CGTN Türk Dış Haberler Servisi
Fransa'nın Haute-Savoie bölgesindeki Évian-les-Bains'te 15-17 Haziran tarihleri arasında düzenlenen G7'nin yıllık zirvesine ABD Başkanı Donald Trump’ın kibri damga vurdu. Zirvenin düzenleniş biçimden, yapılan hazırlıklara ve Avrupalı liderlerin tavrını eleştiren Avrupa basınında G7’den beklentiler giderek azalıyor.
İspanya merkezli el Pais gazetesi konuya dair hazırladığı haberinde G7’nin işlevini yitirdiğini anımsatarak “1970’li yıllarda kurulan ve etkisini giderek yitirmiş çok taraflı bir kurum olan G7’Dden yarım asır sonra Trump otururken fazla bir şey beklenemezdi.” diye yazdı.
“Trump sıkılmasın diye golf sahası”
İsviçre merkezli Neue Zürcher Zeitung da Avrupalı liderlerin tek amacının Trump’ı masada tutmak olduğunu öne sürdü. “Macron, Trump’ın erken ayrılmaması için neler planlamadı ki; görkemli Versay’da düzenlenen davetten sürekli kullanıma hazır bir golf sahasına ve yıldız konuğu ne kızdıracak ne de sıkacak bir programa kadar her şey” ifadelerini kullanan gazete bunun Ukrayna konusunda Washington’dan taviz koparmak için gerekli olduğunu öne sürdü.
Eurotopic’in aktardığına göre bir diğer İsviçre merkezli gazete Tages-Anzeiger ise, Trump’a karşı sergilenen boyun eğici tavra şu değerlendirmelerde bulundu:
“Trump bilindiği üzere bu tür zirve toplantılarından nefret ediyor: çok fazla insan, çok uzun görüşmeler, her şey fazla çok taraflı. Bu yüzden onun keyfini yerinde tutmak gerekiyor, aksi takdirde tekrar çekip gider - ya da en başından hiç gelmez. Fransızlar bu nedenle diğer konuların yanı sıra iklim değişikliğini de zirve programından çıkardı: Trump bunu sevmiyor. Kalkınma yardımını da sevmiyor, bu yüzden o da çıkarıldı. Herkes, dünyanın en güçlü adamının bu çocukça tavırlarını kabulleniyor.”
“G8 olmanın vakti geldi”
Fransa’da düzenlenen G7 Zirvesi’ne dair eleştiriler sadece ABD Başkanı Donald Trump’a gösterilen özel ilgi nedeniyle eleştirilmiyor. İngiltere’nin Daily Telegraph gazetesi platformun genişletmesi gerektiğini vurguladı. Gazete bu bağlamda şu satırları kale aldı:
“1970’li yıllarda belki hâlâ dünyanın en önemli yedi gücü arasında yer alan, ancak bugün artık bu iddiayı taşıyamayan küçük bir liberal demokrasiler kulübü olmaya devam ediyor. Daha önce defalarca grubun Avustralya, Güney Kore, İspanya ya da Endonezya gibi ülkelerle büyütülmesi yönünde öneriler getirildi. .Buna karşın genişletilmiş bir G8’e üyelik konusunda yukarıda sayılanların hepsinden daha haklı bir iddiaya sahip bir ülke var: Suudi Arabistan. Ülke dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasına kıl payı girebilse de bir arabulucu olarak taşıdığı önem bu durumu fazlasıyla telafi ediyor. Suudi Arabistan tartışmasız bir şekilde Ortadoğu’daki ‘orta ölçekli güçlerin’ lideri konumunda.”



