Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi tarafından düzenlenen "Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans" kitabının tanıtım programı kapsamında Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi İletişim Dairesi Başkanı Gökhan Yücel moderatörlüğünde aynı isimde panel düzenlendi.

Panele, Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı ve Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED) Başkanı Ali Fuat Orhonoğlu, Amerikan Şirketler Derneği (AmCham) Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Emre Karter ve TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Murat Çiçek katıldı.

Çakar, panelde yaptığı konuşmada, yatırım ve finansın bir uçağın iki kanadı gibi ve ikisinin birbirini tamamlayan kavramlar olduğunu söyledi.

Finansın yatırımı mümkün kıldığını, yatırımın ise bir ülkenin büyümesini sağladığını kaydeden Çakar, bir ülke için bakıldığında yatırım için birçok ekosistemden bahsetmek gerektiğini bildirdi.

Altının gramı 6 bin 653 liradan işlem görüyor
Altının gramı 6 bin 653 liradan işlem görüyor
İçeriği Görüntüle

Çakar, "Burada bu ekosistemden kastettiğim şudur, sermaye konusu, finansman konusu ve en önemlisi öngörülebilirlik konusu, geleceği nasıl okuduğunuzla alakalı bir şey ve eskiden güvenlik kavramını kullanıyorduk, güvenlik kavramı artık özellikle bu Orta Doğu'daki savaşta da gördük ki Körfez ülkelerinde güvenlik sadece hukuksal güvence olarak kastedilen kavramdan öte, gerçekten fiziki güvenlik, ülkenin güvenliği de çok önemli. O anlamda pozitif ayrışan ve farklı bir ülke olmaya doğru gidiyoruz. Dolayısıyla güvenlik kavramı da çok önemli." diye konuştu.

Teknoloji ve lojistik altyapısının önemli olduğunu anlatan Çakar, bunun yanında insan kaynağının da çok iyi olması gerektiğinin altını çizdi.

Çakar, 2003-2026 yılları arasında doğrudan 290 milyar dolarlık yatırım yapıldığını anımsatarak, 2025 yılında küresel konjonktürdeki çatışmalara rağmen 13,5 milyar dolarlık yatırımın söz konusu olduğunu kaydetti.

"Esas olan bu ülkenin büyümesi"

Alpaslan Çakar, finans sektörü olarak bütün yatırımları, özellikle de seçici, katma değeri yüksek olan, ülke ekonomisini ileri götürecek yatırımları öncelikleyerek ön plana çıkarmaya çalıştıklarını belirtti.

Çakar, sadece mevduat toplayan, kredi veren kuruluşlar olmadıklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Biz ülkenin büyümesini temel hedef alan bu stratejik vizyonun parçası, aynı zamanda reel sektörümüze sadece Türkiye'deki iç kaynakların değil, dünyada da çoklukla bulunan sermayeyi ülkeye getirerek onu nasıl sermaye benzeri krediyle, sendikasyonlarla, DPR'larla, Eurobond'larla yurt dışından kaynağı getirip, bu kaynağı kendi reel sektörümüzün hizmetine sunan, buradaki yatırımlara harcanmasını sağlamak isteyen kurumlarız ve bunların stratejik ortaklarıyız. Esas olan bu ülkenin büyümesi, reel sektör büyüdükçe yatırımlar arttıkça bu finans sektörünü büyütüyor, hepimiz birbirimizi büyüterek gidiyoruz. Bizim için önemli olan ve tabii ki ülkenin büyümesi, reel sektörün büyümesi, verimli, odaklı çalışmalar olacaktır."

Türk bankacılık sektörünün bugün 25 trilyon liralık kredi hacmine sahip olduğu bilgisini paylaşan Çakar, bunun yüzde 12,5'inin ihracata verildiğine dikkati çekti.

"Önümüzü çok açık görüyorum"

YASED Başkanı Orhonoğlu da konuşmalarda güven kelimesinin çokça altının çizildiğini belirterek, uluslararası yatırımcılar için en önemli kriterlerden birinin güven olduğunu söyledi.

Orhonoğlu, kamuyla özel sektörün birbirine güvenmesinin en önemli temel taş olduğunu kaydederek, "Türkiye'de son 20 senedir özellikle de Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi'nin katkılarıyla çok iyi bir temel üzerinde çalıştığımızı ifade etmek isterim." dedi.

Kısa vadeli bakmamak gerektiğini, uzun dönemde ne yapıldığına bakmanın doğru olduğunu vurgulayan Orhonoğlu, son 23 senede 290 milyar dolar doğrudan yatırımın ülkeye getirilmesinin önemli olduğunu bildirdi.

Orhonoğlu, "Bu doğrudan yatırımın yüzde 85'i üyelerimiz tarafından Türkiye'ye getirilmiş durumda. Bütün çabamız bu rakamları daha da yükseltmek üzerine. Dünyadaki doğrudan yatırımın şu anda yüzde 1 seviyesindeyiz, hedefimiz onu yüzde 1,5'e taşımak. Ben önümüzü çok açık görüyorum. Doğru adımları attığımızı da görüyorum, son açıklanan vergi paketini memnuniyetle karşılıyorum." diye konuştu.

"Türkiye, çok geniş bir yelpazede uluslararası yatırımcıya fırsat sunuyor"

AmCham Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Karter ise dünya üzerinde bölgesel merkez olmuş şehirlere bakıldığında genelde bir konuda mükemmelleştiğini ancak Türkiye'nin en büyük özelliğinin çok geniş bir yelpazede uluslararası yatırımcıya fırsat sunduğunu söyledi.

Karter, güvenlik kavramına değinerek, "Açıkçası tedarik zincirlerinin güvenliği, ülkenin enerji güvenliği. Bu yaşanan olaylardan 10 yıl önce başlayan ilk ticaret savaşlarıyla başlayan, sonra tarife savaşlarına çevrilen, arada bir sağlık krizi geçirdik, bütün bunların alt alta koyduğunuz zaman açıkçası uluslararası yatırımcı bir ülkedeki varlığına veya bir şehirdeki varlığına bölgesel merkez olarak da baksa, üretim anlamında da baksa çok büyük sorgulamalardan tekrar geçiyor. O yüzden açıkçası Türkiye buradaki baktığınız zaman o karnede aşağıdan yukarı doğru 20 kriter sıralasanız, dünyadaki çok az ülke bu 20 kriterin tamamına geçer not alır." değerlendirmesinde bulundu.

TürkMedya İcra Kurulu Başkanı Çiçek de yapılan işlemlerin medya aracılığıyla hem halka hem de muhataplara anlatılması bakımından medyanın önemli bir işlev gördüğünü kaydetti.