CGTN Türk Dış Haberler Servisi
Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde Beyaz Saray'da üst düzey görevlerde bulunan, Barrack Obama yönetiminde de Dışişleri Bakanlığı'nda çeşitli kritik pozisyonlarda çalışan Michael Fuchs, Foreign Affairs dergisinde yayımlanan analizinde, Washington'ın Orta Doğu'daki askeri varlığını tamamen sona erdirmesi gerektiğini savundu.
Fuchs, ABD ile İsrail'in İran'a yönelik savaşını "destansı bir felaket" olarak nitelendirerek, Washington'ın onlarca yıldır sürdürdüğü Ortadoğu politikasının hem ABD'nin güvenliğini zayıflattığını hem de bölgedeki istikrarsızlığı derinleştirdiğini öne sürdü.
Yazıda, ABD'nin yaklaşık 35 yıldır Ortadoğu'da kalıcı askeri güç bulundurmasının Washington'ı bölgesel çatışmaların doğrudan tarafı haline getirdiği savunulurken, İran savaşının da bu yaklaşımın son ve en ağır başarısızlığı olduğu ifade edildi. Fuchs'a göre Amerikan üsleri yalnızca caydırıcılık sağlamıyor; aynı zamanda ABD askerlerini ve ev sahibi ülkeleri İran ile İran destekli grupların hedefi haline getiriyor.
"Tam çekilme gerekli"
Fuchs, Pentagon'da tartışılan kısmi çekilme seçeneklerinin sorunu çözmeyeceğini belirterek, ABD askerlerinin Irak, Suriye, Körfez ve diğer Ortadoğu ülkelerinden tamamen çekilmesi gerektiğini savundu. Yazara göre bölgede sınırlı da olsa askeri varlığın sürmesi, Washington'ın yeni krizlerin içine çekilmesini kaçınılmaz hale getiriyor.
Ancak Fuchs, askeri çekilmenin bölgeyle tüm ilişkilerin kesilmesi anlamına gelmediğini de vurguluyor. Diplomatik girişimlerin, ekonomik iş birliğinin ve insani yardımların artırılmasını öneren yazar, özellikle Filistin'e yönelik yardımların genişletilmesi ve bölgesel ekonomik entegrasyonu destekleyecek projelere yatırım yapılmasını istedi.
"ABD’nin İsrail’le ilişkisi, derin güvenlik ilişkilerinin kalıcı üslenmeyle birleştiğinde nasıl felaket sonuçlar doğurabileceğinin örneğidir" ifadelerini kullanan Fuchs, İsrailli ve Filistinli liderler arasındaki Oslo müzakerelerinin 1990’larda yavaş yavaş çökmesinden bu yana ABD desteğinin İsrail hükümetlerine verilmiş açık çeke dönüştüğünü belirtti.
Fuchs, "Son birkaç yılda bu destek, bir BM araştırma komisyonunun Gazze’de soykırım olarak nitelendirdiği ve bir dizi İsrailli akademisyen ile sivil toplum kuruluşunun da paylaştığı sonuçlara yol açan İsrail operasyonlarını mümkün kıldı. Ardından Şubat 2026’da Amerika Birleşik Devletleri, İsrail’le birlikte İran’a karşı hukuka aykırı bir savaş başlattı" dedi.
"Ortadoğu’daki ABD askeri varlığının yol açtığı zarardan hem Demokrat hem de Cumhuriyetçi başkanlar sorumludur" diyen yazar, bu varlığın, Amerika Birleşik Devletleri’ni uluslararası hukukun ciddi biçimde ihlal edilmesine ortak ettiğini yazdı.
Yazar, çıkış yolu olarak Washington'un İran’la istikrarlı bir ateşkes sağlanır sağlanmaz güçlerini çekmeye başlayarak politikasının yönünü değiştirmesi gerektiğini söyledi.
Silah satışlarına da sınırlama çağrısı
Makalede ABD'nin yalnızca askerlerini çekmesi değil, uluslararası hukuk ve Amerikan yasalarını ihlal eden hükümetlere yönelik silah satışlarını da durdurması gerektiği savunuldu.
ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığını uzun yıllardır enerji güvenliğiyle gerekçelendirdiğini hatırlatan Fuchs, İran savaşı sırasında Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının bu yaklaşımın başarısızlığını ortaya koyduğunu vurguladı. Yazıda, ABD'nin bugün büyük bir enerji üreticisine dönüştüğü, yenilenebilir enerji yatırımlarının arttığı ve petrol ihracatı için alternatif güzergâhların geliştirildiği belirtilerek, Ortadoğu'daki askeri varlığın enerji arzı açısından eskisi kadar kritik olmadığı görüşü dile getirildi.
"Kaynaklar Çin ve Avrupa'ya yönlendirilmeli"
Fuchs'a göre Washington'ın Ortadoğu'daki yükümlülüklerini azaltması, ABD'nin Çin ve Rusya'ya yönelik odağının artmasını sağlayacak. Yazar, ABD'nin Avrupa ve Asya'daki müttefiklerini desteklemeye devam etmesi gerektiğini belirtirken, Ortadoğu'da sürdürülen maliyetli askeri angajmanın hem bütçeyi tükettiğini hem de Amerikan dış politikasının önceliklerini yanlış yönlendirdiğini savundu.
Makalede ABD kamuoyunun da uzun süredir devam eden savaşlardan yorulduğu vurgulandı. Searchlight Institute araştırmasına atıf yapan Fuchs, Amerikalıların yüzde 62'sinin ülkenin mümkün olduğunca savaşlardan uzak durmasını istediğini, özellikle genç seçmenlerin İran savaşına büyük ölçüde karşı çıktığını aktardı. Fuchs, Washington'ın onlarca yıldır sürdürdüğü Ortadoğu merkezli güvenlik stratejisinin artık sürdürülebilir olmadığını belirterek, ABD ordusunun bölgeden tamamen çekilmesinin hem Amerikan çıkarları hem de bölgesel istikrar açısından gerekli olduğu sonucuna vardı.




