CGTN Türk Dış Haberler Servisi

ABD’nin Wisconsin eyaletine bağlı Milwaukee kentinde 30 Eylül–1 Ekim tarihlerinde düzenlenen G20 Ticaret Bakanları Toplantısı, Washington’ın küresel ticarete yön verme girişiminin sınırlarını ortaya koydu. ABD dönem başkanlığının belirlediği dört gündem maddesinden yalnızca gıdanın ekonomik ve siyasi baskı aracı olarak kullanılmasına karşı ortak açıklama kabul edildi. “Aşırı kapasite”, “zorunlu çalışma” ve en çok kayrılan ülke ilkesinin değiştirilmesi konularında sonuç belgesi oluşturulamadı.

Çin Ticaret Bakanlığı sözcüsü, 4 Ekim’de toplantının sonuçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, anlaşmazlığın arka planındaki Amerikan uygulamalarına dikkat çekti. Sözcüye göre G20 üyeleri, zorunlu çalışma gerekçesiyle ABD’nin 301. madde kapsamında uyguladığı ek tarifelerle karşı karşıya bulunurken, birçok üye de “aşırı kapasite” soruşturmalarının hedefinde yer alıyor. Washington’ın yaptırım uyguladığı konuları aynı zamanda ortak işbirliği gündemi olarak sunması, toplantının temel gerilimlerinden birini oluşturdu.

Çin’den ABD’nin soykırım iddiasına sert tepki
Çin’den ABD’nin soykırım iddiasına sert tepki
İçeriği Görüntüle

Tarife baskısından ortak karara geçilemedi

Bakanlık sözcüsü, “aşırı kapasite” ve “zorunlu çalışma” başlıklarının başlangıçtan itibaren yoğun görüş ayrılıklarına yol açtığını belirtti. Birçok üye, ABD’nin bu konuları gündeme almasına, ortak açıklamalar hazırlama girişimine ve işbirliği mekanizmaları oluşturma çabasına farklı açılardan itiraz etti. Çin’in açıklamasına göre üyelerin çoğunun farklı görüşleri nedeniyle ilgili belgelerde anlaşma sağlanamadı.

Tarife ve soruşturmalarla diğer ekonomiler üzerinde baskı kuran ABD, aynı başlıklarda bütün üyelerin kabul edeceği bir çerçeve oluşturamadı. Amerikan yönetiminin ulusal mevzuatına dayanarak yürüttüğü uygulamalar, toplantıda kendiliğinden uluslararası uzlaşmaya dönüşmedi.

Zorunlu çalışma konusunda ortaya çıkan açıklamanın kapsamı da bu ayrımı göstermekte. Çin Ticaret Bakanlığı, ABD’nin toplantı sonrasında yayımladığı başkanlık açıklamasına işaret ederek, Washington’ın diğer iki G20 üyesiyle birlikte bu konuda G20 çerçevesi dışında bir metin yayımladığını hatırlattı.

Ticarette eşit muameleye geniş destek

ABD’nin değiştirmek istediği en çok kayrılan ülke ilkesi de görüşmelerin önemli anlaşmazlık başlıklarından biri oldu. Ticaret ortakları arasında ayrımcılık yapılmamasını esas alan ilke, çok taraflı ticaret düzeninin temel dayanakları arasında bulunuyor.

Çin Ticaret Bakanlığına göre, Pekin dahil üyelerin ezici çoğunluğu görüşmeler sırasında bu ilkenin küresel ticarete istikrar ve öngörülebilirlik kazandırdığını vurguladı. İlkenin zayıflatılmasının çok taraflı ticaret sisteminin temellerine ciddi zarar vereceği yönündeki değerlendirmeler öne çıktı.

Gıda uzlaşmasında gelişmekte olan ülkelerin ağırlığı

Toplantıda ortak açıklamaya dönüşen gıda başlığında ise yükselen ekonomiler ve gelişmekte olan ülkelerin önerileri belirleyici oldu. Çin’in de aralarında bulunduğu birçok üye, gıda ithalatçısı ve ihracatçısı ülkelerin tedarik zincirlerinin istikrarını birlikte koruması gerektiğini savundu. Aynı zamanda ülkelerin kendi kamu politikası hedefleri doğrultusunda önlem alma ve gıda güvenliğini sağlama haklarının korunmasını istedi.

Bakanlık sözcüsü, ABD dönem başkanlığının bu görüşleri dikkate aldığını ve önerilerin ortak açıklamaya bütünüyle yansıtıldığını bildirdi. Pekin, ortaya çıkan belgenin bütün G20 üyelerinin uzlaşmasının ve ortak çabasının ürünü olduğunu vurguladı.

Pekin’den Miami öncesi uzlaşma vurgusu

Çin Ticaret Bakanlığı, Pekin’in toplantı boyunca bütün gündem maddelerinin görüşülmesine yapıcı biçimde katıldığını ve diğer üyelerle yakın iletişim kurduğunu belirtti. Sözcü, Çin’in kendi çıkarlarıyla gelişmekte olan ülkelerin ortak çıkarlarını savunurken G20 içinde diyalog, birlik ve işbirliğini güçlendirmeye çalıştığını ifade etti.

Pekin, yaklaşan G20 Miami Zirvesi için de dönem başkanlığı ve bütün üyelerle çalışmaya hazır olduğunu açıkladı. Bu işbirliğinin temelini uzlaşmayla karar alma ilkesinin korunması, dayanışmanın güçlendirilmesi ve somut ekonomik sonuçlar üretilmesi olarak tanımladı.

Milwaukee’de ortaya çıkan tablo, gündemi belirlemekle ortak karar oluşturmanın farklı güçler gerektirdiğini gösterdi. ABD, kendi tarife siyasetinin merkezindeki başlıkları masaya taşıdı; ortak belge ise üyelerin farklı ihtiyaçlarının dikkate alındığı gıda konusunda çıkabildi.