Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Şarku'l Avsat Genel Yayın Yönetmeni Ghassan Charbel'e verdiği mülakat İngilizce ve Arapça yayımlandı.
Erdoğan, mülakatta bölgesel güvenlikten diplomasiye, Körfez ve Hürmüz'deki gelişmelerden Lübnan ve Suriye'ye kadar birçok konuda Türkiye'nin yaklaşımını anlattı.
"Bölgenin meselelerini bölgenin aktörleri çözmeli"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, bölgenin geleceğine ilişkin Türkiye'nin yaklaşımını, “Bölgenin meselelerini bölgenin kendi aktörleri çözmelidir” sözleriyle ortaya koydu.
Bu anlayış çerçevesinde şekillenen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın herhangi bir ülkeyi hedef alan bloklaşma olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, anlaşmanın barış, istikrar, dayanışma ve kolektif caydırıcılık anlayışına dayandığını ifade etti.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın attığı adımın bölgesel güvenlik açısından önemine işaret eden Erdoğan, anlaşmanın temel yaklaşımını “Birimizin güvenliği hepimizin güvenliğidir” sözleriyle anlattı.
Dışardan dayatılan reçeteler yerine bölgesel sahiplenme
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Orta Doğu'nun geleceğinin bölge ülkelerinin iradesinden bağımsız şekilde belirlenemeyeceğini vurguladı.
Türkiye'nin dışarıdan dayatılan çözümler yerine bölgesel sahiplenmeyi savunduğunu belirten Erdoğan; gerilim yerine diplomasi, çatışma yerine diyalog ve ayrışma yerine iş birliği çağrısında bulundu.
Körfez'den Hürmüz'e, Lübnan'dan Suriye'ye
Mülakatta bölgedeki kriz başlıklarını da değerlendiren Erdoğan, Körfez'den Hürmüz'e, Lübnan'dan Suriye'ye uzanan coğrafyada ülkelerin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygının esas alınması gerektiğini belirtti.
Türkiye'nin güvenlik, kalkınma ve refahın birlikte güçlendirildiği yeni bir bölgesel düzeni savunduğunu ifade eden Erdoğan, Ankara'nın bölgede barışın sağlanması için inisiyatif almaya ve diplomatik kanalları kullanmaya devam edeceği mesajını verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarında, Türkiye'nin bölgesel krizlerde yalnızca gelişmeleri takip eden bir ülke olmayacağı, barışın sağlanması için sorumluluk üstlenen ve diplomatik girişimlerde bulunan bir aktör olmayı sürdüreceği vurgusu öne çıktı.





