Gökhun Göçmen
İran’a karşı başlattığı savaşta stratejik hedeflerine ulaşamayan ABD yönetimi İsrail ile arasına mesafe koyarken, Tahran yönetimiyle iki hafta içinde nihai anlaşmaya varmayı umuyor. İsrail’in Lübnan saldırılarına yanıt olarak İran’ın düzenlendiği füze operasyonlarına “füzeleri attınız, şimdi masaya dönün” demekle yetinen Trump, Tel Aviv yönetimine bir dizi sert mesaj gönderdi.
Lübnan’a dönük saldırılarından son dakika haberdar olduğunu savunan Trump, İsrail’in 12 televizyonuna yaptığı açıklamada “Netanyahu’ya ne yapacağı konusunda çok dikkatli olması gerektiğini, aksi takdirde çok yakın bir zamanda İran karşısında tek başına kalabileceğini söyledim.” ifadesini kullandı. Trump’ın açıklamaları İsrail’in askeri kapasitesinin İran karşısındaki çaresizliği olarak okunurken, CNN International hazırladığı haberde ABD’nin son saldırılarda İran’dan İsrail’e giden füzeleri bilinçli olarak engellemediğini öne sürdü.
“İsrail kabul etsin ya da etmesin”
ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance de Fox News’e verdiği demeçte İsrail’in farklı hedefleri olabileceğini ancak ABD Başkanı Trump’ın en net hedefinin İran’ın nükleer silah sahibi olmaması gerektiğini söyledi. Trump’ın hedeflerinin daha sınırlı olduğu yönündeki iddiaları doğrulayan Vance “İsrail memnun olsun ya da olmasın biz bunun ABD’nin menfaatine olduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.
Donald Trump, pazar günü Financial Times gazetesine verdiği röportajda da “Kararları ben veriyorum, Netanyahu vermiyor. İran’la bir anlaşmayı kabul etmekten başka seçeneği olmayacak.” şeklinde konuşmuştu.
Trump’ın onay oranı dibi gördü: 2009’dan bu yana ilk
Washington yönetiminin son günlerde pozisyon değiştirmesinin ardındaki en önemli motivasyonun yaklaşan ara seçimler olduğu görülüyor. Economist dergisinin YouGov şirketine düzenli olarak yaptırdığı seçim anketinde Trump’ın bu haftaki onay oranı eksi 25’e inerek 2009’dan bu yana en düşük seviyeye indi.
Ankete katılanların yarısından fazlası İran ile çatışmasının yanlış olduğu yönünde fikir belirtti. Katılımcıların bu fikre sahip olmasının temel nedeni ise savaşın yol açtığı ekonomik yıkım. Zira Amerikalıların dörtte üçü ekonominin durumunu “kötü” ya da “orta” olarak nitelendirirken, yüzde 59’u her geçen gün durumun daha da kötüleştiğini görüşünü dile getirdi. İran savaşı başlamadan önce 3 doların altında olan galon benzinin fiyatı savaş sonrasında 4,48 dolara ulaştı.
Ara seçimler: Meclis imkansız, Senato belirsiz
Economist dergisi konuya dair hazırladığı haberinde “Bu durum değişmezse, kasım ayındaki ara seçimlerde Cumhuriyetçi Parti zarar görecektir. Tahminlerimize göre Demokratların Temsilciler Meclisi’nin kontrolünü kazanma şansı onda dokuz. Senato ise belirsiz.” değerlendirmesinde bulundu.
ABD’de ara seçimler çoğu zaman genel seçimlerin provası olarak görüyor. Cumhuriyetçilerin Temsilciler Meclisi’ni kaybetmesi halinde Demokratlar, soruşturma komisyonları kurabilir, bütçe süreçlerini zorlaştırabilir ve Trump yönetiminin girişimini engelleyebilir. Benzer şekilde Senato’da da Demokratların kazanması halinde üst düzey atamalar ve onaylar konusunda Beyaz Saray’ın hareket alanı önemli ölçüde daralacak.
Salıncak eyaletler renk değiştirdi
ABD’nin İsrail’in ihtiraslarına paralel olarak girdiği savaşın faturası salıncak eyaletler olarak bilinen 7 eyalette daha net olarak görülmekte. 2020 yılındaki seçimlerde Biden’a oy veren ancak 2024’te bu kararını değiştiren Arizona, Georgia, Michigan, Nevada, Pennysylvania ve Wisconsin’in tamamında Trump’ın onay oranı eksilere geriledi.
ABD’deki seçim sistemi uyarınca ülkede önemli olan eyaletlerdeki seçim kurulu delegelerini kazanmaktır. Kimin daha fazla oy aldığından önemli olan ve “kazanan hepsini alır” formülü ile özetlenen sistem salıncak eyaletleri hayati öneme taşıyor. 2024'te Trump'ın kazandığı altı kritik eyalet olan Pennsylvania, Michigan, Wisconsin, Arizona, Georgia ve Nevada toplamda onlarca seçim kurulu oyu getiriyordu. Bu eyaletlerin yön değiştirmesi Beyaz Saray'ın sahibini değiştirebildi.
İsrail’de “siyasi tiyatro” dönemi
ABD’de gibi seçimlerin yaklaştığı İsrail’de ise “terk edilme” ve “başarısızlık” duygusu giderek ön plana çıkıyor. Netanyahu, yılın sonuna doğru yaklaşan seçimler öncesinde ABD ve İsrail kamuoyu arasında denge kurmaya çalışıyor. Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü’nün yaptığı son ankete göre nüfusun büyük bölümü savaşı desteklemekle birlikte sadece yüzde 37’lik bir kesim İsrail’in silahlı mücadelede galip olduğunu düşünüyor.
Financial Times gazetesine konuşan eski başbakan özel kalem müdürü ve siyasi analist Aviv Bushinsky, “Netanyahu’nun iki kötü seçeneği var. Ya Trump’a boyun eğip onun isteklerini yapacak ki bunun bir siyasi bedeli olacak ya da Trump’tan uzaklaşacak. Bu durumda da İsrail, İran ile tam ölçekli bir savaşa tak başına girmeyi göze alamaz” dedi.
Trump’ın baskısına rağmen hafta sonu İsrail’ın sınrlı da olsa İran’a dönük saldırısını anımsatan Tel Aviv merkezli kamuoyu araştırmacısı ve siyasi analist Dahlia Schiendlin yaşananları “siyasi tiyatro” olarak isimlendirdi. Scheindlin “Trump temelde Amerikan kamuoyuna savaşın yeniden tırmanmasını engellemeye ve Amerika’nın tekrar müdahil olmasını önlemeye çalıştığını göstermeye çalışıyor Netanyahu da Trump’a meydan okuyarak iç kamuoyunda iyi görünmek istiyor” ifadesini kullandı.




