Rusya’nın St. Petersburg kentinde 3 Haziran’dan bu yana ülkenin en büyük etkinliği düzenleniyor. Ülkede “Kuzeyin Başkenti” olarak bilinen Petersburg bu sene 29. kez “Petersburg Uluslararası Ekonomi Forumu”na ev sahipliği yapıyor. Toplam dört gün süren dev etkinliğe, Rusya’ya yönelik çok uzun süredir uygulannaya devam eden Batı ağırlıklı sayısız iktisadi yaptırıma rağmen dünyanın 5 kıtasından onlarca ülkenin ticari temsilcisi, iş insanı heyeti ile siyaset adamı katılıyor. Avrupa ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli yaptırımlar yavaştan 2014 yılında başlamış, kapsam ve etkinlikleri 2022 yılından sonra ise adeta katlanmış; tek tek kurum ve işletmelerle tüzel ve fiziki kişilere tatbik edilenlerin sayısı önce binlere, zaman içinde ise on binlere ulaşmıştı. Buna karşın, alanında yerkürenin sayılı ekonomik etkinliklerinden birisi olan foruma bu sene de on binlerce katılımcı iştirak ederken, ülkeler ve ticari delegasyonlar arasında bir dolu anlaşmaya imza atılıyor ve yine bir dizi önemli siyasi heyet ve politikacı ve de diğer alanlardan kayda değer isimler forum vesilesiyle bir araya gelip farklı türde etkinliklerde boy gösteriyorlar.

“G -7’nin satın alma bazlı global GSMH’deki payı düşerken, dolar ve euroya güven azalıyor”

St. Petersburg’daki küresel buluşmaya damgasını vuran anların başında bu sene de Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yaptığı uzun konuşma geldi. “Expo Forum Sergi ve Fuar Alanı”nın büyük salonunda düzenlenen etkinliğe Özbekistan, Tanzanya Devlet Başkanları ile Çin Halk Cumhuriyeti’nin Devlet Başkan Yardımcısı konuşmacı olarak katıldılar. Konuşmasında küresel gelişmenin dinamiklerinin değiştiğine vurgu yapan Rus lider, G-7’yi oluşturan ülkelerin satın alım gücü paritesi bazında dünya gayri safi milli hasılasına yaptıkları katkının her geçen yıl azalmak suretiyle yüzde 40’lara kadar gerilediğini, bunun gelinen noktada BRICS ülkelerinin oranının dahi çok altında kaldığını belirtti. Rusya Federasyonu’nun ülke dışındaki varlıklarına el konulmasının sadece dolar ve euroya genel güveni azaltmaktan başka bir şeye yaramadığının altını çizen Vladimir Putin, dahası onların gerçekte ve daha çok “politik bir enstrüman” olarak kullanıldığının açığa çıkmasına vesile olduğunu vurguladı. Rusya Lideri konuşmasının devamında dünya ticaret sisteminin, son gelişmelerle birlikte artık Batı merkezli olmaktan çıktığına ve bu sayede “çok kutuplu dünya ekonomik sisteminin” pekişmeye devam ettiğine işaret etti. Rusya’nın 2014 öncesinde petrol ve gaz ihracatının bütçe gelirlerinin tam olarak yarısını oluşturduğunu anımsatan Putin, bugün ise bu oranın en az yüzde 20’ye kadar gerilediğini kaydetti.

Konuk ülke Suudi Arabistan’dan 200 kişilik dev delegasyon ile ABD’den 30 şirketin heyeti

Forumun resmi açılışı ikinci gün tam 130’dan fazla ülkeden gelen resmi ve gayri resmi delegasyonun ve temsilcinin katılımıyla gerçekleşirken, aralarından Rusya’ya görünüşte halen iktisadi “yaptırımlar” uygulamayı sürdüren pek çok ülkdeden heyetin olması da özellikle dikkat çekti. Bu arada Özbekistan Devlet Başkanı Şevket Mirziyoyev ve Putin, katıldıkları video konferans yoluyla Orta Asya ülkesinin ilk nükleer santralinin inşaatının startını verdiler.

Bugün itibariyle dördüncü gününde devam eden forumda şu ana değin rekor sayıda, toplam 1000’den fazla ticari-yatırım anlaşmasının imzalandığı duyuruldu. Tüm bu iş anlaşmalarının toplam değerinin trilyon rubleleri bulduğu belirtiliyor. Bu seneki forumun “misafir ülkesi” olan Suudi Arabistan, 200’ü aşkın kişiden oluşan dev delegasyonunun kapsamında Enerji ve Yatırım Bakanları ve de dünya devi petrol şirketi “Aramko”nun idarecileri düzeyinde katıldı 29. kez organize edilen foruma. Rusya’nın en büyük organizasyonunda bu seneki en büyük yenilik ve değişim ise kuşkusuz, Amerika’dan çok uzun bir aranın ardından gelen resmi heyet ve beraberinde bir dizi Amerikan firmasının temsilcilerinin fuar alanında yerlerini almaları oldu. ABD’den toplamda 30 küsur şirketin temsilcisi katılım sağlarken, bu ülkeyi ‘Batı bloğundan’ Almanya izledi

‘Yaptırımların ülkesi’ Almanya’dan ciddi katılım olurken, Çin yine üst düzeyde temsil edildi

Avrupa’da Rusya karşıtı yaptırımlar konusunda epeydir liderliği üstlenen ve şu ana kadar Ukrayna’ya her açıdan en fazla yardım sağlayan ülke konumundaki Federal Almanya’nın heyetinde Bundestag’dan milletvekililerinden yerel parlamento mebuslarına ve büyük holdinglerin başındaki isimlere kadar çok sayıda etkin kişinin bulunduğu görüldü. Çin Halk Cumhuriyeti her sene olduğu gibi bu yıl da büyük bir ticari delegasyon ve başında Devlet Başkan Yardımcısı Han Zheng’in olduğu siyasi heyetle dev organizasyonda temsil edildi. Bunun dışında ise, foruma yüksek ve etkin katılım sağlayan diğer ülkelerden Birleşik Arap Ülkeleri, İran, Endonezya’nın yanı sıra Sırbistan, Moğolistan, Bosna-Hersek, Siyer Lione, Şeysel Adaları ve Kırgızistan öne çıktı.