ABD’nin Küba’ya yönelik yaptırımları sıkılaştırdığı ve ekonomik ablukanın sürdüğü bir dönemde konuşan Díaz-Canel, Küba’nın savunma anlayışının “Tüm Halkın Savaşı” kavramına dayandığını ifade etti. Bu doktrinin, ülkenin egemenliğini ve bağımsızlığını korumayı amaçladığını vurguladı.
"Küba'nın tarihsel duruşu değişmedi"
“Şu anda sürekli saldırganlıktan söz eden ve özellikle Küba’ya karşı olası bir saldırganlığa ilişkin hakaret içeren söylemlerde bulunan taraf ABD hükümetidir” diyen Díaz-Canel, Küba’nın tarihsel duruşunun değişmediğini belirtti. Bu çizginin, Devrim lideri Fidel Castro tarafından tanımlandığını, Raúl Castro tarafından sürdürüldüğünü ve bugün de aynı kararlılıkla devam ettiğini ifade etti.
Diyalog çağrısı
Küba’nın ABD ile görüşmeye hazır olduğunu dile getiren Díaz-Canel, diyaloğun ancak baskı olmaksızın mümkün olabileceğini söyledi. Olası temasların eşit koşullarda, Küba’nın egemenliğine, bağımsızlığına ve kendi kaderini tayin hakkına saygı temelinde yürütülmesi gerektiğini kaydetti.
Ayrıca, görüşmelerde iç işlerine müdahale olarak algılanabilecek veya incitici konuların gündeme getirilmemesi gerektiğini savundu.
"Halklar arasında düşmanlık yok"
Díaz-Canel, böyle bir diyaloğun her iki ülke halkına da karşılıklı fayda sağlayabilecek, komşular arasında medeni ilişkilerin kurulmasına katkıda bulunabileceğini ifade etti.
“Kübalılar olarak Amerikan halkından nefret etmiyoruz. Amerikan halkının değerlerini, tarihini ve kültürünü tanıyoruz” diyen Küba Devlet Başkanı, halklar arasında düşmanlık olmadığını vurguladı.




