İçişleri Bakanı Sayın Mustafa Çiftçi, saldırıya ilişkin açıklamalarda bulundu:
Çocukların üzerine ateş etmek suretiyle bir saldırı gerçekleştirdi. Saldırı neticesinde toplam 11 yavrumuz çocuğumuz yaralandı. Bunlardan 3 tanesinin durumu diğerlerine göre daha kritik. Şimdi şu anda ameliyattan da çıkmış durumdalar. Yoğun bakımda tedavileri devam ediyor. Diğer 8 çocuğumuzdan birisi taburcu oldu. Geriye kalan 7 çocuğumuz 3 tanesini az önce hastanemizde burada ziyaret ettik. Onların durumu gayet iyi.
Olay bütün idari yönleriyle soruşturulacak. Olayda herhangi bir sorumluluğu olan, ihmal olanlar tespit edilecek. Bunun dışında Milli Eğitim Bakanlığımız 20 tane de psikososyal destek ekibi görevlendirmiş durumda. Yarın sayı 27'ye çıkacak. Onlar da çalışmalarına başladılar. Olayın adli yönden de soruşturulması yine Adalet Bakanlığımız ve Cumhuriyet Başsavcılığımız kanalıyla yürütülüyor.
Saldırının gerçekleştiği okul da birinci dereceden riskli okullardan bir tanesi, orada bizim bir tane bekçimiz görev yapıyor. Ayrıca okul bahçe görevlisi de okulda saldırının olduğu anda görevli kendisi. Bunun dışında İçişleri Bakanlığı olarak yine okulun dışında güvenlik, asayiş, narkotik ve çocuk şube müdürlüklerimiz kanalıyla uygulamalarımız devam ediyor.
Okulun civarındaki internet kafeleri, büfeleri, oyun salonlarında, metruk binaları düzenli aralıklarla denetliyoruz. Okulların servis araçlarını denetliyoruz. Biz istiyoruz ki çocuklarımız okula güvenine gelsinler. Okulda huzur içerisinde eğitimlerine devam etsinler ve sağ salim okullarından evlerine dönebilsinler. Ama okul güvenliği sadece fiziki tedbirlerle, polisiye tedbirlerle oluşturabilecek bir şey de değil.
"Silahı dedesinin evinden almış"
Burada devletin diğer kurumlarına düşen görevler var, sivil toplum kuruluşlarına düşen görevler var, en başta da ailelere düşen görevler var. Ben dünkü protokol imza töreninde de işaret etmiştim. Aileler çocuklarının okula gidip gitmediğini. okuldan çıktıktan sonra nereye gittiklerini, eve geldiklerinde çocuklar hangi internet sitelerine giriyorlar, bunları mutlak suretle takip etmeliler, kontrol etmeliler. Eğer evlerinde silah varsa çocukların ulaşamayacakları, erişemeyecekleri yerlere kaldırmalılar. Bu olayda kullanılan silah annenin üzerine kayıtlı. Dedenin evinde çocuk oradan alıyor ve bu silahla eylemi gerçekleştiriyor. Demek ki silahları da güvenli yerlere almamız gerekiyor.




