Gökhun Göçmen
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) yeni dönemde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tedarik rotasını değiştirerek tek enerji kaynağı olmayı hedefliyor. Beyaz Saray’a çıktığı gün ülkeyi enerjide “dominant aktör” haline getirme sözü veren ABD Başkanı Donald Trump, “drill baby, drill” (kaz bebeğim kaz) sloganı ile Biden dönemin yeşil dönüşümünü sona erdirdi ve fosil yakıtlara yöneldi.
ABD petrolde 2000’li yılların ortalarında petrolde yüzde 60 ithalata bağımlıyken 2019’a gelindiğinde tablo değişti. Hidrolik kırma ve yatay sondaj yöntemleri ile yerin derinliklerindeki gözeneksiz tortul katmanları içindeki şey petrol ABD’nin bağımlılığını üçte bir azaltırken ülke net petrol ihracatçısı haline geldi. Bu potansiyeli daha da ileri taşımak isteyen Trump yönetimi bir yandan ihracat yasaklarını kaldırırken, ülkenin dört bir yanında depolama tesisleri için düğmeye basıldı.
Washington yönetimi ülkenin petrol üretimini önümüzdeki 12 ay içinde günlük 340 bin varil dolayında arttırabilecek potansiyeline sahipken, önümüzdeki 5 yıl içinde LNG ihracatını ise ikiye katlamayı hedefliyor.
Avrupa cepte: ‘Kriz sizin dolar bizim’ dönemi
Enerji üretimini artıran ABD, müşterilerin talebini ise yarattığı krizlerle katlıyor. Eski ABD Başkanı Joe Biden’ın elleriyle yarattığı Ukrayna krizine ağır eleştireler yönelten Donald Trump’ın her şeye rağmen Avrupalı ortaklarından Rus petrolüne dönük yaptırımlara uymasını istemesinin nedeni de tam olarak burada yatıyor.
Ukrayna krizini Avrupa’nın kucağına bırakan Donald Trump’ın hedefi silah satışı askeri-endüstriyel kompleksi beslerken, LNG ve petrol ihracatı ile enerji şirketlerini palazlandırmak. Nitekim bundan 10 yıl önce Avrupa’ya neredeyse hiç petrol ve gaz ihraç etmeyen ABD bugün Avrupa petrolünün yüzde 15’ini LNG’nin ise yarısından fazlasını karşılıyor. Avrupalı devletler Trump ile imzaladıkları ticaret anlaşması uyarınca 2028-2029 döneminde 750 milyar dolarlık Amerikan enerjisi satın almak sözü verdi.
Hürmüz: Trump’ın ablukada ısrar nedeni
Ukrayna krizi ve ticaret anlaşmaları ile enerjide ABD’ye bağımlılığı giderek artan Avrupa’nın Hürmüz boğazına uygulanan abluka sonrasında sadık bir müşteriye dönme potansiyeli giderek artıyor. Nisan ayı içerisinde ocağa oranla Avrupa’ya 2 kat daha fazla jet yakıt satan ABD’nin bir diğer hedefi de benzer bir senaryoyu da Asya için devreye sokmaya hazırlanıyor.
Hürmüz’e uygulanan abluka sonrası ABD’nin ham petrol ihracatı rekor seviyeye ulaşarak 5,2 milyon varile çıktı. Bir önceki haftaya göre ABD’nin ihracatı 1 milyon varilden fazla artarken, araştırma grubu Kpler’e göre bu ayın başlarında 65’ten fazla boş süper tanker gemisi ham petrol yüklemek üzere ABD’ye doğru yola çıktı. Bu sayı 28 Şubat’ta savaşın başlamasından önceki ortalamanın 3 katı ve tankerler esas olarak Asya rotasını takip ediyor.
Ham petrolün varil fiyatı 100 dolara yakın seyretmesi durumunda ABD petrol şirketlerinin bu yıl 63 milyar dolar ek kazanç elde edileceği düşünülüyor.
Trumpi Körfez’in minderini altından çekiyor
Hürmüz ablukasını bilinçli olarak uzatan Trump, boğaz açılsa bile gelecekteki risk olasılığı ortadan kaldırmayarak enerjide yarattığı bağımlılığı yeni bir statüko haline getirmek niyetinde. Trump’a göre İran savaşı bitince benzin fiyatları içeride düşebilir ama enerjideki rota değişimi kalıcı olabilir. Böylesine bir hamle 2022 sonrasında Avrupa’nın Rusya’dan uzaklaşması gibi Asyalı müttefikleri de Körfez’den uzaklaştırması ise muhtemel. Oysa savaştan önce Asya LNG’sinin dörtte birinden fazlasını ve petrolünün yüzde 40’ını Körfez’den temin ediyordu.
Müttefik olarak tanımladığı Körfez ülkelerinin en önemli kartını elinden almak isteyen Trump’ın Asya’ya yeni sevkiyatlar için 44 milyar değerindeki Alaska LNG depolama tesisi de bu plan içerisinde değerlendirebilir.





