Gökhun Göçmen

Amerika Birleşik Devletleri ve İran arasında mutabakat zaptı sanal ortamda imzalanmasına karşın 19 Haziran’da İsviçre’nin Cenevre kentinde yapılması beklenen müzakereler askıya alındı. Hizbullah’a yakın al Mayadin televizyonu İsrail’in Lübnan’a saldırıları nedeniyle İran heyetinin görüşmeleri askıya aldığını duyururken ABD’den karışık sinyaller gelmeye devam ediyor.

ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance, Beyaz Saray’da düzenlendiği basın toplantısında ve sonrasında New York Times gazetesine verdiği röportajda İsrail’in pozisyonunu sert ifadelerle eleştirirdi. Buna karşın ABD Başkanı Donald Trump ise İsrail medyasına verdiği demeçte İran’ın nükleer tesislerine “küçük” bir saldırı yapılması durumunda Tel Aviv yönetimine destek verebileceğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, G7 zirvesinde yaptığı açıklamada ise 60 gün içinde İran ile anlaşmaya varılamaması halinde saldırıların yeniden başlayacağı tehdidinde bulundu. Mutabakat zaptında anlaşmaya 60 gün içinde varılamaması halinde tarafların süreyi uzatabileceği maddesini görmezden gelen Trump “İran ile anlaşamasaydık onları 2 yıl daha bombalayabilirdik. 60 gün içinde anlaşamazsak bombalamaya geri döneriz” diye konuştu.

Patriot ve Tomahawk’lar su gibi harcandı

Trump’ın tehditlerine karşın sahadaki gerçekler ABD’nin İran’a yeni bir saldırı dalgası başlatmasının rasyonel bir karar olmayacağını gösteriyor. ABD merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) yayınladığı rapor, 28 Şubat ve 8 Nisan tarihleri arasında ABD’nin stratejik mühimmatını büyük ölçüde tükettiğini gözler önüne serdi. ABD ordusu birkaç hafta içinde yıllık üretim kapasitesi 600 olan Tomahawk füzelerinden binden fazlasını harcarken, bin 500’e yakın Patriot ateşledi. CSIS’A göre ABD’nin yıllık Patriot kapasitesi 2 bin civarında bulunuyor ve bu füzeleri yerine koyması 2029’un ortalarını bulacak. Benzer bir tablonun THAAD VE SM3 füzeleri için de geçerli olduğunu biliniyor.

CSIS raporuna referans veren ABD’nin ünlü dış politika dergilerinden Foreing Affairs konuya dair hazırladığı “Ortadoğu’da güç paradoksu” isimli analizde İran’ın daha düşük maliyetli füzeleri ve droneları karşısında ortaya çıkan çaresizliğe dair şunları kaydetti:

Trump'ın İran politikası ABD halkından destek görmüyor: Yüzde 65 karşı
Trump'ın İran politikası ABD halkından destek görmüyor: Yüzde 65 karşı
İçeriği Görüntüle

“Destansı Öfke operasyonu, modern savaşın muazzam malzeme taleplerini ve ABD’nin uzun süreli savaşa hazır olmamasını da çarpıcı biçimde ortaya koydu. Savaş ekonomisinin değişmekte olduğu, Rusya’nın Ukrayna’ya harekatı ve sonrasında gelen uzun süreli savaşla zaten ortaya çıkmıştı. Yüksek teknoloji ürünü hava savunma sistemleri ve son teknoloji ürünü mühimmatlar, düşük maliyetli, usun süreli insansız hava saldırılarına karşı finansal ve operasyonel olarak sürdürülemez duruma düştü”

Dünya petrolünün günü sayılı

ABD’nin İran’a dönük muhtemel saldırısını zorlaştıran bir diğer etken ise İran’ın Hürmüz kartı olarak değerlendiriliyor. Dünya enerji sevkiyatının kabaca beşte birine ev sahipliği yapan Hürmüz’ü İran kapatması bu kez küresel çapta daha büyük bir krizi tetikleyebilir. Durumun farkında olan ABD Başkanı Donald Trump, G7 Zirvesi sırasında yaptığı açıklamada “Dünyanın dört hafta petrolü kaldı” itirafında bulunmuştu.

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) Başkanı Fatih Birol da hafta içerisinde yaptığı açıklamada stratejik rezervlerin sonsuza dek küresel piyasalara yetmeyeceği uyarısında bulunmuştu. Savaşın başlamasının ardından ABD ve diğer IEA üyesi ülkeler stratejik rezervlerinden petrol piyasaya süreceklerini açıklamış ve piyasaya toplam 400 milyon varil ek petrol sunulmuştu. Bu kapsamda Trump yönetimi, ABD Stratejik Petrol Rezervi’nden 172 milyon varil petrol serbest bırakacağını duyurmuştu. Söz konusu satışların 120 günlük bir döneme yayılması planlanmıştı. O dönemde ABD’nin stratejik rezervlerinde yaklaşık 415 milyon varil petrol bulunuyordu. Buna göre ilave 172 milyon varillik satış, başka giriş veya çıkışlar olmadığı takdirde rezerv seviyesini yaklaşık 243 milyon varile düşürecekti.

Bu hafta yayımlanan verilere göre ise ABD Stratejik Petrol Rezervi yaklaşık 340 milyon varille 1983’ten bu yana görülen en düşük seviyeye geriledi.