Çin’in başkenti Pekin’de, Uzun Yürüyüş zaferinin 90. yıl dönümü dolayısıyla Çin Halk Devrimi Askeri Müzesi’nde kapsamlı bir sergi düzenlendi.

Sergide Uzun Yürüyüş’e ilişkin 300’den fazla eser ve tarihi belge ilk kez kamuoyuna sunuldu. Yeni materyaller, askeri mücadelelerden Kızıl Ordu askerlerinin günlük yaşamına ve yerel halkla ilişkilerine kadar sürecin farklı yönlerine ışık tutuyor.

1934’te başlayan ve yaklaşık 12 bin 500 kilometre süren Uzun Yürüyüş, Kızıl Ordu’nun ana kuvvetlerinin Kuomintang güçlerinin kuşatmasını aşarak Ekim 1936’da Çin’in kuzeybatısında birleşmesiyle sona erdi.

Tarihi kayıtlara göre, Uzun Yürüyüş’ün başlangıcında 86 binden fazla askerden oluşan Orta Kızıl Ordu’dan seferin sonunda 30 binin biraz üzerinde asker kaldı.

Askerlerin el yazmaları ilk kez sergileniyor

Serginin öne çıkan bölümlerinden birini, Uzun Yürüyüş sırasında yaşanan savaşları, telsiz iletişimini ve askerlerin günlük deneyimlerini anlatan el yazmaları oluşturuyor.

Belgelerin bir bölümü doğrudan dönemin tanıkları tarafından kaleme alınırken, bazıları ise onların sözlü anlatımlarından derlendi.

Bunlar arasında bir tümen komutanının, birliğinin 1934’ün sonlarında Sincan Nehri’nde karşı güçleri geri püskürtmek için verdiği mücadeleyi anlattığı el yazması da bulunuyor.

Müze yetkilileri, ilk kez sergilenen belgelerin Uzun Yürüyüş sırasındaki önemli çatışmalara ilişkin yeni ayrıntılar sunduğunu ve askeri tarih araştırmaları açısından önemli kaynak niteliği taşıdığını belirtti.

Kemerden paltoya askerlerin kişisel eşyaları sergide

Sergide, Kızıl Ordu askerlerinin zorlu coğrafi koşullarda kullandıkları kişisel eşyalar da ziyaretçilere sunuluyor.

Bunlar arasında askerlerin karla kaplı dağları aşarken ısınmak için kullandığı mavi, tek katmanlı bir palto, örgü battaniye, ateş yakma aracı ve ilk yardım çantası bulunuyor.

Sergideki bilgilere göre Kızıl Ordu’nun ana kuvvetleri, Uzun Yürüyüş sırasında yüksekliği 4 bin metreyi aşan 20’den fazla karla kaplı dağı geçti. Düşük oksijen seviyesi, derin vadiler ve hızla değişen hava koşulları askerler için yolculuğun en zorlu bölümleri arasında yer aldı.

Milli Bayram tatilinde gişe hasılatı 700 milyon yuanı aştı
Milli Bayram tatilinde gişe hasılatı 700 milyon yuanı aştı
İçeriği Görüntüle

Kızıl Ordu’nun yüzlerce kilometrelik bataklık bölgelerden geçişi de serginin önemli bölümlerinden birini oluşturuyor. Hastalık, açlık ve zorlu doğa koşulları nedeniyle çok sayıda asker bu bölgelerde hayatını kaybetti.

Bu döneme ait dikkat çekici eserlerden biri de bir askerin açlık nedeniyle yarısını yediği belirtilen kemer. Sergide ayrıca kıdemli bir subayın yiyecek bulmak amacıyla kullandığı olta ile askerlerin bataklıklardan geçerken giydiği kumaşla güçlendirilmiş hasır sandaletler bulunuyor.

Mao Zedong’un hediye ettiği masa örtüsü de sergileniyor

Serginin bir diğer bölümünde Kızıl Ordu ile Uzun Yürüyüş güzergahındaki yerel topluluklar arasındaki ilişkileri gösteren eşyalar yer alıyor.

Bunlar arasında Mao Zedong’un Guizhou’da Miao etnik grubuna mensup bir kişiye verdiği masa örtüsü, askerlerin Sichuan’da bıraktığı bir voleybol topu ve Yunnan’daki bir rehbere hediye edilen gözlük bulunuyor.

Ayrıca Guizhou’daki yerel halka verilen kumaş ve makas ile yaralı bir askeri evinde ağırlayarak iyileşmesine yardımcı olan Sichuanlı bir aileye hediye edilen porselen kase de sergide yer alıyor.

Sergide toplam 1061 eser ve belge bulunuyor

Yaklaşık 3 bin 300 metrekarelik alana yayılan sergide, tekil parçalar ve koleksiyonlar dahil 875 eser ile 186 tarihi belge olmak üzere toplam 1061 öğe bulunuyor.

Sergide ayrıca 357 fotoğraf ve çizelge ile 73 sanat eseri ziyaretçilere sunuluyor.

Luding Köprüsü’nün ele geçirilmesi, Lazikou Geçidi’ndeki mücadele ve 1935’te Guizhou eyaletinin Zunyi kentinde gerçekleştirilen toplantı gibi Uzun Yürüyüş tarihinin önemli olayları da farklı sergileme yöntemleriyle anlatılıyor.

Çin Halk Devrimi Askeri Müzesi daha önce Uzun Yürüyüş’ü anmak amacıyla 1996, 2006 ve 2016 yıllarında üç tematik sergi düzenlemişti.

90. yıl dönümü kapsamında hazırlanan yeni sergide ilk kez İngilizce açıklamalara da yer verildi. Serginin, müzenin kalıcı sergisinin bir parçası olarak ziyaretçilere açık kalacağı bildirildi.