Avustralya'da kanser teşhisiyle yaşayan insanların sayısının önümüzdeki 25 yılda yaklaşık 1 milyon artması bekleniyor.
Sidney Üniversitesi'nin (USYD) Pazartesi günü yayımladığı açıklamaya göre, yeni modellemeler, Avustralya'da kanserle yaşayan toplam insan sayısının 2025'teki 1,66 milyondan 2050'de 2,61 milyona çıkacağını gösteriyor. Bu, yaklaşık yüzde 57'lik bir artış anlamına geliyor.
Araştırmacılar, artışın temel nedenleri arasında nüfusun büyümesi ve yaşlanmasının yanı sıra bazı kanser türlerinin görülme sıklığındaki yükselişi gösteriyor. Ayrıca kanser taramalarının yaygınlaşmasıyla hastalıkların daha erken teşhis edilmesi ve tedavilerdeki gelişmeler sayesinde hastaların daha uzun süre hayatta kalması da kanserle yaşayan kişi sayısının artmasına katkıda bulunuyor.
Yaşlı kanser hastalarının sayısı iki katına çıkacak
The Lancet Regional Health – Western Pacific dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, özellikle ileri yaştaki kanser hastalarının sayısında dikkat çekici bir artış yaşanacak.
80 yaş ve üzerindeki kanser hastalarının sayısının, 2025'te yaklaşık 480 bin iken 2050'de 1 milyonun üzerine çıkması bekleniyor. Böylece bu yaş grubundaki kanser hastalarının sayısı 25 yıl içinde iki katından fazla artmış olacak.
Araştırmacılar, 2050 yılında yaklaşık 1,15 milyon kişinin aktif kanser tedavisi görüyor veya henüz tedavisi bulunmayan bir kanseri nedeniyle düzenli takip altında olacağını tahmin ediyor.
Meme kanseri ilk sırada olacak
Araştırmaya göre, 2050'de Avustralya'da en yaygın kanser türünün meme kanseri olması bekleniyor.
Meme kanserini sırasıyla:
- Prostat kanseri
- Melanom
- Kolorektal kanser
- Böbrek kanseri
izleyecek.
Araştırmacılar, kanserle yaşayan kişi sayısındaki artışın kaçınılmaz olmadığını ve erken müdahale sayesinde gelecekteki yükün önemli ölçüde azaltılabileceğini vurguluyor.
Sidney Üniversitesi'nin Kanserden Arınma İşbirliği'ne liderlik eden ve çalışmanın kıdemli yazarlarından Profesör Karen Canfell, kanserin önlenmesi, erken teşhis, tanı ve tedavi süreçlerinin iyileştirilmesinin hastalık yükünü azaltmada kritik önem taşıdığını belirtti.
Canfell, “Önleme, erken teşhis, tanı ve bakım süreçlerini iyileştirerek erken müdahale edebilirsek bu sayı önemli ölçüde düşecektir” değerlendirmesinde bulundu.
Araştırmacılar, özellikle yaşlanan nüfusla birlikte kanser hizmetlerine olan talebin artacağını ve sağlık sistemlerinin önümüzdeki yıllarda bu değişime hazırlıklı olması gerektiğini belirtiyor.



