DKC hükümetinin pazartesi günü yayımladığı son durum raporuna göre, cumartesi itibarıyla ülkede 8 bin 67 doğrulanmış Ebola vakası kaydedildi. Bu vakaların 3 bin 901'i ölümle sonuçlanırken, vaka ölüm oranı yüzde 48,4 olarak hesaplandı. Şimdiye kadar 2 bin 70 hasta ise iyileşti.
DSÖ'nün cuma günü yayımladığı son Salgın Hastalıklar Bülteni'nde, günlük yeni vaka sayısının yüksek seviyelerde kalmayı sürdürdüğü, ancak bulaşmanın yoğunluğunun etkilenen eyaletler ve sağlık bölgelerine göre önemli farklılıklar gösterdiği belirtildi.
Örgüt, yüksek seyreden ölüm oranının özellikle toplum içinde meydana gelen ölümlerle birlikte hastalığın ciddiyetini ortaya koyduğunu bildirdi. DSÖ ayrıca vakaların zamanında tespit edilmesi ve hastaların erken ve yeterli sağlık hizmetine erişmesinde halen önemli güçlükler yaşandığına dikkat çekti.
Ituri merkez üssü olmaya devam ediyor
Salgının merkez üssü konumundaki Ituri eyaletinde vaka sayısının ağustos ortasındaki zirvenin ardından kademeli olarak gerilediği bildirildi. Buna karşılık Kuzey Kivu eyaletinde bulaşmada önemli bir artış görüldü ve vaka sayısı eylül ortasında en yüksek seviyesine ulaştı.
Haut-Uele eyaletinde bulaşmanın devam ettiği belirtilirken, Tshopo eyaletinde de yeniden vaka görülmeye başlandı.
Salgın halen ülkenin yedi eyaletindeki 63 sağlık bölgesini etkiliyor. DSÖ, Sud-Ubangi ve Haut-Uele'deki yeni etkilenen bölgeler de dahil olmak üzere salgının son dönemde coğrafi olarak genişlemesinin, hastalığın komşu ülkelere yayılma riskini artırdığı uyarısında bulundu.
Kongo'daki en büyük Ebola salgını
Mayıs ayında ilan edilen mevcut salgın, Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nde şimdiye kadar kaydedilen en büyük ve en ölümcül Ebola salgını haline geldi.
Salgın aynı zamanda 2014-2016 yılları arasında Batı Afrika'da yaşanan ve 11 binden fazla kişinin hayatını kaybettiği Ebola salgınının ardından, dünya genelinde kaydedilen en büyük ikinci Ebola salgını olma özelliğini taşıyor.
Salgının genişlemesi ve yüksek ölüm oranının devam etmesi, DKC'de erken teşhis, tedaviye erişim ve salgının yayılmasını önlemeye yönelik sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesini yeniden gündemin merkezine taşıyor.



