ABD'de 3 Kasım'da düzenlenen ara seçimlerde Demokratların Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu elde etmesinin yanı sıra, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını eleştiren ve Filistinlilerin haklarını savunan adayların başarıları dikkat çekti.
Maine, Minnesota, Michigan ve Teksas'ta İsrail'e yönelik ABD askeri yardımlarının durdurulmasını veya sınırlandırılmasını savunan Demokrat adaylar Senato seçimlerini kazandı. New Jersey'de ise 2024 ve 2025 yıllarında Gazze'de gönüllü doktorluk yapan Mısır kökenli Amerikalı cerrah Adam Hamawy, Temsilciler Meclisi'ne seçildi.
New York'ta Filistinli-Amerikalı Aber Kawas eyalet senatosuna seçilen ilk Filistinli Müslüman kadın olarak tarihe geçerken, Columbia Üniversitesi'ndeki Filistin dayanışma eylemlerinin organizatörlerinden Darializa Avila Chevalier de ABD Temsilciler Meclisi'ne girmeyi başardı.
Seçimlerde hayat pahalılığı, İran savaşı ve Donald Trump yönetimine yönelik tepkiler belirleyici konular arasında yer alırken, Filistin meselesi de özellikle Demokrat Parti'nin ilerici kanadında önemli bir siyasi ayrışma başlığına dönüştü.
Minnesota'da Gazze'ye yönelik saldırıları "soykırım" olarak tanımlayan Flanagan seçildi
Minnesota'da Demokrat Peggy Flanagan, Cumhuriyetçi Michele Tafoya'yı yenerek ABD Senatosu'na seçildi.
Minnesota Vali Yardımcısı olarak görev yapan Flanagan, seçim kampanyasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin Gazze'deki askeri operasyonlarını sert biçimde eleştirdi.
Flanagan, Gazze'de yaşananları "soykırım" olarak nitelendirdi ve İsrail'e yönelik saldırı amaçlı silah satışlarının durdurulmasını savundu.
Demokrat Parti'nin ön seçimlerinde rakibi Angie Craig ile Filistin konusunda görüş ayrılığı yaşayan Flanagan, İsrail'e askeri yardımların azaltılmasını öngören girişimleri destekleyeceğini açıkladı.
Flanagan ayrıca Senatör Bernie Sanders'ın İsrail'e silah satışlarını engellemeyi amaçlayan karar tasarısına destek vereceğini bildirdi.
Flanagan'ın seçilmesi, Demokratların Minnesota'daki Senato koltuğunu korumasını sağladı. Ojibwe halkına mensup siyasetçi, aynı zamanda ABD Senatosu'na seçilen ilk Amerikan yerlisi kadın oldu.
Senato'ya seçilen ilk Müslüman: Abdul El-Sayed'in
Michigan'da Demokrat Abdul El-Sayed ile Cumhuriyetçi Mike Rogers arasındaki yarış, Filistin meselesinin en yoğun tartışıldığı seçimlerden biri oldu.
Mısır kökenli Amerikalı siyasetçi El-Sayed, kampanyası boyunca ABD'nin İsrail'e verdiği askeri desteğe karşı çıktı ve Gazze'de yaşananları "soykırım" olarak tanımladı.
İsrail'e silah ambargosu uygulanmasını savunan El-Sayed, Amerikan kamu kaynaklarının dış askeri müdahaleler yerine sağlık, eğitim ve sosyal hizmetler için kullanılması gerektiğini belirtti.
El-Sayed'in Filistin konusundaki tutumu, Demokrat Parti ön seçimlerinde de önemli bir tartışma yarattı. İsrail yanlısı, Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi (AIPAC), ile bağlantılı siyasi çevreler, ön seçimlerde rakibi Haley Stevens'ı destekledi.
ABD'de Kongre üzerindeki lobi faaliyetleri ile bilinen ve en etkili lobi kuruluşlarından olan AIPAC 'ın Stevens'a tüm desteğine rağmen rakibini geride bırakan El-Sayed, Demokratların adaylığını kazanarak Cumhuriyetçi Mike Rogers ile karşı karşıya geldi.
Demokrat Haley Stevens'ın Cumhuriyetçileri desteklemesine rağmen El-Sayed ipi göğüsledi ve kazandığı bu zaferle ABD tarihinde Senato'ya seçilen ilk Müslüman siyasetçi oldu.
Gazze'de yaralıları tedavi eden doktor Kongre'ye seçildi
Filistin'e yönelik dayanışmanın seçim sonuçlarına yansıdığı bir diğer eyalet New Jersey oldu.
Mısır kökenli Amerikalı cerrah ve eski ABD Ordusu savaş doktoru Adam Hamawy, New Jersey'nin 12. Kongre Bölgesi'nde Cumhuriyetçi Gregg Mele'yi yenerek ABD Temsilciler Meclisi'ne seçildi.
Associated Press tarafından galip ilan edilen Hamawy, New Jersey'den Kongre'ye seçilen ilk Müslüman siyasetçi oldu.
Hamawy'nin siyasi kariyerinde İsrail'in Gazze'deki saldırıları sırasında yaşadığı deneyimler önemli bir yer tuttu.
Mayıs 2024'te Dünya Sağlık Örgütü koordinasyonunda gerçekleştirilen uluslararası bir sağlık misyonuna katılan Hamawy, Gazze'nin güneyindeki Avrupa Hastanesi'nde gönüllü cerrah olarak çalıştı.
Yaklaşık iki hafta boyunca aralarında çocukların da bulunduğu yaralı Filistinlileri tedavi eden Hamawy, İsrail ordusunun Refah Sınır Kapısı'nı ele geçirmesinin ardından diğer sağlık çalışanlarıyla birlikte geçici olarak Gazze'de mahsur kaldı.
Tahliye sırasında bazı meslektaşlarının geride bırakılmasına karşı çıkan Hamawy, sağlık ekibinin güvenli biçimde bölgeden ayrılabilmesi için yürütülen girişimlerde yer aldı.
21 Mayıs 2024'te Gazze'den tahliye edilen doktor, 2025 yılında başka bir insani yardım görevi kapsamında yeniden bölgeye döndü.
Irak Savaşı sırasında Amerikan ordusunda cerrah olarak görev yapan Hamawy, 2004 yılında helikopteri düşürülen ve ağır yaralanan, daha sonra ABD Senatörü olan Tammy Duckworth'ün hayatını kurtaran doktorlardan biri olarak da tanınıyor.
Hamawy, seçim kampanyasında ABD'nin İsrail'e askeri yardım sağlamasına karşı çıktı.
İnsan hakları ihlallerinde bulunan ülkelere Amerikan silahlarının gönderilmemesi gerektiğini savunan Hamawy, ABD'nin askeri harcamalar yerine sağlık hizmetlerine ve toplumsal ihtiyaçlara öncelik vermesi çağrısında bulundu.
Gazze'deki insani kriz sırasında edindiği deneyimleri siyasi mücadelesinin önemli unsurlarından biri haline getiren Hamawy'nin zaferi, Filistin meselesinin Amerikan iç siyasetindeki etkisini gösteren dikkat çekici gelişmelerden biri oldu.
New York'ta tarihi zafer: Filistinli-Amerikalı Aber Kawas eyalet senatosuna seçildi
ABD seçimlerinde Filistinlilerin siyasi temsili açısından dikkat çekici gelişmelerden biri New York'ta yaşandı.
Filistinli-Amerikalı toplum örgütleyicisi Aber Kawas, Queens bölgesini kapsayan New York Eyalet Senatosu'nun 12. seçim çevresinde seçimi kazanarak eyalet yasama organına seçilen ilk Filistinli Müslüman kadın oldu.
Filistinli mülteci bir ailenin kızı olan Kawas, demokratik sosyalist kimliğiyle yürüttüğü seçim kampanyasında işçi haklarını, göçmenlerin korunmasını, ekonomik eşitsizliklerle mücadeleyi ve Filistin halkıyla dayanışmayı öne çıkardı.
Kawas'ın adaylığı New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani, ABD Senatörü Bernie Sanders ve Filistin kökenli Kongre Üyesi Rashida Tlaib tarafından desteklendi.
New York'taki Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) örgütünün de desteğini alan Kawas, haziran ayında yapılan Demokrat Parti ön seçimlerinde eyalet meclisi üyesi Steven Raga'yı geride bırakarak adaylık hakkını kazanmıştı.
Kawas, kampanyasında İsrail'in Gazze'deki operasyonlarını "soykırım" olarak nitelendirdi ve ABD kaynaklarının İsrail'in askeri faaliyetlerine aktarılmasına karşı çıktı.
Daha önce Zohran Mamdani ile birlikte New York merkezli bazı kuruluşların İsrail'in Filistinlilere yönelik hak ihlallerini finanse etmesine karşı başlatılan "Not On Our Dime" kampanyasının geliştirilmesinde rol aldı.
Filistin meselesini işçi hakları ve toplumsal adalet mücadelesinin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendiren Kawas, Demokrat Parti içindeki ilerici hareketin Filistin halkının haklarını daha güçlü biçimde savunması gerektiğini belirtti.
Kawas'ın seçim başarısı, ABD'de Filistin kökenli siyasetçilerin yerel ve eyalet düzeyindeki siyasi temsilinin genişlemesi açısından tarihi önem taşıyor.
Columbia'daki Filistin dayanışma eylemlerinden ABD Kongresi'ne
New York'ta dikkat çeken bir başka sonuç, 32 yaşındaki Dominik kökenli Amerikalı siyasetçi Darializa Avila Chevalier'nin Temsilciler Meclisi'ne seçilmesi oldu.
Demokrat aday Avila Chevalier, Manhattan'ın kuzey kesimlerini ve Bronx'un bazı bölgelerini kapsayan New York'un 13. Kongre Bölgesi'nde Cumhuriyetçi Jomo Williams'ı yenerek Kongre'ye girmeyi başardı.
Amerika Demokratik Sosyalistleri tarafından desteklenen Avila Chevalier, daha önce Demokrat Parti ön seçimlerinde uzun yıllardır görev yapan Kongre Üyesi Adriano Espaillat'ı mağlup ederek önemli bir siyasi başarı elde etmişti.
Avila Chevalier'nin siyasi mücadelesinde Filistin dayanışma hareketleri önemli bir yer tuttu.
Columbia Üniversitesi mezunu olan Avila Chevalier, 2024 yılında üniversitede düzenlenen Gazze dayanışma kampının organizasyonunda görev aldı.
ABD üniversitelerinde İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına karşı düzenlenen protestolara katılan Avila Chevalier, bu eylemlerle bağlantılı olarak gözaltına alındı.
Eylül 2026'da İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Birleşmiş Milletler Genel Kurulu'na katılmasını protesto eden gösteriler sırasında da gözaltına alınan Avila Chevalier, Filistin halkıyla dayanışma çağrılarını sürdürdü.
Avila Chevalier, seçim kampanyasında ABD'nin İsrail'e sağladığı askeri yardımın sona erdirilmesini savundu.
"Babies Not Bombs" (Bombalar Değil, Çocuklar) kampanyasıyla ABD kaynaklarının İsrail'e silah gönderilmesi yerine sağlık, eğitim ve sosyal programlara yönlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Gazze'deki saldırılarda kullanılan Amerikan silahlarının satışını engellemeyi amaçlayan yasal düzenlemeleri destekleyeceğini açıkladı.
New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin de desteğini alan Avila Chevalier, özellikle genç seçmenler, üniversite öğrencileri ve demokratik sosyalist hareketin desteğiyle seçimlere katıldı.
Avila Chevalier'nin zaferi, üniversitelerdeki Filistin dayanışma hareketlerinden yetişen bir siyasetçinin ABD Kongresi'ne ulaşması bakımından dikkat çekici bir örnek oluşturdu.
Maine'de İsrail'e askeri yardıma karşı çıkan Troy Jackson kazandı
Maine eyaletinde Demokrat Troy Jackson, beş dönemdir Senato'da görev yapan Cumhuriyetçi Susan Collins'i yenerek önemli bir başarı elde etti.
Eski Maine Eyalet Senatosu Başkanı Jackson, seçim kampanyası boyunca İsrail'in Gazze'deki eylemlerini "soykırım" olarak nitelendirdi ve Amerikan vergi gelirlerinin İsrail ordusuna aktarılmasına karşı çıktı.
Jackson'ın seçim programında Gazze'deki saldırıların sona erdirilmesi ve ABD'nin İsrail'e askeri yardım sağlamaması açıkça yer aldı.
Temmuz ayında yaptığı bir açıklamada Jackson, Senato'ya seçilmesi halinde ABD vergi gelirleriyle finanse edilen İsrail askeri yardımlarına destek vermeyeceğini bildirdi.
Jackson ayrıca İsrail yanlısı lobi kuruluşu AIPAC'tan seçim kampanyası için mali destek kabul etmeyeceğini açıkladı.
İşçi hakları, sağlık hizmetleri ve ekonomik eşitsizliklerle mücadeleyi de kampanyasının merkezine alan Jackson'ın zaferi, Cumhuriyetçilerin uzun yıllardır elinde tuttuğu bir Senato koltuğunun Demokratlara geçmesini sağladı.
Teksas'ta tarihi sonuç: İsrail'i eleştiren Talarico kazandı
Seçimlerin dikkat çeken sonuçlarından biri de uzun yıllardır Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu Teksas eyaletinde yaşandı.
Demokrat James Talarico, Donald Trump'ın desteklediği Cumhuriyetçi Ken Paxton'ı yenerek 1988'den bu yana Teksas'tan Senato'ya seçilen ilk Demokrat oldu.
Talarico, seçim kampanyasında Netanyahu hükümetine saldırı amaçlı silah satışlarının durdurulmasını ve ABD askeri yardımlarının Gazze ile Batı Şeria'daki yıkımın sona erdirilmesi koşuluna bağlanmasını savundu.
İsrail'in kendisini savunma hakkını desteklediğini belirten Talarico, Netanyahu hükümetinin sivilleri bombalamasına, insani yardımları engellemesine ve toplu cezalandırma uygulamalarına karşı çıktı.
Ancak Talarico, Maine ve Minnesota'daki Demokrat adaylardan farklı olarak Gazze'de yaşananları "soykırım" olarak tanımlamaktan kaçındı ve bu konuda Uluslararası Adalet Divanı'ndaki hukuki sürece işaret etti.
Talarico'nun zaferi, Cumhuriyetçilerin geleneksel olarak güçlü olduğu bir eyalette Demokratların önemli bir siyasi kazanım elde etmesini sağladı.
Temsilciler Meclisi'nde Filistin'e destek veren sosyalist adaylar güç kazandı
Filistin konusunda İsrail hükümetini eleştiren adayların başarıları yalnızca Senato seçimleriyle sınırlı kalmadı.
Amerika Demokratik Sosyalistleri (DSA) ile bağlantılı adaylar, Temsilciler Meclisi seçimlerinde de önemli kazanımlar elde etti.
Chris Rabb, Donavan McKinney, Darializa Avila Chevalier, Claire Valdez ve Melat Kiros, Temsilciler Meclisi'ne seçilme başarısı gösterdi.
Bu adaylar, İsrail'in Gazze'deki askeri operasyonlarını "soykırım" olarak nitelendirmeleri ve ABD'nin İsrail'e askeri desteğinin kesilmesini savunmalarıyla öne çıktı.
New York'ta ise İsrail hükümetinin politikalarını eleştiren Brad Lander, Claire Valdez ve Darializa Avila Chevalier, Temsilciler Meclisi seçimlerini kazandı.
Seçim sonuçları, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin de içinde bulunduğu ilerici siyasi hareketin Demokrat Parti içindeki etkisinin genişlediğine işaret etti.
AIPAC'ın Demokrat Parti üzerindeki etkisi tartışılıyor
2026 seçimleri, ABD'nin İsrail politikasının Demokrat Parti içinde giderek daha fazla tartışıldığı bir dönemde gerçekleştirildi.
2024 seçimlerinde İsrail hükümetinin politikalarını eleştiren Jamaal Bowman ve Cori Bush gibi ilerici siyasetçiler, AIPAC (Amerikan İsrail Kamu İşleri Komitesi) destekli rakipleri karşısında ön seçimleri kaybetmişti.
Ancak 2026 seçim döneminde Gazze'deki savaş, ABD'nin İsrail'e sağladığı askeri destek ve İran savaşı, Demokrat Parti'nin ilerici kanadında daha güçlü biçimde gündeme geldi.
Filistin haklarını savunan adayların elde ettiği başarılar, ABD'nin İsrail politikasına yönelik eleştirilerin Demokrat Parti içindeki temsilinin güçlendiğini gösteriyor.
Bununla birlikte seçim sonuçlarını yalnızca Filistin meselesiyle açıklamak mümkün değil. Hayat pahalılığı, ekonomik sorunlar, Trump yönetimine yönelik tepkiler ve İran savaşının maliyetleri de seçmen davranışını etkileyen başlıca konular arasında yer aldı.
Demokratların Kongre'nin iki kanadında da çoğunluğu kazanmasıyla birlikte, İsrail'e askeri yardımların geleceği ve ABD'nin Orta Doğu politikası üzerindeki tartışmaların yeni yasama döneminde daha fazla gündeme gelmesi bekleniyor.





