CGTN Türk Dış Haberler Servisi
ABD’nin açık denizlerdeki üstünlüğünü sağlayan donanma gücü üretim kapasitesindeki azalma ile erimeye devam ediyor. Economist dergisi bu alanda yükselen yıldızın Çin olduğuna “Çin'in 2030 yılına kadar filosunu 435 gemiye çıkarması makul görünüyor. Buna karşılık ABD'nin 2031'e kadar yalnızca 58 yeni gemi ekleme planı ve yeni nesil savaş gemisi projeleri gerçekçilikten uzak kalıyor." İfadeleri ile dikkat çekti.
Dergi, bu farkın yalnızca savunma bütçeleriyle açıklanamayacağını özellikle vurguladı. Economist, bu bağlamda "Bunun nedeni Çin'in Amerika'nın ciddi biçimde yoksun olduğu bir avantaja sahip olmasıdır. Çin'in bir deniz gücü olarak yükselişi devasa ticari gemi yapım sanayisi tarafından desteklenmiştir." değerlendirmesine yer verdi.
Makalede, son 25 yılda Çin'in küresel gemi inşa tonajındaki payının yüzde 5'ten yüzde 50'nin üzerine çıktığına işaret edilirken, ABD'nin ticari gemi üretiminin ise neredeyse yok olma noktasına geldiği belirtildi. Economist, bu tabloyu yalnızca ekonomik bir başarı olarak değil, doğrudan askeri kapasiteyi belirleyen stratejik bir unsur olarak vurguladı.
Ticari siparişler askeri altyapıya güç veriyor
Washington merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nden (CSIS) Matthew Funaiole'nin analizine de yer veren Economist, Çin modelinin temel gücünün askeri ve sivil tersaneler arasındaki entegrasyon olduğunu anlattı. Dergi, "Çin'in ticari gemi yapım sanayisi donanmasıyla yakından iç içe geçmiş durumda. Ticari siparişler yavaşladığında kuru havuzlar askeri üretime yönlendirilebiliyor ve böylece yatırımların geri dönüşü artıyor. Savaş gemileri konteyner gemilerinden çok daha karmaşık olsa da çelik yapılar, boru sistemleri, motorlar ve pervaneler gibi çok sayıda ortak üretim kabiliyetini paylaşıyor." ifadeleriyle bu modelin neden sürdürülebilir olduğuna dikkat çekti.
ABD'nin ise bunun tam tersini yaşadığına dikkat çeken Economist, yaklaşık bir asır önce yerli gemi yapımını korumak amacıyla çıkarılan Jones Yasası'nın zaman içinde sektörün rekabet gücünü zayıflattığının altını çizerek şunları kaydetti:
"Amerikan limanları arasındaki taşımacılığın yalnızca Amerikan yapımı ve Amerikan mürettebatlı gemilerle yapılmasını zorunlu kılan düzenleme beklenen sonucu vermedi. Rekabet azaldı, maliyetler katlandı ve Amerika'da inşa edilen gemiler yabancı benzerlerinden kat kat pahalı hale geldi. Bunun sonucunda ABD'nin küresel gemi inşa tonajındaki payı 2025 itibarıyla yalnızca yüzde 0,03 seviyesine geriledi."
Güney Kore aşısı da yetmeyecek
Makalede, Huntington Ingalls Industries tarafından inşa edilen iki yeni uçak gemisinin teslimatının iki yıldan fazla gecikeceği belirtilirken, fırkateynlerden denizaltılara kadar uzanan askeri gemi projelerinin yaklaşık beşte dördünün takvimin gerisinde olduğu aktarıldı. Dergi, bunun yalnızca bütçe sorunu olmadığını; yetişmiş iş gücü, tersane kapasitesi ve tedarik zincirindeki aşınmanın giderek daha belirleyici hale geldiğini değerlendirdi.
Washington'un son dönemde açıkladığı Ships for America Act, 20 milyar dolarlık Denizcilik Eylem Planı ve Güney Kore ile geliştirilen yeni tersane iş birliklerine de değinen Economist, ABD yönetiminin sorunun farkında olduğunu ancak çözümün sanılandan çok daha uzun zaman alacağını belirtti. Dergi, Güney Kore'nin üç büyük gemi üreticisinin ABD'de yeni tersane yatırımları için 15 iş birliği projesi başlattığını, bazı Amerikalı siyasetçilerin ise Japonya ve Güney Kore'de savaş gemisi üretimine izin verecek düzenlemeleri tartışmaya başladığını aktardı.




