Mahkeme kararıyla görevden alınan Özgür Özel, CHP Grup Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.
İşte Özgür Özel'in, grup toplantısındaki açıklamaları:
Değerli milletvekillerimiz, kıymetli grubum, çok değerli konuklar...
Bugün 13.30'da bu kürsüde biri olacaktı. Dünden beri bu tartışıldı. Bu konuşuldu. Burada, bu kürsüde ilan edilen saatte çıkıp da konuşma yapmayı, kendi adıma bir başarı ya da zafer olarak görmüyorum. Ancak bu kürsüde Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçilmiş genel başkanının konuşma yapmasının sağlanması, TBMM'nin Dikmen kapı önündeki binlerin, Türkiye'deki milyonların ve bu salondaki güzel insanların yüreklerindeki demokrasi, ülke ve parti sevgisindendir.
"Sürdürdüğümüz direniş çok anlamlıdır"
Biz sandığa inanırız. Seçene ve sevilene inanırız. Onun için burada hep birlikte sürdürdüğümüz direniş çok anlamlıdır. Bugün yaptığımız vazgeçmemektir, teslim olmamaktır, direnmektir ve bencil bir duyguyla değil, bütün ülkenin geleceğini düşünen bir duyguyla davrananların birlikteliğinin zaferidir. Hepinizi kutluyorum.
"Burası seçilmişlerin yeridir"
Bugün de birinci sene-i devriyesi. Orada olmak istedik ve orada olacaktık. Geçen hafta basın mensubu bir arkadaş sordu grup toplantısı hakkında ve ben de "Ferdi'nin vefatı nedeniyle Manisa'da oluruz, herkes orada olur" dedim. Bu soruya cevap verdikten bir süre sonra ise hiç olmayacak bir şey oldu. Gözlerime inanamadım. Sonradan araya girip "Yapmasaydınız" diyenlere de cevap olarak "Özgür Bey Manisa'ya gidince yapalım dedik" diye yanıt verdiler.
Benim orada olmamamı fırsat bilerek bir karar aldılar. Günlerce düşündüm. Tanıdığım herkese, arkadaşlarıma, aileme, çocukluk arkadaşlarıma sordum. Kim gelecekti bu kürsüye? Son 4 kurultayın seçilmiş genel başkanı olmayacak, son kurultayda geçerli oyların hepsini almış olan genel başkan olmayacak, 2020 yılında yapılan kurultay ile bir atanmış buraya gelecekti.
Buraya kimin geleceğini, nasıl gelmeyi planladıklarını gördük. Burası milli iradenin tecelligahıdır. Millet bir karar verir ve o karar burada tecelli eder. Tüm yok saymalara, demokrasiye aykırı girişimlere rağmen burası seçilmişlerin yeridir.
Bu bayrağı bir bırakırsanız, millet bir daha elinize vermez o bayrağı. Bu yüzden herkese danıştım ve Ferdi'nin sesi ile kararı verdim. Ferdi ile konuşurken hep bir şey çıkar ve bana "Sen orada lazımsın, biz burada hallederiz" derdi.
"CHP'nin iç işi değildir"
Dört koldan saldırı altındayız. Üç yıl önce partimizde seçimleri kazandık. 10 ay önce 5 parti birden yüzde 25'lik cam tavandaydık, 10 ay sonrasında yüzde 38 ile CHP'yi 47 yıl sonra birinci parti yaptık. Kurulduğundan beri AKP'yi ilk kez geçtik ve o günden bu yana saldırı altındayız.
Bunu bu kadar net belirlemeliyiz. Anlamazsan meseleyi, çözmezsen kumpası, 'CHP'nin iç işi' dersin. CHP'nin iç işi falan değil bu. Kim karışır CHP'nin kurultayına? Öyle bir noktadayız ki, o zamanın meşru bulunan delegasyonu ile 2 kere kurultay yapılmış. Yeri gelmiş mahallelere sandık kurulmuş ama son 4 kongreyi yok sayan bir anlayış var.
YSK'ya göre yok değil, hiçbir yere göre yok değil ama AKP yargı kollarının görevlendirdiği bir İstinaf Mahkemesi olmayacak bir karar almış ve artık Türkiye'de hiçbir seçilmişin koltuğunun seçim hukuku ile garanti altına alınamayacağı bir karar almıştır.
Öyle bir kötü akıl var ki onu söylemeden olmaz. "İlk seçimde iktidarı aldılar, biz bu iktidarı veremeyecek durumdayız. Sandıkla geldik ama sandıkla gidemeyiz, bu iktidarı veremeyiz" diye düşünüyorlar. Bütün mesele bu.
"Ölmüş kardeşime iftira attılar"
"Bugün için neredeyiz? Defalarca buradan Murat Kurum'a söylediğim. Kurum tek tek biliyor bütün tapuyu. Tek kelime söyleyemiyor. Sonra çıkıp dedi ki, 'Efendim Muhittin Böcek yakında konuşacak.' Dedim ki bunu ispatlayamazsanız alçaksınız. İspatlayamadılar. 110 gün yoğun bakımda yatmış adamı, kendisi defalarca açıkladığı halde, 'Adaylığım için bir kuruş para verdiysem şerefsizim' deyip açıkladığı halde böyle birisine en son ne ifade verdirdiler biliyor musunuz?



