CGTN Türk Radyo'da Özgür Özbakır ve Kaan Yiğit'in sunduğu "Akşam Raporu" programına konuk olan Avukat ve Öğr. Gör. Özlem Şen, yüksek mahkemenin kararına ilişkin bilinmeyenleri ve kamuoyundaki yanlış algılara açıklık getirdi.
İşte Avukat Özlem Şen'in açıklamalarından öne çıkan başlıklarla süresiz nafaka kararının detayları:
"Yarından itibaren kalkmıyor, TBMM'nin 9 ay süresi var"
Kamuoyunda yoksulluk nafakasının hemen kaldırıldığına dair bir algı oluştuğunu belirten Avukat Özlem Şen, bu bilginin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. Kararın henüz yürürlüğe girmediğinin altını çizen Şen, mahkemenin yeni bir düzenleme yapılması için yasama organına (TBMM) 9 aylık bir süre tanıdığını ifade etti. Şen ayrıca, hali hazırda nafaka ödemekle yükümlü olan kişilerin güncel olarak ödemelerini yapmaya devam etmek zorunda olduklarını hatırlattı.
"Nafaka sanıldığının aksine 'sınırsız' değil"
Avukat Şen, yoksulluk nafakasının aslında uygulamada ve kanunda "kesinlikle süresiz" bir hak olmadığını, Türk Medeni Kanunu'nun bir bütün olarak okunması gerektiğini belirtti. Şen, süreci şu sözlerle açıkladı: "Medeni Kanunun 175. maddesi 176. maddesi ile birlikte okunduğunda yoksulluk nafakasının talep üzerine sona erebileceği düzenlenmiş. Nafaka alacaklısı yeniden evlenirse veya eşlerden biri ölürse nafaka mahkeme kararına gerek olmadan kendiliğinden sona erer. Kişi fiili olarak evliymiş gibi yaşıyorsa, haysiyetsiz bir hayat sürüyorsa veya yoksulluk durumundan kurtulacak düzeyde gelir getiren bir işte çalışmaya başladıysa, nafaka alma durumu mahkeme kararıyla sona eriyor.
"Gerçek nafaka miktarları 3-4 kalıp peynir parası bile etmiyor"
Medyada ünlülerin ödediği yüksek nafaka rakamlarının yanıltıcı bir algı yarattığına değinen Şen, gerçek mahkeme dosyalarındaki rakamların çok düşük olduğunu ifade etti. Adli yardım dosyalarında ödenen nafaka miktarlarının ortalama 1500, 1600 ila maksimum 2500 TL civarında olduğunu söyleyen Şen, bu rakamların günümüz ekonomisinde 3-4 kalıp peynir parası bile etmediğini vurguladı. Ayrıca nafaka yükümlülerinin ödeme yapmamak için sigortasız işlerde çalışmaya başladığını ve tahsilatın çok zorlaştığını da sözlerine ekledi.
"Kadınlar şiddet dolu evliliklere mahkum kalabilir"
Kararın sosyolojik boyutlarına da değinen Avukat Özlem Şen, yoksulluk nafakasını iptal etmenin "sosyal adalete tırpan vurmak" anlamına geldiğini belirtti. Kadınların eğitim ve istihdamda hala ciddi eşitsizliklerle mücadele ettiğini belirten Şen, "Hiçbir ekonomik güvenceleri olmayınca, kadınlar o evliliğin içinde, şiddet olan evliliğin içinde kalmak zorunda kalacaklar." uyarısında bulundu. Sorunun çözümünün kadınların haklarını daraltmak değil, eşitsizlikleri ortadan kaldırmak olduğunu vurguladı.
"Nafakayı sadece kadın alır algısı yanlış"
Toplumdaki "sadece kadınlar nafaka alır" inancının yanlış olduğunu söyleyen Şen, yoksulluk nafakasının boşanmada kusurlu olan tarafça, kusursuz veya az kusurlu olan tarafa ödendiğini; bu kişinin erkek de kadın da olabileceğini hatırlattı.
Kademeli nafaka sistemi mi geliyor?
TBMM'ye tanınan 9 aylık süreçte nasıl bir düzenleme yapılacağına dair hukuki öngörülerini de paylaşan Özlem Şen, Adalet Bakanlığı'nın 12. Yargı Paketi için zaten bir hazırlığı olduğunu belirtti. Hazırlanan taslak çalışmasına göre evlilik süresine endeksli kademeli bir nafaka süresi getirilmesinin planlandığını söyleyen Şen, "Örneğin 5 yıl süren evlilikler için 3 yılla 10 yıl arası bir nafaka öngörüsü var. Uzun süreli evliliklerde ise hakime takdir yetkisi tanınması gündemde." diyerek yeni yasal sürecin şifrelerini verdi.
Son olarak AYM'nin bu iptal kararını oy birliğiyle değil, oy çokluğuyla aldığına dikkat çeken Şen, yüksek mahkemedeki hukukçuların da bu konuda hemfikir olmadığını, kararın gerekçesi açıklandıktan sonra durumun netleşeceğini belirterek sözlerini noktaladı.



