CGTN Türk Dış Haberler Servisi

Princeton Üniversitesi tarih ve kamu politikaları profesörü Julian Zelizer, İran savaşının yol açtığı ekonomik baskının Trump yönetimine yönelik seçmen tepkisini güçlendirebileceğini belirtiyor. Zelizer, Foreign Policy’de 26 Ekim’de yayımlanan analizinde 1966 ara seçimlerini örnek gösterdi. Yazara göre seçmenler, başkanın savaş kararlarının geçim sıkıntısını artırdığını gördüğünde muhalefetin Kongre seçimlerinde destek kazanması kolaylaşıyor.

Avustralya hükümetine AUKUS çağrısı: “Anlaşma derhal feshedilmeli”
Avustralya hükümetine AUKUS çağrısı: “Anlaşma derhal feshedilmeli”
İçeriği Görüntüle

Demokrat Başkan Lyndon Johnson, 1964 seçimlerinden büyük bir zaferle çıkmıştı. Partisi Temsilciler Meclisi’nde 295, Senato’da 68 sandalyeye sahipti. Bu çoğunluk, yoksullukla mücadeleden sağlık ve eğitim yardımlarına uzanan “Büyük Toplum” programlarını ilerletmesini sağladı. İki yıl sonra Vietnam’da 300 binden fazla Amerikan askeri bulunuyordu. Savaş karşıtı hareket henüz siyasetin merkezine yerleşmemişken Cumhuriyetçiler, askerî harcamaları bütçe açığı ve yükselen fiyatlarla ilişkilendiren bir kampanya yürüttü. Zelizer’in aktardığına göre ekonomistler de enflasyon baskısında yeni sosyal programlardan çok savaş harcamalarının belirleyici olduğu konusunda genel olarak uzlaşıyordu.

Ekonomik bunalımın tohumları

1966’da tüketici fiyatları 1957’den beri görülen en yüksek artışını kaydederken et, ulaşım ve sağlık giderlerindeki zamlar seçmenin tepkisini büyüttü. Beyaz Saray’ın bir araştırmasında, Kaliforniya’daki katılımcıların yüzde 76’sı Johnson’ın hayat pahalılığıyla mücadelesini onaylamıyordu. Ekim ayında birçok eyalette kadınlar gıda fiyatlarını protesto etmek için süpermarket boykotları düzenledi. Cumhuriyetçi adaylar marketlerde kampanya etkinlikleri yaparken Temsilciler Meclisi’ndeki azınlık lideri Gerald Ford, aynı ay bir parti yemeğinde Johnson’ı “gelecekteki bir ekonomik bunalımın tohumlarını ekmekle” suçladı.

Seçimlerde Demokratlar Kongre’nin kontrolünü korudu, fakat Cumhuriyetçiler Temsilciler Meclisi’nde 47, Senato’da üç sandalye kazandı. Bununla birlikte Cumhuriyetçiler Vietnam’da daha sert askerî adımlar da talep ediyor; seçmenlerin bir bölümü yönetimi hem savaşı yürütme biçimi hem de ekonomik sıkıntıları yönetememesi nedeniyle cezalandırıyordu. Güçlenen muhafazakâr blok, sonraki iki yılda sosyal harcamalarda kesintiler dayattı ve yeni reformları engelledi. Demokratların Temsilciler Meclisi çoğunluk lideri Carl Albert, daha sonra seçimin etkisini “Büyük Toplum’un belini tam orada kırdı” sözleriyle anlattı. Savaş üzerindeki ayrışmalar derinleşirken Johnson 1968’de yeniden aday olmaktan vazgeçti; başkanlığı Cumhuriyetçi Richard Nixon kazandı.

Ekonomik bağlantı daha görünür hale geldi

Tarihçi Zelizer, İran savaşının Vietnam’ın ölçeğine ulaşmadığını vurgularken bugünkü ekonomik bağlantının bazı yönlerden daha görünür olduğunu savunuyor. Petrol ve ticaret piyasalarındaki istikrarsızlığın, zaten geçim sıkıntısı yaşayan tüketicilerin yükünü artırdığına dikkat çekiyor.

Yazarın ifadesiyle, uzun savaşlardan kaçınma sözü veren başkan ülkeyi böyle bir savaşa sürüklerken, “Cumhuriyetçi ya da Demokrat, çalışan Amerikalılar bunun bedelini ülkelerinde ödüyor.” Bu değerlendirme, Demokratların kampanya imkânını da tarif ediyor: Trump’ın dış politika tercihlerinin günlük yaşam üzerindeki sonuçlarını göstermek. Zelizer’in çizdiği tabloya göre, ekonomik baskı sürdükçe yönetimin savaş kararlarını seçmenin geçim kaygısından ayrı tutma çabasının sonuç vermesi beklenmiyor.