28 Şubat'ta İran'a yönelik başlayan ABD-İsrail saldırılarında bir ayı aşkın geçen süreye rağmen İran direnişini sürdürüyor. Üst düzey yetkililerinin hayatını kaybetmesine rağmen bölgedeki ABD üslerine ve İsrail'e yönelik misilleme saldırılarına devam eden İran, ABD'nin ön gördüğü gibi teslim olmadı.

Sahadaki başarısız sonuçların ardından İran'da "Rejim değişti" başarıya ulaştık açıklamalarını yapan ABD savaşı bitirip bölgeden ayrılmak istiyor. Ancak ABD'nin çekilmesi için sahte bir zafere ihtiyacı olduğu iddia ediliyor. Amacına ulaşan bir ABD imajı çizmek isteyen Donald Trump bu zaferin ne olabileceğine dair üst düzey yetkililerle temas halinde.

Sahte Zafer planı

Son olarak ortaya atılan bir iddia bu planı dışa vurmuş gibi gözüküyor. Washington Post'un haberine göre ABD İran'da bulunan uranyuma ilişkin bir plan hazırladı.

Plana göre, İran'daki yaklaşık 450 kilogram yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun ele geçirilmesi için bölgeye kazı ekipmanlarının sevk edilmesi ve radyoaktif materyalin taşınması amacıyla kargo uçakları için pist inşa edilmesi öngörülüyor.

Ancak bu plan Trump'ın istediği sürede bitecek gibi gözükmüyor. Uzmanlar, operasyonun son derece zorlu olup haftalarca sürebileceğini vurguladı.

Epstein dosyası Adalet Bakanı’nı koltuğundan indirebilir!
Epstein dosyası Adalet Bakanı’nı koltuğundan indirebilir!
İçeriği Görüntüle

ABD bu operasyonu yaparak ya da yapmış gibi gözükerek savaşı bitirmek ve bir an önce bölgeden ayrılmak istiyor.

İsrail ve ABD'nin uranyum iddiaları

İsrail ve ABD'nin geçen yıl İran'a yönelik hava saldırılarından önce, ülkenin 400 kilogramdan fazla yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş uranyuma ve yüzde 20 seviyesinde yaklaşık 200 kilogram fisil maddeye sahip olduğu, bu materyalin kolaylıkla yüzde 90 silah seviyesine çıkarılabildiği öne sürülüyordu.

ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, 27 Mart'ta, Washington'ın hedeflerine kara harekatına gerek kalmadan ulaşabileceğini belirtmiş, Savunma Bakanı Pete Hegseth ise 13 Mart'ta, İran'ın uranyumu gönüllü olarak devretmesinin tercih edildiğini ancak aksi durumda askeri seçeneklerin de bulunduğuna işaret etmişti.