İngiltere Başbakanı Keir Starmer, yerel seçimlerde yaşanan ağır kayıpların ardından partisinde giderek büyüyen bir liderlik kriziyle karşı karşıya kaldı.

İngiltere Kralı’nın konuşmasında hükümete destek mesajı verilmesine rağmen, İşçi Partisi içinde huzursuzluk derinleşirken Sağlık Bakanı Wes Streeting’in liderlik yarışına hazırlanabileceği öne sürülüyor.

ABD’de bütçe krizi eğitim programlarını kısıtladı
ABD’de bütçe krizi eğitim programlarını kısıtladı
İçeriği Görüntüle

Starmer’ın önünde şimdi hem parti içindeki isyanı bastırmak hem de 2024 genel seçimlerinde elde edilen büyük zaferin bir otorite krizine dönüşmediğini kanıtlamak gibi zorlu bir süreç bulunuyor.

Yerel seçim sonuçları krizi tetikledi

Krizin fitilini geçen hafta yapılan yerel ve bölgesel seçimlerde İşçi Partisi’nin aldığı kötü sonuçlar ateşledi.

İngiltere genelinde İşçi Partisi yaklaşık 1.500 belediye meclisi koltuğunu kaybetti. Parti, geleneksel olarak güçlü olduğu birçok yerel yönetimin kontrolünü de yitirdi. Buna karşılık, Nigel Farage liderliğindeki Reform UK büyük bir çıkış yakalayarak 1.400’den fazla belediye meclisi koltuğu kazandı ve 14 belediyenin yönetimini ele geçirdi.

Sonuçlar yalnızca İngiltere ile sınırlı kalmadı. Galler’de Plaid Cymru, Senedd’de 43 sandalye kazanırken Reform UK 34, İşçi Partisi ise yalnızca dokuz sandalye elde etti. Böylece İşçi Partisi’nin Galler’de yaklaşık bir asırdır süren siyasi üstünlüğü ciddi şekilde sarsılmış oldu.

Parti içinde isyan derinleşiyor

Seçim sonuçlarının ardından İşçi Partisi milletvekilleri arasında uzun süredir devam eden rahatsızlık açık bir isyana dönüştü.

BBC’nin aktardığına göre, en az 80 İşçi Partisi milletvekili Starmer’ın istifa etmesini ya da görevden ayrılacağı takvimi açıklamasını istedi.

Hükümet içinde de çözülme işaretleri görülüyor. Aralarında öne çıkan milletvekillerinden Jess Phillips’in de bulunduğu dört bakan yardımcısı görevlerinden ayrıldı. Bazı parlamento yardımcıları da istifa etti.

Krizi büyüten son gelişme ise The Times gazetesinin yayımladığı haber oldu. Gazeteye göre, Wes Streeting liderlik yarışına girmek amacıyla hükümetten ayrılmayı değerlendiriyor.

Downing Street ise Starmer’ın Streeting’e “tam güven duyduğunu” açıklayarak iddiaları yatıştırmaya çalıştı.

Andy Burnham’ın adı da gündemde

Olası lider adayları arasında en çok konuşulan isimlerden biri de Andy Burnham oldu.

2017’den bu yana Greater Manchester Belediye Başkanlığı görevini sürdüren Burnham, şu anda milletvekili olmadığı için liderlik yarışına katılabilmek adına önce Avam Kamarası’na dönmek zorunda. Bunun da büyük olasılıkla bir ara seçim yoluyla mümkün olabileceği belirtiliyor.

Ancak Financial Times’a göre, Manchester’daki birçok İşçi Partili milletvekili Burnham için koltuğunu boşaltmaya sıcak bakmıyor. Bu nedenle Burnham’ın Westminster’a dönüş yolu belirsizliğini koruyor.

Starmer’a nasıl meydan okunabilir?

İşçi Partisi liderlik sistemi nedeniyle Starmer doğrudan basit bir güven oylamasıyla görevden alınamıyor.

Parti kurallarına göre liderlik yarışı iki şekilde başlayabiliyor:

  • Liderin istifa etmesi,
  • Ya da bir rakibin İşçi Partili milletvekillerinin yüzde 20’sinin desteğini alması.

Mevcut parlamento aritmetiğine göre bu sayı 81 milletvekiline karşılık geliyor. Bu eşiğin aşılması halinde Starmer otomatik olarak adaylar arasında yer alıyor.

Ancak Starmer’a yönelik memnuniyetsizlik artsa da muhalif milletvekillerinin henüz tek bir aday etrafında birleşemediği belirtiliyor.

Tartışma sadece liderlikle sınırlı değil

Parti içindeki kriz yalnızca “Starmer sonrası kimin geleceği” sorusundan ibaret değil. Aynı zamanda İşçi Partisi’nin iktidarda nasıl bir politika izlemesi gerektiği de tartışılıyor.

İngiltere Kralı’nın konuşması kapsamında açıklanan NHS, eğitim, mahkemeler ve düzenlemeye ilişkin yasa tasarıları bazı milletvekilleri tarafından fazla temkinli bulundu.

Bir İşçi Partisi milletvekili hükümet programını “aşamalı ilerleme” olarak nitelerken, Kamu Politikası Araştırma Enstitüsü Direktörü Harry Quilter-Pinner, yaşam maliyeti krizine karşı daha cesur ekonomik adımlar atılması gerektiğini savundu.

Özellikle kira kontrolü, sosyal yardımlar ve devletin ekonomideki rolü gibi başlıklarda daha radikal reform çağrıları yapılıyor.

“Tamamen yeni bir siyasi manzara”

Swansea Üniversitesi araştırmacısı Louis Bromfield ise yaşananların yalnızca geçici bir seçim yenilgisi olmadığını düşünüyor.

Bromfield’a göre ücretsiz sosyal yardımlar, engelli ödemeleri ve kış yakıt destekleri konusundaki tartışmalar, İşçi Partisi’nin geleneksel işçi sınıfı tabanındaki imajına zarar verdi.

Uzmanlar, İngiltere’de artık iki büyük partinin hakim olduğu klasik yapının zayıfladığına ve daha parçalı, çok partili yeni bir siyasi dönemin şekillenmeye başladığına dikkat çekiyor.

Asıl sorun devletin işleyişi

Uzmanlara göre lider değişse bile hükümetin karşı karşıya olduğu temel sorunlar ortadan kalkmayacak.

Düşünce kuruluşu Hükümet Enstitüsü, yayımladığı değerlendirmede “başbakan değişse bile İngiliz devletinin işleyişindeki daha derin yapısal sorunların çözülmesi gerektiğini” vurguladı.

Bu nedenle İşçi Partisi’nde yaşanan kriz yalnızca bir liderlik mücadelesi değil; aynı zamanda İngiltere siyasetinin geleceğini şekillendirebilecek daha geniş çaplı bir dönüşümün işareti olarak görülüyor.