Rusya Konseyi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Grigoriy Karasin, Batılı aktörlerin “Rus tehdidi” söylemini bilinçli şekilde yayarak Avrupa’daki güvenlik ortamını yeniden şekillendirme amacı taşıdığını ifade etti. Karasin, Telegram hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, Avrupa’daki ciddi siyasi figürlerin büyük çoğunluğunun bu tür iddialara inanmadığını belirtti.

Karasin'e göre, Batı'nın özellikle Ukrayna üzerinden inşa etmeye çalıştığı bu korku politikası, hem iç kamuoyunu yönlendirme çabası hem de Avrupa’daki bağımsız siyasi iradeleri bastırma stratejisinin bir parçası.

Senatör Karasin, “Gerçekten aklı başında siyasetçiler, ‘Rusya Avrupa’ya saldıracak’ yönündeki söylemlerin sahte bir tehdit algısı oluşturduğunu çok net görüyor. NATO ve AB, bu söylemleri Washington eşgüdümünde çok katmanlı bir stratejiye çevirmeye çalışıyor. Ancak bu strateji Avrupa genelinde giderek daha az karşılık buluyor” dedi.

Karasin ayrıca ABD’nin dikkatini Avrupa’dan çektiğini vurguladı. Washington’un artık Grönland, Venezüella, İran ve Küba gibi başka bölgelere öncelik verdiğini söyleyen Karasin, bu durumun Avrupa ülkelerinde bağımsız hareket etme ihtiyacını artırdığını belirtti.

İran ordusu: Elimiz tetikte düşmanın hareketlerini izliyoruz
İran ordusu: Elimiz tetikte düşmanın hareketlerini izliyoruz
İçeriği Görüntüle

Senatör Karasin, İngiltere'nin dış politikadaki hareketliliğine dikkat çekerek, “Londra, hızla değişen küresel dengelerde kendi bağımsız rolünü arıyor. Başbakan Keir Starmer’ın Pekin ziyareti, bu yeni dış politika çizgisinin planlı bir parçası. İngilizler yeni fırsatlara açık bir yol arıyor” dedi.

Öte yandan, Karasin Almanya ve Fransa’nın da kendi jeopolitik manevralarını geliştirdiğini ifade etti. Ancak Polonya ve Baltık ülkeleri için daha sert bir değerlendirme yaparak, bu ülkelerde sağduyunun büyük ölçüde yitirildiğini savundu.