İngiliz Financial Times'ın (FT) haberine göre, bu dönüşümün en çarpıcı örneklerinden biri İtalya'daki Stellantis'e ait Cassino fabrikası. Bir dönem yılda 300 bin araç üretme kapasitesine sahip olan tesiste 2026'nın ilk altı ayında yalnızca 6 bin 700 otomobil üretildi. Fabrikada çalışan 2 bin 200 işçi ise ayda yalnızca birkaç gün işe çağrılıyor. 2007'den bu yana fabrikada çalışan üç çocuk annesi Denise Tisci, mayıs ayından bu yana hiç vardiyaya çıkmadığını söyledi. Tisci, "Birçok şeyden tasarruf ettik. Çocuklarımızı pizza yemeye götürmek gibi en basit şeylerden bile vazgeçtik" ifadelerini kullandı.

Stellantis Çinli ortak arıyor

Fiat'ın da sahibi olan Stellantis, Cassino fabrikasının üretim kapasitesini artırmak için Çinli ortak arayışını sürdürüyor. Şirketin üzerinde durduğu seçenekler arasında halihazırda birlikte çalıştığı elektrikli araç üreticisi Leapmotor ile Dongfeng bulunuyor.

Stellantis'in Avrupa Operasyonları Başkanı Emanuele Cappellano, Çin ortaklıklarının yalnızca şirketin ayakta kalmasını sağlamayacağını, aynı zamanda Avrupa'da büyüme fırsatı yaratacağını söyledi. Cappellano, Cassino fabrikası için yıl sonuna kadar bir çözüm bulunacağını da açıkladı.

İtalya Sanayi Bakanı Adolfo Urso ise Çinli yatırımlara kapıyı açık bırakarak, "Eğer amaç fabrikayı çalıştıracak ve tedarik zincirini koruyacak teknolojik bir ortaklık kurmaksa bunu memnuniyetle karşılarız. Yeter ki İtalya'da sadece montaj değil üretim yapılsın" dedi.

Kriz yalnızca Stellantis ile sınırlı değil. Avrupa'da otomobil satışları hâlâ pandemi öncesi seviyelerin yaklaşık 3 milyon altında bulunuyor. Çinli markalar ise krizdeki Avrupa'da pazar paylarını hızla artırıyor. Bu nedenle birçok üretici Çinli şirketlerle ortaklıklara yöneliyor;

  • Nissan, İngiltere'deki Sunderland fabrikasında Chery ile üretim yapacak.
  • Volkswagen, Xpeng ile iş birliği görüşmelerini sürdürüyor.
  • Ford ise İspanya'da Geely ile anlaşma imzaladı.

Ford Avrupa Başkanı Jim Baumbick, "Avrupa'daki ortam sonsuza dek değişti. Hedef artık en düşük maliyete ulaşmak" dedi.

2,5 milyon araçlık kapasite boşta

Danışmanlık şirketi AlixPartners'a göre Avrupa otomotiv sektöründe fabrikaların kapasite kullanım oranı yüzde 60'ın altına geriledi. Bu da yaklaşık 2,5 milyon araçlık üretim kapasitesinin atıl durumda olduğu anlamına geliyor. Bu nedenle Stellantis, Fransa'nın Rennes ve İspanya'daki tesislerinde Leapmotor ve Dongfeng'in araç üretmesine olanak tanıyor. Fransa'daki sendikalar da bu adımı istihdamı koruyacak bir çözüm olarak değerlendiriyor.

En büyük endişe teknoloji ve tedarik zinciri

Ancak Çinli ortaklıklar Avrupa'da yeni tartışmaları da beraberinde getiriyor. Uzmanlar, Çinli şirketlerin başlangıçta Avrupa'da yalnızca son montaj yapmasının yerel parça üreticileri açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. AutoAnalysis Direktörü Ian Henry, ilk aşamada Çin'den gelen parçaların Avrupa'da yalnızca monte edilmesinin montaj hattındaki çalışanları koruyabileceğini ancak pres, boya ve karoser bölümlerindeki çalışanlar ile yerli tedarikçilerin olumsuz etkilenebileceğini söyledi. Avrupa Birliği ise bu riski azaltmak amacıyla 2027 ortasında yürürlüğe girmesi planlanan yeni kurallarını hazırlıyor. Sanayi Hızlandırıcı Yasası kapsamında otomobil parçalarının kamu teşviklerinden yararlanabilmesi için yüzde 70 yerel içerik şartı getirilmesi öngörülüyor.

Borsa güne yükselişle başladı
Borsa güne yükselişle başladı
İçeriği Görüntüle

Çinli üreticiler Avrupa'da yerelleşmeye sıcak baktıklarını belirtirken bunun zaman alacağını vurguluyor. Chery International Başkan Yardımcısı Charlie Zhang, yerelleşmenin belirli bir takvimle değil, tedarik zincirlerinin olgunlaşmasına bağlı olarak ilerleyeceğini söyledi. Öte yandan tüm Çinli üreticiler ortak girişim modeline sıcak bakmıyor. BYD'nin uluslararası operasyonlardan sorumlu yöneticisi Stella Li, ortak girişimini "imkânsız" olarak nitelendirerek şirketin kendi kararlarını çok daha hızlı alabildiğini ifade etti. Li, “Bence kendi başımıza yönetmek daha iyi. İzin istemek çok zor. Biz kararlarımızı beş dakika gibi bir sürede alıyoruz,” diyor.

Analistler ise Avrupa otomotiv sektörünün önündeki temel sorunun yalnızca fabrikaları doldurmak değil, Çin yatırımlarını çekerken teknoloji transferini sağlayabilmek ve yerel tedarik zincirlerini ayakta tutabilmek olduğunu belirtiyor.