MHP lideri Bahçeli'nin açıklamalarından satır başları şu şekilde:
-Gazze'de son yüzyılın en ağır insanlık suçu işlenmektedir. Suçsuz, günahsız bir sivil halkın çığlıkları yeterince duyulmamıştır. Şımarık ve soykırımcı İsrail Başbakanı insan haklarını ret, hukuk ve adalet inkarına davet etmiştir.
-İsrail hükümetinin geçtiğimiz günlerde Batı Şeria için aldığı karar soykırım suçunun farklı kanallardan ilerlediğinin göstergesidir. Yahudi yerleşimcilere alan açmaya çalışan her adım hakkın alanını aşamayacaktır.
-İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarındaki hak iddiası sonuçsuz kalmaya mahkumdur. Uluslararası toplum Filistin topraklarına pranga varan kararlı hamleler yapmalıdır. Uluslararası düzenin iflas ettiği de açıktır. Almanya'nın Münih şehrinde düzenlenen konferans bir nevi malumun ilanına şahit olmuştur. Davos zirvesinde de benzer tartışmalar yaşanmıştır. Yıkılan ve yıkan bellidir.
-Türkiye hem bölgesinde hem de küresel alanda sivrilmektedir. Kesintisiz diplomatik adımlar takdir ve tebrike layıktır. Nerede bir sorun varsa Türkiye oradadır. Ülkelerin siyasi birliği ve egemenlik haklarını herhangi bir tereddüde düşmeden sahiplenen bir Türkiye gerçeği hepimizin adına bir talihtir.
-Ezbere dayalı kara propagandayı seslendirenlerin zoruna gitse de güçlü Türkiye'nin adımları duyulmaya başlanmıştır. Ramazan ayında sağduyu ve sükunet için manevi muhasebeyi mutlaka gözden geçirmemiz mecburidir.
-ABD ile İran arasındaki müzakerelerin ilerleyip makul bir zeminde olması samimi dileğimizdir.
-1967 sınırları temelinde başkenti Doğu Kudüs olan coğrafi bütünlüğe sahip bağımsız bir Filistin devletinin kurulmasından başka insan vicdanını tatmin edecek ikinci bir seçenek yoktur.
-Kucaklaşmak varken kutuplaşmak vebaldir.
-Yıllar önce 'hani benim biskevitim, çikolatam' demiştim. O gün bu konuşmayı anlamayan gafiller biskevit kelimesini dillerine dolamıştır. Biskeviti olmayan çocukların çağrısını işitelim.
-Mazlumların göz pınarlarından düşen yaşları sileriz. Gariplerin ümidi çare arayanların sesi oluruz. Biz büyük bir milletiz.
-Bölüşürsek tok oluruz bölünürsek yok oluruz. Devlet ve millet ele ele verdikçe, Cumhur ittifakı ahlaki ve soylu duruşunu devam ettirdikçe başaramayacağımız hiçbir şey yoktur. Gözümüzün gördüğü hiçbir şeyden korkuya gerek yoktur. Süresi geçmiş tehlikelere karşı gıyabi kahramanlık taslayanların bizi anlaması mümkün değildir.
-Depreme dayanıklı kalıcı konutlar hak sahiplerine teslim edildi. Kahramanmaraş'ın Pazarcık ve Elbistan ilçelerindeki depremlerde 53 bin vatandaşımız hayatını kaybetti. Devletimiz depremin ilk anından itibaren tüm kaynak ve imkanlarını seferberlik ruhuyla harekete geçirmiştir. Her türlü zorluğun üstesinden gelinmiştir.
-Eğri bakan doğruyu göremezdir. CHP ile toplaşan muhalefet çevresi hizmeti karalayıp, istismar ve rant peşine düşmüşlerdir. Yalana bin yalan katmanın adı siyaset olamaz. Doğru ile yanlışı ayıramayan siyasetçinin vicdanından bahsedilemez. CHP doğal afetten siyaset afet çıkarmak için elinden geleni ardına koymamıştır. Boş senet dağıtılıyor demek bir hezeyandır. Bakanlıklara atanan arkadaşlarımızın yemin merasiminde yaşanan sahneleri aziz milletimiz ibretle seyretmiştir. Gazi Meclis üçüncü dünya ülkelerini andıracak bir Meclis değildir. Gazi Meclis aciz Meclis değildir.
-Muhalefetin sahip olduğu imkanları kullanmaya yanaşmadan meclisi karıştırmaya çalışması yeni bir siyasi eşkıyalıktır. Deli dumrul gibi hareket etmenin neresi demokrasidir. Özellikle yeni atanan Adalet Bakanımız ile ilgili rahatsızlığınızın kaynağını nasıl yorumlayalım? Maskeleriniz düştü, ipliğiniz pazara çıktı sebebi buna mı dayalı. Geçtiğimiz hafta yapılan yemin merasiminde TBMM'nin saygınlığına gölge düşüren CHP'yi ayıplıyor, haddinizi bilin diyorum.
-Bir hafta evvel partimizin şan ve şerefle geçen 57. yıldönümünü haklı bir gururla kutladık. Çok şükür ülkemize göz dikecek mihrapları caydıracak kudrete sahibiz. Bu şartlar altında yalnızca uyanık olmak yeterli olacaktır.
-Türkiye ve Türk milleti için ne düşünüyoruz, ne yapacağız, farkımız ne, bugüne kadarki siyasetimizin bu sorulara vereceği bir cevap mutlaka vardır. Doğal olarak başka soruların cevaplarını da aramalıyız.
-Eğer geçmiş ile gelecek arasındaki vazgeçilmez bağı sağlayan bugünün ihtiyaçlarına cevap verebilirsek kalıcı ve sürekli olacaktır. Bir kere başarmış olmanın hiç yapmamış olana göre çok daha önde olduğunu biliyoruz. Büyük Atatürk'ün tanımladığı gibi Vanlı, Diyarbakırlı, Trakyalı, Trabzonlu hep bir cevherin damarlarıdır.
-Milletin olmadığı onun geleceğini düşünmeyen bir siyaseti kabul etmeyeceğiz. Siyasetin birilerini koltukta tutmak için sergilenen bir tiyatro sahnesi olmadığının farkındayız. Bir ülkenin geleceği ve mukadderatı vardır.
-Başbuğ olup önümüze düşen şehit olup gönlümüze düşen kahramanlar bugünümüzün mimarlarıdır. Ebediyete intikal eden tüm dava arkadaşlarımıza, şehitlerimize ve başbuğ Alparslan Türkeş'e Allah'tan gani gani rahmet diliyorum.





