Avrupa Komisyonu Sözcüsü Guillaume Mercier, Brüksel’de düzenlenen basın toplantısında konuştu. Sözcü, İspanya’nın Afrika kıyısında yer alan özerk şehir Ceuta’da (Sebte) meydana gelen olaylar öncesinde Arap sosyal medyasında göç olaylarını kışkırtmak amacı taşıyabilecek "Rus dezenformasyonu" iddialarına dair herhangi bir kanıt bulunamadığını kabul etti.
Avrupa Komisyonu’nun Rus medya kuruluşlarının ve kanallarının Ceuta'daki göçmen krizine gösterdiği büyük ilgiyi tespit ettiğini dile getiren Mercier, “Ancak bu olaylardan önce, 30 Temmuz'dan önce kendilerinin bulunmuş olabilecekleri herhangi bir bilgilendirme faaliyetine rastlayamadık” diye konuştu.
Sözcü, Avrupa Komisyonu'nun Ceuta'daki olayları, sosyal medyada çeşitli dezenformasyon türlerinin yayılması dahil olmak üzere, ‘insan kaçakçılığı örgütleri tarafından göçün araçsallaştırılmasının’ bir sonucu olarak değerlendirdiğini vurgulayarak, İspanya'nın bu örgütlerin göçmen krizini organize etmedeki rolünü araştırdığının altını çizdi.
Mercier ayrıca, Avrupa Komisyonu'nun Ceuta'da neler olup bittiğine ve krizi tetikleyen olaylara dair henüz tam bir bilgiye sahip olmadığını ve bu nedenle olaylarla ilgili soruşturmanın devam ettiği İspanya ile temas halinde olduğunu da sözlerine ekledi.
İsrail parmağı gündeme gelmişti
İspanyol siyasiler ve uzmanlar, İsrail'in Ceuta'daki gelişmeleri "kaos" aracı olarak kullandığını gündeme getirmişti.
İspanyol gazeteci Jose Vizner de İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun oğlu Yair Netanyahu'nun 2019'daki bir paylaşımına atıfta bulunarak "Netanyahu'nun oğlu, 2019'da İsrail'in, Sebte ve Melilla'daki ayrılıkçı hareketleri finanse ettiğini ima ediyordu. Mevcut durumun, Sanchez'e karşı bir intikam olduğuna dair herhangi bir şüphe var mı?" sorusunu yöneltti.
İspanyalı uzman Ruben Gisbert ise İspanya'nın, İsrail tarafından "saldırıya" uğradığı değerlendirmesini yaptı.
İspanya Başbakanı Pedro Sanchez de yaşananları "İspanya'nın toprak bütünlüğüne saldırı" ve "ihlal" olarak nitelendirmişti.




