ABD’li yetkililer, Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan ve “tüm anlaşmaların anası” olarak nitelendirilen yeni ticaret anlaşmasına ilişkin dikkat çekici açıklamalarda bulundu. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Avrupalı ortaklara yönelik hayal kırıklığını dile getirirken, ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer anlaşmadan asıl kazançlı çıkan tarafın Hindistan olduğunu söyledi.

AB ile Hindistan arasında tarihi anlaşma

Reuters’ın aktardığına göre Avrupa Birliği, Hindistan'la uzun süredir müzakere edilen serbest ticaret anlaşmasını sonuçlandırdı. Anlaşma, artan küresel ticaret gerilimleri ortamında iki taraf arasındaki ticareti artırmayı ve AB’nin ABD’ye olan ekonomik bağımlılığını azaltmayı hedefliyor.

AB’nin açıklamasına göre anlaşma, ticarete konu malların yüzde 96,6’sında gümrük vergilerini tamamen kaldıracak ya da önemli ölçüde azaltacak. Bu sayede 2032 yılına kadar AB’nin Hindistan’a ihracatının iki katına çıkması ve Avrupalı şirketlerin yaklaşık 4 milyar euro (4,8 milyar dolar) gümrük vergisi tasarrufu sağlaması bekleniyor.

Bessent: “Avrupalıları hayal kırıklığına uğratıcı buldum”

AB–Hindistan serbest ticaret anlaşmasını değerlendiren ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Avrupa’nın tutumuna sert eleştiriler yöneltti. Bessent, Hindistan’ın ABD’den gümrük vergisi tehditleriyle karşı karşıya kaldığı bir dönemde AB’nin bu anlaşmayı imzalamasının dikkat çekici olduğunu söyledi.

Bessent, anlaşmanın Brüksel’in geçen yıl Washington’ın Hindistan’a yüzde 25 gümrük vergisi uygulama kararına neden katılmadığını açıkça ortaya koyduğunu savunarak, “Kendileri için en iyisini yapmalılar, ancak Avrupalıları çok hayal kırıklığına uğratıcı buldum” ifadelerini kullandı.

Bessent ayrıca, “Bir Avrupalının Ukrayna halkının öneminden bahsettiğini her duyduğunuzda, ticareti Ukrayna halkının önüne koyduklarını hatırlayın” dedi.

ABD, geçen yıl Ağustos ayında Hindistan’ın Rus petrolü ithalatını gerekçe göstererek Hindistan menşeli ürünlere yüzde 25 gümrük vergisi uygulamış, bu oran daha sonra yüzde 50’ye yükseltilmişti.

Greer: “Bu anlaşmadan Hindistan kazançlı çıkıyor”

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer ise Salı günü Fox Business’a verdiği röportajda, anlaşmanın Hindistan’a önemli avantajlar sağladığını belirtti. Greer, “Bence bu konuda Hindistan öne çıkıyor. Açıkçası Avrupa pazarına daha fazla erişim elde ediyorlar. Ayrıca bazı ek göçmenlik haklarına sahip oldukları da anlaşılıyor” dedi.

Meksika, Küba’ya petrol gönderme kararını yineledi
Meksika, Küba’ya petrol gönderme kararını yineledi
İçeriği Görüntüle

Greer, Hindistan’ın düşük maliyetli iş gücüne sahip olduğuna dikkat çekerek, “ABD’de küreselleşmenin bazı olumsuz sonuçlarını düzeltmeye çalışırken, AB’nin küreselleşmeye daha fazla yatırım yaptığı görülüyor. Hindistan bu anlaşmadan oldukça başarılı çıkacak” değerlendirmesinde bulundu.

Çinli Analistler: “Doğal bir öz koruma tepkisi”

Çinli analistler, ABD’nin bazı müttefikleri de dahil olmak üzere birçok ülkenin, ticaret ve yatırımda ABD’ye olan bağımlılığı azaltmak amacıyla alternatif ortaklıklara yönelmesini “doğal bir öz koruma refleksi” olarak değerlendirdi.

Çin Uluslararası Ticaret ve Ekonomik İşbirliği Akademisi’nde kıdemli araştırmacı olan Zhou Mi, Global Times’a verdiği demeçte, ABD’li yetkililerin açıklamalarının Washington’ın “Önce Amerika” ideolojisine bağlılığını açıkça ortaya koyduğunu söyledi.

Zhou, ABD’nin dünyanın kendi kurallarıyla işlemesi gerektiğini varsaydığını belirterek, “Bu yaklaşım ekonomik küreselleşmenin temel normlarıyla çelişiyor ve ABD’nin küresel ticaret sistemindeki güvenilirliğini aşındırıyor” dedi.

“ABD ile ticaret artık riskli görülüyor”

Zhou Mi, giderek daha fazla ülkenin ABD ile ticaret yapmanın sadece mali kayıplara değil, ulusal ekonomiler açısından ciddi risklere de yol açabileceğini fark ettiğini ifade etti. Bu nedenle ABD’nin ticaret ortaklarının, ticari çeşitlendirme yoluyla bu risklerden korunmaya çalışmasının kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Çin Çağdaş Uluslararası İlişkiler Enstitüsü Başkan Yardımcısı Zhang Jian ise ABD’li yetkililerin açıklamalarını, Washington’ın ticaretteki hegemonik yaklaşımının açık bir göstergesi olarak değerlendirdi.

Zhang, “AB–Hindistan anlaşması, ABD’nin Hindistan ve Avrupa üzerindeki ekonomik baskı politikasını zayıflatan bir gelişme olarak görülüyor. Bu nedenle ABD’nin anlaşmaya karşı çıkması doğal” dedi.

Ülkeler ticarette çeşitlendirmeye yöneliyor

ABD’nin öngörülemez ticaret politikaları karşısında, müttefik ülkeler de dahil olmak üzere giderek daha fazla ülke ticaret ilişkilerini çeşitlendirme arayışına giriyor.

Kanada Başbakanı Mark Carney, kısa süre önce Çin’e gerçekleştirdiği ziyarette elektrikli araçlar ve kanola ticareti başta olmak üzere çeşitli alanlarda anlaşmalar imzaladı.

Bu ziyareti, bu hafta 50’den fazla İngiliz iş insanıyla birlikte Çin’i ziyaret eden İngiltere Başbakanı Keir Starmer izledi.

Pascal Lamy’den çok taraflı ticaret uyarısı

CCTV News’e göre, eski Dünya Ticaret Örgütü Genel Direktörü Pascal Lamy, Pazartesi günü yaptığı açıklamada ABD’nin DTÖ taahhütlerini ihlal eden korumacı politikalara yönelmesine karşı uyarıda bulundu.

Lamy, uluslararası toplumu çok taraflı ticaret sistemini savunmaya çağırarak, “Soğukkanlı olmalıyız ve ABD’deki korumacılık dalgasına kapılmamalıyız. ABD olmadan da dünya ticaretinin kurallarını ve disiplinini geliştirebiliriz” dedi.