BRICS, 2009 yılında Rusya’nın Yekaterinburg kentinde düzenlenen ilk liderler zirvesinden bu yana küresel ekonomik ve siyasi tartışmaların önemli başlıklarından biri oldu. Başlangıçta mevcut uluslararası yapılara alternatif bir oluşum olarak değerlendirilen BRICS, özellikle 2008 küresel finans krizinin ardından çok taraflı iş birliğinin güçlendirilmesi ve küresel ekonomik sistemin daha kapsayıcı hale getirilmesi çağrılarıyla öne çıktı.

İlk BRIC zirvesinin ortak bildirisinde, küresel finans krizinin etkileriyle mücadelede G20’nin merkezi rolüne vurgu yapılırken, çok taraflı ticaret sisteminin korunması ve korumacılığa karşı çıkılması gerektiği ifade edildi. Bildiride ayrıca, küresel ekonomik sorunların çözümünde Birleşmiş Milletler kurumlarına duyulan güven de dile getirildi.

BRICS'in rolü değişiyor

BRICS'in yıllar içinde genişlemesiyle birlikte oluşuma yönelik değerlendirmeler de değişti. Bir dönem Goldman Sachs tarafından ortaya atılan bir ekonomik kavramdan hareketle şekillenen ve gelişmekte olan ülkelerin iş birliği platformu olarak görülen BRICS, zamanla Batı merkezli küresel düzene alternatif oluşturduğu yönündeki yorumlarla anılmaya başladı.

Ancak BRICS'in bugün geldiği noktada, oluşumu yalnızca Batı'ya karşı bir denge unsuru olarak değerlendirmek giderek daha yetersiz hale geliyor. BRICS ülkelerinin nüfusu, ekonomik büyüklüğü, ticaret hacmi ve sahip oldukları doğal ve stratejik kaynaklar, grubun küresel meselelerde bağımsız bir ağırlık merkezi oluşturmasını sağlıyor.

2026 itibarıyla BRICS ülkeleri yaklaşık 3,85 milyar kişiyi, yani dünya nüfusunun yüzde 46,3'ünü temsil ediyor. Grup ayrıca yaklaşık 44 milyon kilometrekarelik bir coğrafyaya ve dünya kara alanının yaklaşık yüzde 29,5'ine karşılık geliyor. BRICS ülkelerinin küresel gayrisafi yurt içi hasıladaki payı satın alma gücü paritesine göre yüzde 40'a, küresel ticaretteki payı ise yaklaşık yüzde 26'ya ulaşıyor.

Bu rakamlar, BRICS'in yalnızca başka bir uluslararası oluşuma karşı konumlanan bir blok olmadığını, küresel ekonomide başlı başına önemli bir güç merkezi haline geldiğini ortaya koyuyor.

Küresel Güney'in sesi

2025'te Brezilya'nın Rio de Janeiro kentinde düzenlenen BRICS zirvesinde 10 ülke "ortak ülke" statüsüyle gruba katıldı. Böylece BRICS'in kapsamı genişlerken, oluşumun Küresel Güney ülkelerinin ekonomik ve siyasi beklentilerini daha güçlü biçimde temsil ettiği yönündeki değerlendirmeler de arttı.

Hindistan'ın başkenti Yeni Delhi'de düzenlenmesi planlanan 18. BRICS Zirvesi öncesinde ise uluslararası sistemin ciddi bir dönüşüm geçirdiği görülüyor. Mevcut küresel kurumların işleyişinde yaşanan sorunlar, çok taraflı mekanizmaların zayıflaması, tek taraflı politikaların artması ve uluslararası hukuka ilişkin tartışmalar, yeni iş birliği modellerine duyulan ihtiyacı artırıyor.

Ticaret, iklim değişikliği, teknoloji, enerji, tedarik zincirleri ve küresel kaynaklara erişim gibi alanlarda ülkeler arasındaki rekabet giderek sertleşirken, ekonomik araçların siyasi amaçlarla kullanılması da daha fazla tartışılıyor.

Özellikle gelişmekte olan ülkeler, yüksek borç yükleri, tedarik zincirlerindeki kırılmalar ve dijital altyapıya erişim gibi konularda önemli baskılarla karşı karşıya kalıyor. Zengin ve yoksul ülkeler arasındaki ekonomik uçurumun derinleşmesi de küresel iş birliğinin yeniden güçlendirilmesi gerektiğine yönelik çağrıları artırıyor.

BRICS'te yoğun diplomasi trafiği

Bu ortamda BRICS, küresel iş birliğini yeniden canlandırabilecek platformlardan biri olarak öne çıkıyor. 2026 dönem başkanlığı kapsamında merkez bankaları, ulusal denetim kurumları, yargı sistemleri, kentleşme birimleri, güvenlik kuruluşları, uzay ajansları ve afet yönetim kurumları arasında çok sayıda üst düzey toplantı gerçekleştirildi.

Lavrov: ABD 11 Eylül'ü, nüfuzunu artırmak için kullandı
Lavrov: ABD 11 Eylül'ü, nüfuzunu artırmak için kullandı
İçeriği Görüntüle

Ticaret, sanayi, tarım, sağlık, eğitim ve enerji alanlarında da bakanlıklar arası görüşmeler yapıldı. BRICS bünyesindeki bilim kurumlarının yapay zeka alanında ortak bir çerçeve üzerinde çalıştığı, küçük ve orta ölçekli işletmelerin finansmana erişimindeki trilyonlarca dolarlık açığın kapatılmasına yönelik yeni bir finansal çerçevenin de gündeme geldiği bildirildi.

BRICS ülkeleri arasında alternatif ödeme mekanizmalarının geliştirilmesi de zirvenin önemli gündem maddelerinden biri olacak. Bunun yanı sıra çok taraflı ticaret sisteminin korunması ve yeniden güçlendirilmesi ile uluslararası kurumlarda reform yapılması konularının da zirvede öne çıkması bekleniyor.

Gözler Yeni Delhi'de

Yıl boyunca yürütülen çalışmaların ve ülkeler arasında gerçekleştirilen görüşmelerin, 18. BRICS Zirvesi'nde liderlerin gündemine taşınması bekleniyor. Zirvede yalnızca BRICS'in dünyaya vereceği mesaj değil, aynı zamanda ülkeler arasında oluşturulan diyalog ve iş birliği mekanizmalarının geleceği de önem taşıyacak.

BRICS, kuruluşundan bu yana geçen yıllarda önemli bir dönüşüm geçirdi. Başlangıçta gelişmekte olan ekonomilerin iş birliği platformu olarak ortaya çıkan oluşum, bugün küresel ekonomik ve siyasi tartışmalarda dikkate alınması gereken önemli bir aktör konumunda.

18. zirveye yaklaşılırken BRICS'in önündeki temel soru ise yalnızca ne kadar büyüdüğü değil, bu ekonomik ve demografik ağırlığı küresel sorunların çözümünde ne ölçüde ortak bir iradeye dönüştürebileceği olacak.

Dünya ekonomisi ve uluslararası sistem önemli bir dönüşümden geçerken, gözler bu kez BRICS'in atacağı adımlara çevriliyor.