Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan MÜSİAD EXPO 2026 Uluslararası Ticaret Fuarı'nda konuştu. Erdoğan'ın açıklamalarından öne çıkan başlıklar:
Yapay zeka hem bireysel hem de iş hayatımızı yeniden şekillendiriyor. Gün geçtikçe gelişen yapay zeka modelleri ve robotik teknolojiler üretim ve tüketim süreçlerini doğrudan etkiliyor. Reel sektör, yapay zekanın imkanlarını ne kadar kullanıyorsa, girişimci, sanayici, yatırımcı da bu yeniliklerden o kadar istifade ediyor.
Dikkatlerden kaçmaması gereken asıl tehlike şudur; yapay zekayı geliştirirken insan faktörüne önem vermezseniz arzu ettiğinizin tam tersi neticelerle karşılaşabilirsiniz. İnsanı insan yapan değerleri korumazsanız, rekabeti ne pahasına olursa olsun galip gelmeyi merkeze koyarsanız, geliştirdiğiniz tüm teknolojiler fayda değil, zarar getirir. Bu konuların derinlikli bir şekilde ele alınması gerekiyor. Müslümanlar olarak ekonomik ve ticari münasebetlerimizi de hayatımıza yön veren değerler ışığında sürekli gözden geçirmek durumundayız.
Savaş suçlularının yeri BM kürsüsü değil
Küresel sistemin çıkmaza girdiği günlerden geçiyoruz. Pek çok alanda bu fırtınanın etkilerine hepimiz maruz kalıyoruz. Filistin'den Yemen'e, Sudan'dan Somali'ye, Arakan'dan İran'a içerisinden adaletin yer almadığı hiçbir reçetenin sahada karşılığı olmadığını ifade ettik. Gazze'de Lübnan'da on binlerce masumu katleden soykırımcı caniler, bizim gerçekleri yüzlerine vurmamızdan rahatsız olsalar da doğru bildiklerimizi cesaretle dile getirdik.
Kendisini seçilmiş zanneden, kendisini diğer insanlardan üstün gören, vicdanı ve ilkesi olmayan işgalci siyonist zihniyetin maskesini indirmekte kararlıyız, geri adım atmayacağız. Savaş suçlularının yeri BM kürsüsü değil, işledikleri cinayetlerin, döktükleri kanların hesaplarını verecekleri mahkeme salonlarıdır. İnşallah o günler de gelecektir. Soykırım yapanlar adalete hesap vermezse aynı vahşet tekrar yaşanacak, aynı insanı trajedi ile biliniz ki çocuklarımız da karşılaşacak. Biz şahsen, son nefesimize kadar adalet mücadelesi içinde olacağız. Türkiye ve Türk milleti aynı şekilde bunun mücadelesi içinde olacak.
Diplomatik heyetlerin salonu terk ederek sergiledikleri tavır, soykırım şebekesinin yüzüne tokat gibi inmiştir. Türkiye vicdanlı, onurlu, ahlaklı ve yürekli duruşuyla hem mazlumlara umut olmuş hem de diğer ülkelere cesaret aşılamıştır. Genel Kurul salonu ve kürsüsünde insanlığın vicdanına tercüman olan tüm ülkeleri gönülden tebrik ediyorum. Türkiye olarak ne pahasına olursa olsun, zalimin karşısında durmaya devam edeceğimizin bilinmesini istiyorum.
Türkiye'yi istikrar rotasında tutmayı başardık
Bir yandan hem bölgemize hem de insanlığa umut olacak hakkaniyetli çözümleri savunurken diğer yandan ülkemizi bu risk ve tehdit ortamından uzak tutacak politikaları kararlılıkla hayata geçiriyoruz. Küresel ekonominin şoklarla boğuştuğu bu dönemde Türkiye'yi büyüme ve istikrar rotasında tutmayı başardık. Ekonomi politikamızın dört sütununu, yani üretim, yatırım, istihdam ve ihracatı artırmak için gerektiğinde şartları zorlayarak her türlü adımı attık. Çevremizi saran istikrarsızlığa rağmen iş dünyamızın geleceğe güvenle bakabileceği bir iklimi oluşturmak için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz.
Burada çok kısa bir şekilde bazı rakamları sizlerle paylaşmak istiyorum. Geçtiğimiz yıl Türkiye ekonomisini yüzde 3,7 oranında büyüterek 16 yıllık kesintisiz büyüme performansımızı sürdürdük. Ekonomimiz 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 2,6; ikinci çeyreğinde ise yüzde 2,3 oranında büyüdü. Böylelikle Türkiye ekonomisi son 24 çeyrektir kesintisiz büyüme yaşadı. Şu anda dünyanın 16'ncı, Avrupa'nın ise 6'ncı en büyük ekonomisiyiz. 2002'de 3 bin 616 dolar olan kişi başına gelirimiz, yaklaşık 5 kat artışla 2025'te 18 bin 103 dolara çıktı. Ekonomimizin büyüklüğü ise cari fiyatlarla 1 trilyon 602 milyar dolar oldu.
İhracat tarafındaki başarılarımızı sizlerin de desteğiyle sürdürüyoruz. 2002'de 36 milyar dolar seviyesinde olan ihracatımız, 2025'te 273,2 milyar dolara yükseldi. Bu yılın ağustos ayındaki ihracatımız geçtiğimiz senenin aynı dönemine göre yüzde 8,1 artarak 23,5 milyar doları buldu. Ocak-ağustos döneminde ise geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4 artarak 185 milyar dolara erişti.
Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ihracatımızı 280 milyar doların üzerine taşıdık. Yıllıklandırılmış hizmet ihracatımızın ise ağustos ayı itibarıyla 125 milyar dolar civarına geldiğini tahmin ediyoruz. Ağustos ayında yıllıklandırılmış mal ve hizmet ihracatımızın toplamının 405 milyar dolara ulaşacağını öngörüyoruz.
İhracatçı firmalarımızın sayısına baktığımızda da tablonun bütününe yayılan başarıyı daha net görebiliyoruz. 2002'de ihracat yapan firmalarımızın sayısı yalnızca 33 bin iken, 2025 yılında tam 168 bin firmamız ihracat gerçekleştirdi. Savunma ve havacılık ihracatımız ise Ocak-Ağustos 2026 döneminde geçen yıla kıyasla yüzde 16,2 artarak 6 milyar 300 milyon dolar oldu.
Kıymetli misafirler, içinde bulunduğumuz zorlu dönemde firmalarımızın finansmana erişimini kolaylaştırmak için elimizden geleni yapıyoruz. Türk Eximbank'ın ödenmiş sermayesini 100 milyar liraya çıkardık. Geçtiğimiz yıl sonu itibarıyla Türk Eximbank; kredi, sigorta ve garanti olmak üzere ülkemiz ihracatına toplam 54,2 milyar dolar destek sağladı. Bankamızın bu yılki ihracat destekleri Ağustos 2026 sonu itibarıyla 44 milyar dolara yaklaştı.
Doğrudan yabancı yatırımlarda da önemli mesafeler katettik. Sadece geçen yıl yatırımlarda 3,3 milyar dolar net giriş elde ettik. Yurt dışındaki Türk yatırımları ise 2025 yıl sonu itibarıyla 70 milyar doları buldu. Burada saymaya vaktimizin elvermeyeceği daha pek çok başarıya, rekora MÜSİAD'ımızla ve sizlerle birlikte ulaştık.
20 gün önce açıkladığımız yeni Orta Vadeli Program'la sürdürülebilir ve dengeli büyüme hedeflerimiz doğrultusunda kararlılıkla ilerleyeceğiz.




