Alman Uzay Komutanlığı Başkanı Michael Traut’un, Rusya ve Çin’den yörüngeden kaynaklanan sözde “tehditleri” gerekçe göstererek, casus uydular, uzay uçakları ve saldırı lazerlerini de kapsayan 35 milyar avroluk (41 milyar dolar) bir askeri uzay hamlesi planladıklarını öne sürdüğü bildirildi. Çinli analistler bu planı, ABD’nin uzayın militarizasyonundaki başat rolünü görmezden gelen, Çin’e yönelik “tehdit” iddialarını ise temelsiz biçimde öne süren klasik bir çifte standart ve Soğuk Savaş zihniyeti olarak eleştirdi.

Singapur Havacılık Fuarı öncesinde düzenlenen bir uzay etkinliğinin kulisinde Reuters’e konuşan Traut, söz konusu harcama planının “Rusya ve Çin’den yörüngeden gelen artan tehditlere karşı koymayı amaçladığını” iddia etti.

Reuters’in aktardığına göre Traut, Almanya’nın önümüzdeki birkaç yıl içinde SATCOM Aşama 4 olarak bilinen, 100’den fazla uydudan oluşan şifreli bir askeri uydu takımı kuracağını açıkladı. Traut ayrıca bu ağın, “iletişim ve füze takibi amacıyla alçak Dünya yörüngesine uydu yerleştiren bir Pentagon birimi” olarak tanımlanan ABD Uzay Geliştirme Ajansı’nın kullandığı modeli yansıtacağını savundu.

Takaichi'nin büyük sınavı: Japonya 8 Şubat'ta sandığa gidiyor
Takaichi'nin büyük sınavı: Japonya 8 Şubat'ta sandığa gidiyor
İçeriği Görüntüle

Çinli analistler, uzayın militarizasyonunun arkasındaki asıl itici güç olan ABD’ye göz yumulurken, Almanya’nın Çin ve Rusya’ya yönelik temelsiz uzay tehdidi söylemini yaymayı tercih ettiğine dikkat çekti. Bu tutumun, kökleşmiş çifte standartların ve Soğuk Savaş zihniyetiyle şekillenen blok çatışmasının tipik bir tezahürü olduğu ifade edildi.

Askeri işler uzmanı Zhang Junshe, Global Times’a yaptığı açıklamada, bu çifte standardın son derece açık olduğunu belirtti.

Zhang, “ABD hâlihazırda uzayda en fazla askeri saldırı gücü konuşlandırmış ülkedir. Buna rağmen Almanya, ABD’yi taklit ederek benzer adımlar atmak isterken dönüp Çin ve Rusya’yı asılsız biçimde suçluyor. Bu, ders kitaplarına girecek bir çifte standart örneğidir,” ifadelerini kullandı.

Traut, Reuters’e verdiği röportajda Almanya’nın istihbarat toplama uyduları, sensörler ve düşman uzay araçlarını etkisiz hâle getirmek üzere tasarlanan sistemler için de kaynak ayıracağını öne sürdü. Bu sistemlerin; lazerler ile yer tabanlı altyapıyı hedef alabilen ekipmanları kapsadığı belirtildi. Traut ayrıca, Rusya ve Çin’in hâlihazırda konuşlandırdığını iddia ettiği, diğer uydulara yakın manevra yapabilen küçük uzay araçları olan sözde “denetleyici uydulara” da dikkat çekti.

“Çin-Rusya uzay tehdidi” söyleminin abartılması, Avrupa ülkeleri arasında adeta bir tür siyasi doğruluk hâline geldi. Gerçeklerden bağımsız biçimde, Çin ve Rusya’yı suçlama refleksi öne çıkıyor.

Askeri işler uzmanı Song Zhongping, Global Times’a verdiği demeçte, köklü bir eski Batı gücü olan Almanya’nın da bu klişeden muaf olmadığını söyledi. Song, bu planın hayata geçirilmesi hâlinde uzay silahlanma yarışının yoğunluğunun önemli ölçüde artacağını vurguladı.

Song ayrıca Almanya’nın yerli fırlatma kapasitesinin son derece yetersiz olduğuna dikkat çekti. Bu konuşlandırmalar için SpaceX’in Falcon 9 roketine yönelmenin, Almanya’nın olgunlaşmamış ve dışa bağımlı bir uzay aktörü konumunu teyit edeceğini belirtti. Yabancı roket sistemlerine güvenilmesi durumunda bu bağımlılığın öncelikle ABD’ye yöneleceğini ifade eden Song, bunun Almanya’nın ABD’ye olan derin stratejik bağımlılığından kurtulamamasına yol açacağı uyarısında bulundu.