İspanya'da tahliye karşıtı mücadelenin sembolü haline gelen 87 yaşındaki Maricarmen Abascal, 71 yıldır yaşadığı evinden zorla çıkarılmasının ardından kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.
Abascal'ın evinden tahliye edilmesi, ülkede insana yakışır konut hakkı talebiyle son yılların en büyük toplumsal seferberliklerinden birini tetikledi. Yaklaşık iki hafta önce Madrid'deki evinden tahliye edilen Abascal, Çarşamba günü Gregorio Marañón Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.
Tahliye görüntüleri ülke gündemini değiştirdi
Maricarmen Abascal'ın evinden çıkarılması, kısa sürede geniş bir toplumsal hareketin doğmasına neden oldu ve insana yakışır konut hakkını İspanya'daki siyasi tartışmaların merkezine taşıdı.
Abascal'ın evinden hastaneye sedyeyle götürülürken çekilen görüntüleri dünyanın birçok yerindeki medya kuruluşlarında yayımlandı. Görüntülerin kamuoyunda yarattığı tepki, hükümet üzerinde konut krizine ilişkin hızlı adımlar atılması yönünde baskı oluşturdu.
"Maricarmen kararnameleri" tartışması
Koalisyon hükümeti geçtiğimiz hafta, kamuoyunda "Maricarmen kararnameleri" olarak anılan konutla ilgili iki kraliyet kararnamesini onayladı. Ancak her iki kararname de geçen cuma günü İspanya Kongresi'nde Halk Partisi, Vox, Junts ve UPN'nin karşı oylarıyla reddedildi.
Ardından ülkede siyasi gelişmeler hız kazandı. Pazartesi günü Başbakan Pedro Sánchez, 29 Kasım'da erken genel seçim yapılacağını açıkladı. Salı günü Bakanlar Kurulu, Kongre Daimi Komitesi'nin onayına sunulmak üzere iki kraliyet kararnamesini bazı değişikliklerle yeniden kabul etti.
Çarşamba günü ise ülkenin önde gelen sendikaları, Kiracılar Birliği'nin çağrısıyla yapılacak genel greve destek vereceklerini açıkladı. Genel grevin tarihi 11 Kasım olarak belirlendi.
Maricarmen'in ölümü büyük şok yarattı
Abascal'ın beklenmedik ölümü, konut hakkı mücadelesine destek verenler arasında büyük üzüntü ve öfkeye yol açtı. Ölüm haberinin ardından Madrid'deki Puerta del Sol Meydanı'nda kamp kuran eylemciler, kendiliğinden Kongre binasına doğru yürüyüşe geçti.
Oysa yalnızca birkaç gün önce, Abascal'ın dördüncü girişimde evinden tahliye edilmesine neden olan Urbagestión Desarrollo e Inversión SL adlı şirketin nihayet müzakere masasına oturmayı kabul ettiği duyurulmuştu.
Taraflar, Abascal'ın hastaneden taburcu edilmesinin ardından evine dönmesini sağlayacak düzenlemeler üzerinde anlaşmıştı.
Ancak bu gerçekleşemedi.
Abascal, evinden çıkarıldıktan sonra kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. 2 Kasım'da 88 yaşına girecekti.
"Evimi savunamadım ama başkalarının savaşması için mücadele ettim"
Maricarmen Abascal'ın hastanede geçirdiği son günlerde söylediği sözler, bugün İspanya'da konut hakkı için mücadele edenlerin dilinde.
Yıllar boyunca kendisine destek verenlere ve mücadelesini sürdürenlere şu sözlerle seslenmişti: "Evimi savunmayı başaramadım ama başkalarının kendi evleri için savaşmayı öğrenmeleri için mücadele ettim."
Abascal'ın bu sözleri, ölümünün ardından İspanya'daki konut hakkı hareketinin sembol ifadelerinden biri haline geldi.




