyetinde yaklaşık 413 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmiştir."
Aktürk, TSK'nın, uluslararası platformlarda üstlendiği sorumluluklar ile ikili ilişkiler çerçevesinde bölgesel ve küresel güvenlik, barış ve istikrara önemli katkılar sunmaya devam ettiğini söyledi. Türkiye-Yunanistan Güven Artırıcı Önlemler Uygulama Planı'na da değinen Aktürk, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) tarafından 7-9 Ekim arasında Atina'da Yunanistan Milli Savunma Kolejine ziyaret gerçekleştirileceğini ifade etti.
MSB, "2015 yılından itibaren Iraklı makamların talebi üzerine DEAŞ terör örgütü ile mücadele kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılan Başika-Zilkan Yerleşkesi'nin, Merkezi Irak Hükümetinin Sincar'daki güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde, kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda kademeli olarak Iraklı makamlara teslim edilmesi kararlaştırılmıştır" ifadeleri kullanıldı. Irak'taki Başika-Zilkan Yerleşkesi'nin Iraklı makamlara teslim edilmesine ilişkin sorular üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada şunlar kaydedildi:
"Merkezi Irak Hükümetinin son dönemde Sincar’da devlet otoritesinin sağlanmasına yönelik attığı adımları memnuniyetle karşılıyoruz. Bahse konu adımların, bölgenin normalleşmesine, güvenlik ve istikrar ortamı ile terörsüz bölge oluşturulmasına katkı sağlayacağını değerlendiriyoruz. 2015'ten itibaren Iraklı makamların talebi üzerine DEAŞ terör örgütü ile mücadele kapsamında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından kullanılan Başika-Zilkan Yerleşkesi'nin, Merkezi Irak Hükümetinin Sincar'daki güvenlik uygulamalarının kaydettiği ilerleme çerçevesinde, kararlaştırılan mekanizma ve zaman çizelgesi doğrultusunda kademeli olarak Iraklı makamlara teslim edilmesi kararlaştırılmıştır. Ülkemiz dün olduğu gibi bugün de bölgedeki güvenlik ortamı ve istikrarın sağlanmasında komşumuz Irak'ın yanındadır. Önümüzdeki dönemde gerçekleştirilecek temaslarda Türkiye ve Irak arasındaki askeri ve güvenlik iş birliğinin çok daha ileri bir seviyeye taşıyacak adımların atılması planlanmaktadır. Irak Silahlı Kuvvetlerine ikili anlaşmalar çerçevesinde; askeri kapasitenin artırılması, terörle mücadelede tecrübe/uzmanlık paylaşımı, askeri eğitim, savunma sanayii iş birliği alanlarında destek vermeyi sürdüreceğiz."
Birleşik Krallık'tan 12 adet C-130J uçağının tedarikine ilişkin anlaşmadaki son durumun sorulması üzerine Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, "Belirlenen takvim doğrultusunda, Birleşik Krallık'ta devam eden bakım faaliyetlerinin ardından uçakların kademeli olarak ülkemize getirilmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda, ilk 2 uçağın Aralık ayında teslim alınması planlanmaktadır. Diğer taraftan personelimizin eğitim faaliyetleri de eş zamanlı olarak sürdürülmektedir. 6 pilot ve 6 teknisyenin eğitimi ABD'de, 29 bakım personelinin eğitimi ise Birleşik Krallık'ta belirlenen takvim doğrultusunda planlandığı şekilde devam etmektedir" denildi.
İsrail açıklaması
Tuğamiral Aktürk, İsrail'in Orta Doğu'daki gelişmeler kapsamında, İsrailli aşırılık yanlısı grupların, Mescid-i Aksa'ya düzenlediği baskınları reddettiklerini vurgulayarak, kutsal mekanları hedef alan ihlal ve provokasyonların bölgede gerilimi daha da körüklediğini, barış ve istikrar çabalarını baltaladığını belirtti. İçlerinde masum bebeklerin, çocukların ve kadınların bulunduğu 74 bin Filistinlinin hayatını kaybetmesine, kalanlarının ise insanca yaşam haklarından mahrum bırakılmasına sebep olan İsrail'in, saldırılarını ve Batı Şeria'daki yerleşimci işgallerini en ağır şekliyle sürdürdüğünü dile getiren Aktürk, "Filistin'de yaşananların son bulması için uluslararası vicdanların harekete geçmesi gerektiğinin önemini bir kez daha vurguluyor, İsrail'in uluslararası ve insani hukuku ihlal eden saldırıları karşısında, uluslararası toplumun caydırıcı tedbirler alması yönündeki çağrımızı yineliyoruz" şeklinde konuştu.




