İsrail'le birlikte İran'a saldıran ABD Başkanı Donald Trump, bir yandan Küba'ya yönelik tehditlerine de devam ediyor. Basın mensuplarına konuşan Trump, “Küba’yı alma onuru benim olacak. Bu büyük bir onur. Küba’yı bir şekilde almak. Küba’yı alınca Küba’yla istediğim her şeyi yapabileceğimi düşünüyorum.” dedi.

Trump’ın sözleri uluslararası kamuoyunda tepkiyle karşılanırken, Küba’nın egemenliği ve halkının uzun yıllardır maruz kaldığı ekonomik baskılar da ağırlaşmış durumda.

On yıllardır süren ambargo

Küba, özellikle Amerika Birleşik Devletleri tarafından uygulanan kapsamlı ekonomik ambargo nedeniyle ciddi ekonomik zorluklarla mücadele ediyor. 1960’lı yıllardan bu yana devam eden yaptırımlar, ülkenin uluslararası finans sistemine erişimini sınırlandırırken gıda, yakıt ve tıbbi malzemelere ulaşımı da büyük ölçüde zorlaştırdı.

Trump, Çin ziyaretini erteleme talebinde bulundu
Trump, Çin ziyaretini erteleme talebinde bulundu
İçeriği Görüntüle

Kübalı yetkililer ve uluslararası yardım kuruluşları, ambargonun vatandaşlar üzerinde ağır bir yük oluşturduğunu belirtiyor. İlaç ve tıbbi ekipman tedarikinde yaşanan sıkıntılar, enerji kesintileri ve temel tüketim ürünlerindeki kıtlıklar Küba halkının günlük yaşamını doğrudan etkiliyor.

Uluslararası toplumdan ambargo eleştirileri

Birçok ülke ve uluslararası kuruluş, Washington yönetiminin Küba’ya yönelik yaptırımlarını eleştiriyor.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da uzun yıllardır ABD’ye Küba’ya uyguladığı ambargoyu kaldırması çağrısında bulunuyor. BM’de yapılan oylamalarda dünyanın büyük çoğunluğu ambargonun sona erdirilmesi yönünde oy kullanıyor.