Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Hiroşima kentinde düzenlenen ABD atom bombası saldırısının 81. yıldönümü anma törenine katıldı. Ancak törendeki konuşması, Tokyo yönetiminin nükleer karşıtı duruşuna dair ciddi belirsizlikleri gün yüzüne çıkardı.

Takaichi, Japonya’nın uzun süredir benimsediği Üç Nükleer Karşıtı İlke’yi (nükleer silah bulundurmama, üretmeme ve ülkeye sokmama) konuşmasında zikretmesine rağmen, bu ilkelere bağlı kalınacağına dair net bir ifade kullanmaktan kaçındı. Bu durum, hem muhalefet hem de Japon kamuoyunda hükümetin nükleer politikada köklü bir değişikliğe hazırlandığı yorumlarına yol açtı.

Ben-Gvir'den bir skandal daha! Filistinli esirlere yeni yasaklar
Ben-Gvir'den bir skandal daha! Filistinli esirlere yeni yasaklar
İçeriği Görüntüle

"Mevcut durum” vurgusu ve kasıtlı muğlaklık

Japonya’nın önde gelen gazetelerinden Mainichi Shimbun, Takaichi’nin kullandığı ifadelerin önceki başbakanlardan ince ama kritik bir farkla ayrıldığına dikkat çekti. Takaichi, ilkeleri “savunduğunu” söylemekle yetinirken, “gelecekte de sürdüreceğiz” gibi bağlayıcı bir taahhütte bulunmadı.

Gazetenin başbakana yakın bir kaynağa dayandırdığı habere göre, hükümetin Üç Nükleer Karşıtı İlke’yi gözden geçirmeyi düşünmesi halinde, resmi bir revizyon yapılana kadar “mevcut durumu koruyacakları” ifade edildi. Bu açıklama, Takaichi’nin konuşmasındaki muğlaklığın tesadüf değil, bilinçli bir tercih olduğunu gösteriyor.

Muhalefetten sert eleştiriler

Muhalefet kanadı, başbakanın bu kaçamaklı tutumuna sert tepki gösterdi.

Merkezci Reform İttifakı lideri Junya Ogawa, Kyodo News’a yaptığı açıklamada, Takaichi’nin konuşmasının “yalnızca mevcut durumun bir açıklaması” olduğunu ve nükleer karşıtı ilkelerin korunmasına yönelik kesin bir irade içermediğini söyledi.

Halk İçin Demokrat Parti lideri Yuichiro Tamaki ise Takaichi’nin hükümetin uzun süredir savunduğu tutumu tekrarladığını belirterek, “Ancak tekrar ile taahhüt arasında dağlar kadar fark var” ifadelerini kullandı.

Güvenlik belgelerinde revizyon sinyali

Takaichi, tören sonrası düzenlediği basın toplantısında da sorulara kaçamak yanıtlar verdi. Ülkenin üç temel güvenlik belgesinin yıl sonundan önce revize edilmesi çalışmaları sürerken, “Belgelerin metni henüz netleşmedi, şu aşamada yorum yapmak erken” diyerek soruları geçiştirdi.

Oysa Japon medyası daha önce Takaichi yönetiminin, bu revizyon kapsamında “Japonya’ya nükleer silah sokulmasına izin vermeme” ilkesini değiştirmeyi değerlendirdiğini duyurmuştu. Temmuz ayında Savunma Bakanı Shinjiro Koizumi’nin çevrimiçi bir programda “Nükleer politikalar tabu olmadan tartışılmalı” açıklaması da bu endişeleri daha da pekiştirdi.

1971’den beri değişmeyen ilke tehlikede

Japanya’nın Üç Nükleer Karşıtı İlkesi, 1971 yılında parlamento tarafından resmen kabul edilmiş ve onlarca yıldır ülkenin nükleer politikasının temel taşı olmuştu. Ancak Takaichi hükümetiyle birlikte bu ilkenin gevşetilebileceği veya tamamen terk edilebileceği yönündeki sinyaller, bölgede yeni bir nükleer silahlanma yarışını tetikleyebileceği endişesini de beraberinde getiriyor.

Uluslararası kamuoyu, Takaichi yönetiminin bu belirsiz duruşunu yakından izlerken, Japon halkının barış ve nükleer silahsızlanma konusundaki hassasiyetinin siyasi hesaplara feda edilip edilmeyeceği sorusu giderek daha fazla soruluyor.