Haber Merkezi

ABD ile Rusya arasında imzalanan ve iki ülkenin nükleer cephaneliklerine yönelik son bağlayıcı sınırlamaları içeren Yeni Stratejik Silah Azaltma Anlaşması’nın (Yeni START) bugün sona erecek olması, küresel ölçekte yeni bir silahlanma yarışı endişesini gündeme taşıdı.

Dünyanın en büyük iki nükleer gücü arasında yürürlükte kalan son silah kontrol mekanizmasının ortadan kalkması, uluslararası güvenlik açısından ciddi riskler barındırıyor.

Kremlin, dünyanın “tehlikeli” bir döneme girdiğini belirtirken, ABD Başkanı Donald Trump’ın anlaşmanın sona ermesinin doğurabileceği sonuçlara sınırlı ilgi göstermesi dikkat çekiyor.

Gözler Washington’da: Uzatma kararı ABD’nin elinde

Bu kritik aşamada, Yeni START’ın uzatılıp uzatılmayacağına ilişkin karar büyük ölçüde ABD’ye bağlı.

Ancak Washington’ın isteksiz ve temkinli tutumu, anlaşmanın tamamen sona ermesine izin verilmesi riskini artırıyor.

Uzmanlar, bunun yeni bir nükleer silahlanma yarışını tetikleyebileceği ve halihazırda kırılgan olan küresel güvenlik ortamını daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulunuyor.

Xinhua Haber Ajansı’na göre, Rusya ve ABD tarafından 2010 yılında imzalanan Yeni START Anlaşması, Perşembe günü yürürlükten kalkacak.

Rusya: ABD stratejik silahlanma tekliflerimize yanıt vermedi

Rusya Dışişleri Bakanlığı, ABD’nin Stratejik Saldırı Silahlarının Azaltılması Antlaşması (Yeni START) kapsamındaki tekliflere “kasten” yanıt vermediğini ve belgenin süresinin dolduğunu bildirdi.

Bakanlık tarafından yapılan açıklamada, Washington’dan gelen kamuoyu açıklamalarının, Rusya’nın önerdiği eylem planına uyulacağına dair bir işaret vermediği kaydedildi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Eylül 2025’te ABD’ye, antlaşmanın bitiminden sonra en az bir yıl boyunca stratejik silah tavanlarına gönüllü olarak uyma teklifinde bulunmuştu.

Ancak Moskova, bu öneriye dair herhangi resmi bir yanıt almadığını duyurdu.

Bakanlık, antlaşmanın “yaşam döngüsünün” tamamlanmasıyla birlikte tarafların artık bu çerçevedeki herhangi bir yükümlülükle bağlı olmadığını ifade etti.

Bununla birlikte Moskova, stratejik silahlar alanındaki politikasını ABD’nin askeri tutumunu ve genel stratejik durumu gözeterek “sorumlu ve ölçülü” bir şekilde inşa edeceğini belirtti.

Rusya’nın, Yeni START kapsamındaki temel nicel kısıtlamalara Şubat 2026’ya kadar gönüllü olarak bağlı kaldığı hatırlatıldı. Bakanlık yetkilileri, antlaşmanın sona ermesine rağmen stratejik dengeleri koruma niyetinde olduklarını vurguladı.

Trump: Gönüllü sınırlama teklifi kabul edilmedi

Reuters’a göre ABD Başkanı Donald Trump, Moskova’nın stratejik nükleer silah konuşlandırmalarına ilişkin sınırlamaların gönüllü olarak uzatılması yönündeki teklifini kabul etmeden, anlaşmanın sona ermesine izin vereceğini belirtti.

Bu tutum, uluslararası kamuoyunda ve özellikle silah kontrolü savunucuları arasında endişeyle karşılandı.

Çin’den “Yapıcı Öneri” vurgusu

Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Salı günü yaptığı açıklamada, iki büyük nükleer güç arasında herhangi bir silah kontrol anlaşmasının bulunmamasının küresel stratejik istikrar üzerindeki etkilerine dikkat çekti.

Lin, Çin’in Rusya’nın Yeni START sonrasına ilişkin sunduğu “yapıcı öneriyi” not ettiğini belirterek, “ABD’nin bu öneriye aktif şekilde yanıt vermesini ve küresel stratejik istikrarı gerçekten korumasını umuyoruz” dedi.

Küresel medyada geniş yankı

Anlaşmanın sona ermesi uluslararası medyada da geniş yankı buldu.

İngiliz Guardian gazetesi, bu gelişmeyi “küresel istikrarsızlığın arttığı bir dönemde, yarım yüzyılı aşkın süredir devam eden silah kontrolü çabalarının sonu” olarak nitelendirdi ve bunun İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan kurallara dayalı uluslararası düzenin çöküşüne katkı sağlayabileceğini yazdı.

Avustralya’nın ABC kanalı, “Trump’ın nükleer anlaşmayı uzatmaması, silahlanma yarışına son derece açık bir kapı bırakıyor” başlığıyla bir haber yayımladı.

Associated Press ise anlaşmanın feshedilmesinin, kontrolsüz bir nükleer silahlanma yarışına zemin hazırlayabileceği uyarısında bulundu.

Müzakerelerin önündeki engeller

Yeni bir nükleer silah kontrol anlaşmasına varılıp varılamayacağı büyük ölçüde ABD’nin tutumuna bağlı görünüyor.

Çinli askeri analist Song Zhongping, Global Times’a verdiği demeçte, Rusya’nın bu konuda daha fazla inisiyatif gösterdiğini, ABD’nin ise stratejik nükleer güçlerini modernize etme ihtiyacını öne sürerek daha az proaktif davrandığını söyledi.

Song’a göre müzakerelerin önündeki bir diğer önemli engel ise devam eden Rusya-Ukrayna savaşı ve ABD’de, özellikle muhafazakâr çevrelerde Rusya’ya duyulan derin güvensizlik.

Washington’daki birçok karar verici, ABD’nin nükleer cephaneliğini güncellememesi halinde nükleer üstünlüğünü ve caydırıcılık kapasitesini kaybedebileceğine inanıyor.

Çin: “Bu aşamada masada olmamız ne adil ne mantıklı”

Financial Times daha önce Trump’ın nükleer silah kısıtlamalarını sürdürmek ve Çin’i de silah kontrol müzakerelerine dahil etmek istediğini yazmıştı.

Erakçi'den Merz'e: Kabul edilmek için yalvarıyor
Erakçi'den Merz'e: Kabul edilmek için yalvarıyor
İçeriği Görüntüle

Ancak Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, Çin’in nükleer kapasitesinin ABD’ninkiyle hiçbir şekilde aynı seviyede olmadığını vurgulayarak, bu aşamada Çin’den nükleer silahsızlanma müzakerelerine katılmasının istenmesinin “ne adil ne de mantıklı” olduğunu ifade etti.

Yeni START

Yeni START Anlaşması, Rusya ve ABD’nin konuşlandırılmış nükleer savaş başlıkları ile stratejik füze sistemlerinin sayısını sınırlamayı amaçlıyor. Anlaşma 2011 yılında 10 yıllık bir süre için yürürlüğe girmiş, daha sonra karşılıklı mutabakatla 5 Şubat 2026’ya kadar uzatılmıştı.

Washington’ın 2019 yılında Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler (INF) Antlaşması’ndan çekilmesinin ardından, Yeni START iki ülke arasında yürürlükte kalan tek silah kontrol anlaşması olma özelliğini taşıyor.