CGTN Türk Dış Haberler Servisi

Dünya petrol ticaretinin en kritik geçiş noktalarından Hürmüz Boğazı’nda savaşla birlikte başlayan abluka yedinci ayına girerken dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. İran’ın geçişler üzerindeki baskısı devam etmesine rağmen Orta Doğu’dan ham petrol ihracatı eylül sonunda savaş öncesindeki seviyelerin üzerine çıktı.

Denizcilik takip şirketi Kpler’in geçici verilerine göre bölgeden petrol ihracatı eylülün son haftasındaki dört ayrı günde günlük 19,5 milyon ile 22,5 milyon varil arasında gerçekleşti. Savaştan önce bu rakam günlük ortalama yaklaşık 18 milyon varildi.

Petrol akışındaki toparlanma bugüne kadar alternatif boru hatlarının daha yoğun kullanılması ve açık denizde tankerler arası petrol transferlerinin artmasıyla açıklanıyordu. Kpler Politika ve Jeopolitik Risk Başkanı Michelle Brohard ise tabloya ilişkin farklı bir ihtimali gündeme taşıdı: Körfez ülkeleri güvenli geçiş karşılığında İran’a ödeme yapıyor olabilir. Brohard, enerji analisti Rory Johnston’a verdiği röportajda, “Bu gemilere güvenli geçiş sağlayan bir geçiş ücretinin ödendiğinden şüpheleniyorum” ifadelerini kullandı.

İlk “gişe sistemi” iddiası martta geldi

Hürmüz’de geçiş ücreti tartışması Kpler yöneticisinin açıklamasıyla başlamadı. Denizcilik yayını Lloyd’s List, savaşın başlamasından kısa süre sonra mart ayında İran Devrim Muhafızları Ordusu’nun gemi trafiğini kontrol etmek amacıyla boğazda bir çeşit “gişe sistemi” oluşturduğunu bildirdi.

Tartışmanın dikkat çekici parçalarından biri ise eylül ayında ABD yönetiminin açıkladığı yaptırım kararında yer aldı. Washington, BitBank isimli dijital varlık şirketini yaptırım listesine alırken şirketin İran’ın Hormuz Safe Marine Services Authority isimli kuruluşu tarafından Tahran’a para aktarmak için kullanıldığını öne sürdü.

Vergi değil, “güvenlik mekanizması” olabilir

Liverpool John Moores University Maritime Centre Başkanı Abdul Khalique de Brohard’ın ortaya attığı senaryonun “makul” olabileceği değerlendirmesinde bulundu. Khalique, böyle bir düzenleme varsa bunun resmi bir deniz geçiş vergisinden ziyade “gayriresmî bir güvenlik mekanizması” olarak tanımlanmasının daha doğru olacağını söyledi.

“Sistematik ve devlet tarafından işletilen bir İran geçiş ücreti sistemini doğrulayan kamuya açık bir kanıt bulunmuyor” ifadelerini kullanan Khalique, BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin uluslararası boğazlardan transit geçiş hakkını güvence altına aldığına dikkat çekti

IG Group Baş Piyasa Analisti Chris Beauchamp da geçiş ücreti senaryosunun kısmen mümkün olduğunu belirtti. Beauchamp, “Orta Doğu’da ABD’nin gemilere konvoy sağlamasından İran’ın sessizce geçiş ücreti almasına kadar her şey radarın altında gerçekleşiyor gibi görünüyor” ifadelerini kullandı.

Fransa'da lise eylemleri: Polis şiddetine soruşturma komisyonu talebi
Fransa'da lise eylemleri: Polis şiddetine soruşturma komisyonu talebi
İçeriği Görüntüle

Kpler’in ortaya attığı yüzde 10-20’lik ödeme iddiasının doğrulanması halinde Hürmüz’deki savaşın ekonomik boyutu da farklı bir noktaya taşınacak. Böyle bir mekanizma, İran’ın dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından birindeki askeri baskısını petrol ticaretinden gelir sağlayan ekonomik bir kaldıraçla birleştirdiği anlamına gelecek.