Çin Dışişleri Bakanlığı Silah Kontrolü Genel Müdürü Sun Xiaobo, dün Birleşmiş Milletler (BM) 81. Genel Kurulu Silahsızlanma ve Uluslararası Güvenlik Komitesi toplantısında yaptığı konuşmada, İkinci Dünya Savaşı sonrasında kurulan uluslararası düzenin ciddi şekilde zarar gördüğünü belirtti. Sun, BM merkezli uluslararası sistemin ve BM Antlaşması'nın temel ilkelerinin giderek aşındığını vurguladı.

Sun Xiaobo, tarihten ders çıkarılması ve tarihin çarkının geriye döndürülmesine karşı çıkılması gerektiğini ifade etti. Bu yılın BM'nin kuruluşunun 81. yıl dönümü ve Tokyo Savaş Suçları Mahkemesi'nin açılışının 80. yıl dönümü olduğunu hatırlatan Sun, Japonya'nın geçmişteki militarist suçlarını kabul etmesi ve BM Antlaşması'nın tüm içeriğini tanıması şartıyla BM'ye katıldığına dikkat çekti.

Sun Xiaobo, Japonya'nın şimdiki yönetiminin saldırganlık tarihini inkâr ederek savaş suçlarını aklamaya çalıştığını ve İkinci Dünya Savaşı savaş suçlularına saygı gösterdiğini kaydetti. Japonya'nın askerî gücünü ve silahlanmasını sürekli artırarak "yeniden militarizasyonu" hızlandırdığını belirten Sun, ülkenin bölgesel barış ve istikrar için öne çıkan bir tehdit unsuru hâline geldiğine işaret etti.

Sun Xiaobo, Japonya'nın görevdeki üst düzey bir yetkilisinin "nükleer silaha sahip olunmasının tabu olmaksızın tartışılması" yönündeki iddiasını sert bir dille eleştirdi.

Bu iddianın, "Nükleer Silaha Sahip Olmama, Üretmeme, Ülkeye Sokmama" şeklindeki "Üç Nükleer Karşıtı İlke"den vazgeçme girişimi anlamına geldiğini belirten Sun, bunun uluslararası nükleer silahların yayılmasının önlenmesi rejimine yönelik ciddi bir provokasyon ve ihlal olduğunu söyledi.

Çin’de 7 günlük tatilde park ziyaretleri 210 milyonu aştı
Çin’de 7 günlük tatilde park ziyaretleri 210 milyonu aştı
İçeriği Görüntüle

Japonya'nın BM Antlaşması'ndaki "düşman devlet maddeleri"nin kaldırılmasını önermesinin, "devletin normalleşmesi" kılıfı altında savaş sonrası uluslararası düzene meydan okumasının en son örneği olduğunu kaydeden Sun Xiaobo, şu çağrıda bulundu: "Japonya, saldırganlık tarihini derinlemesine sorgulamalı, militarizmle bağını tamamen koparmalı, 'yeniden militarizasyon' girişimlerinden tümüyle vazgeçmeli ve nükleer silahların yayılmasının önlenmesine ilişkin uluslararası hukuk yükümlülüklerini fiilen yerine getirmelidir."