Çin’in Avrupa Birliği (AB) Daimi Temsilciliği sözcüsü, Avrupa Parlamentosu’nun 7 Ekim tarihli AB-Çin siyasi ilişkileri raporuna ilişkin güçlü memnuniyetsizliklerini ve kesin itirazlarını dile getirdi. Sözcü, AB’yi Çin’in temel çıkarlarına ve başlıca endişelerine saygı göstermeye, ülkenin iç işlerine müdahale etmekten vazgeçmeye çağırdı.
Yaptığı açıklamada raporun Çin’e yönelik ideolojik önyargılarla dolu olduğuna dikkat çeken sözcü, Taiwan, Hong Kong, Makao, Xinjiang, Xizang ve insan hakları konularında Çin’e yönelik haksız suçlamalarda bulunulduğunu belirtti. Sözcü, bu yaklaşımın Çin’in iç işlerine ciddi bir müdahale anlamına geldiğini ifade etti.
Raporda ekonomik ve ticari meselelerin siyasallaştırılmasının teşvik edildiğini ve güvenlik kavramının bu alanlarda aşırı geniş bir şekilde yorumlandığını da kaydeden sözcü, Çin’in AB’ye ciddi protestosunu ilettiğini bildirdi.
“İş birliği, ilişkilerin belirleyici unsuru olmalı”
Çin-AB ilişkilerinin önemli bir gelişim aşamasında bulunduğuna dikkat çeken sözcü, ikili ilişkilerin sağlıklı ve istikrarlı biçimde ilerlemesinin her iki tarafın da ortak çıkarlarına hizmet ettiğini vurguladı.
Çin’in AB’ye çağrısını yineleyen sözcü, Birliğin Çin’i bir ortak olarak görme taahhüdüne bağlı kalması gerektiğini belirtti. Sözcü ayrıca, iş birliğinin ikili ilişkilerin belirleyici unsuru olarak korunması, Çin’in temel çıkarlarına ve başlıca endişelerine samimiyetle saygı gösterilmesi ve ülkenin iç işlerine müdahaleden kaçınılması gerektiğini ifade etti.
AB’yi çatışmayı körüklemekten kaçınmaya ve genel Çin-AB ilişkilerinin korunması için somut adımlar atmaya çağıran sözcü, ikili ilişkilerin sağlıklı ve istikrarlı gelişiminin önemine işaret etti.




