ABD’nin Venezuela’ya yönelik saldırısının ardından yalnızca sahadaki gelişmeler değil, medyada dolaşıma sokulan iddialar ve tartışmalar da dikkat çekiyor. Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun kaçırılmasının ardından Delcy Rodriguez’e yönelik ihanet suçlamaları gündeme gelirken, Venezuela ekonomisine ilişkin “Chávez döneminde iyiydi, Maduro’yla çöktü” söylemi öne çıkarılıyor.

Doğrulanmamış ve spekülatif haberlerin yoğunlaştığı bu süreçte, Venezuela’nın Türkiye Büyükelçisi Freddy Eduardo Molina Gutierrez, söz konusu iddialara ve Venezuela–ABD ilişkilerinin tarihsel ve ekonomik arka planına ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulunarak CGTN Türk Genel Yayın Yönetmeni Ulaş Can'a dikkat çekici açıklamalar yaptı.

Büyükelçi Gutierrez o geceyi anlattı: “Suçlular ve yol kesen haydutlar gibi baskın düzenlediler”

Büyükelçi Gutierrez, ABD yönetiminin Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi Cilia Flores’in kaçırılmasına ilişkin o gece yaşananlara dair açıklamalarda bulundu...

Gutierrez, 3 Ocak 2026’da sabaha karşı saat 02.00 sularında ABD’nin uzun süredir hazırlığını yaptığı bir operasyonu hayata geçirdiğini belirterek, Washington’un “haksız yollarla elde edilmiş askerî deneyimi, savaş gücü ve suç işleme konusundaki ustalığını” bu saldırıyla ortaya koyduğunu söyledi.

Gutierrez, ABD güçlerinin gecenin ilerleyen saatlerinde, “suçlular ve yol kesen haydutlar gibi” baskın düzenleyerek Venezuela Devlet Başkanı Nicolás Maduro ile eşi, milletvekili Cilia Flores’i kaçırdığını ifade etti.

Söz konusu eylemin uluslararası hukukun tüm ilkelerini ihlal ettiğini vurgulayan Gutierrez, saldırının asker ve sivil çok sayıda masum insanın hayatını kaybetmesine yol açtığını, evlerin ve sivil altyapının büyük zarar gördüğünü dile getirdi. ABD’nin bu operasyonu, “korkakların yaptığı gibi, ölüm saçan tüm teknolojileri kullanarak” gerçekleştirdiğini kaydetti.

Bu saldırının yalnızca Venezuela’yı hedef almadığını belirten Gutierrez, ABD’nin söz konusu eylemiyle uluslararası hukukun ve dünya halklarının kendi kaderini tayin hakkının açıkça çiğnendiğini söyledi. Gutierrez, “Bunu yapabildiler; çünkü dünyanın dört bir yanına ölüm yayma konusunda ustalaşmışlar ve kötülüğü nasıl işleyeceklerini çok iyi biliyorlar” ifadelerini kullandı.

“Delcy Rodriguez Bolivarcı devrime derin bir sadakatle bağlıdır”

Venezuela’da Devlet Başkanı Nicolás Maduro’nun yerine geçici devlet başkanlığı görevini üstlenen Delcy Rodríguez hakkında ortaya atılan komplo teorileri ve tartışmalara ilişkin açıklamalarda bulunan Büyükelçi Gutierrez, bu iddiaları kesin bir dille reddetti.

Gutierrez, Delcy Rodríguez’in “tam anlamıyla bir devrimci” olduğunu vurgulayarak, uzun yıllardır Venezuela devlet yapısı içinde en ağır sorumluluklardan bazılarını üstlendiğini söyledi. Rodríguez’in başkan yardımcılığı görevini akıl, sabır, sevgi ve devrimci adanmışlıkla yerine getirdiğini ifade eden Gutierrez, bir devrimci için ihanet kavramının düşünülemeyeceğini dile getirdi.

Rodríguez’in Venezuela halkına, çok kutuplu dünya düzenine ve insanlığa yönelik devrimci bir sevgi anlayışına yürekten bağlı olduğunu belirten Gutierrez, “O, Bolivarcı devrime derin bir sadakatle bağlıdır” dedi.

Delcy Rodríguez’in ailesel geçmişine de değinen Gutierrez, babası Jorge Rodríguez’in Venezuela’da CIA ajanları tarafından katledildiğini hatırlatarak, ailesinin tarihinin Rodríguez’in devrimci mücadelesiyle bütünüyle örtüştüğünü söyledi.

Gutierrez, Delcy Rodríguez’in emperyal baskılara boyun eğerek ne Nicolás Maduro’yu ne de Bolivarcı devrimi tehlikeye atmasının söz konusu olamayacağını belirterek, ortaya atılan iddiaların Venezuela’yı bölmeyi amaçlayan, daha önce de başvurulmuş asılsız bir propaganda olduğunu söyledi.

“Bu bir enerji ve egemenlik meselesidir”

Büyükelçi, Venezuela ile ABD arasındaki gerilimin temelinde enerji ve doğal kaynaklar üzerindeki egemenlik mücadelesinin yer aldığını belirtti.

Uzun yıllar petrol gelirlerinin büyük şirketler aracılığıyla ülke dışına aktarıldığını ifade eden büyükelçi, Bolivarcı Devrim’le birlikte bu sürecin sona erdiğini ve kaynakların Venezuela halkının kalkınması için kullanılmaya başlandığını vurguladı.

Bu dönemin ardından ABD’nin tek taraflı yaptırımlar ve baskılayıcı tedbirlerle Venezuela ekonomisini hedef aldığını söyleyen büyükelçi, petrol satışlarının engellenmesinin ülkeyi ciddi ekonomik baskı altına aldığını dile getirdi. Buna karşın Venezuela’nın zamanla ekonomisini çeşitlendirdiğini, tek alıcıya bağımlılıktan kurtulduğunu ve bugün gıda üretiminde kendi kendine yeterli hale geldiğini kaydetti.

“Maduro’nun kaçırılması hukuksuz, asıl gerekçe petrol ve enerji çıkarları”

Gutierrez, Maduro ve eşi Cilia Flores’in kaçırılmasına gerekçe olarak öne sürülen “Cartel de los Soles” iddiasının kısa sürede çöktüğünü söyledi. Büyükelçi Gutierrez, kaçırma olayından hemen sonra ABD Adalet Bakanlığı’nın, söz konusu suç örgütünün var olmadığını kabul ettiğini ve iddiaların asılsız olduğunun ortaya çıktığını belirtti.

Gutierrez, bu gelişmeyle birlikte operasyonun gerçek nedeninin açığa çıktığını vurgulayarak, yaşananların petrol ve enerji çıkarlarıyla bağlantılı olduğunu ifade etti. ABD’nin enerji merkezli küresel bir güç olarak Venezuela’yı hedef aldığını söyleyen Gutierrez, “Bu eylemlerin arkasındaki tek neden budur” dedi.

Büyükelçi Gutierrez, söz konusu operasyon sırasında devletlerin egemenliği ile devlet ve hükümet başkanlarının dokunulmazlığına ilişkin çok sayıda uluslararası sözleşmenin ihlal edildiğini belirtti. ABD’nin bu girişiminin açık bir hukuksuzluk olduğunu vurgulayan Gutierrez, bunun Maduro ve eşinin savunmasının temelini oluşturduğunu kaydetti.

New York’ta yürütülen yargı sürecini de eleştiren Gutierrez, sürecin “yalan, usulsüzlük ve yetki kötüye kullanımı zinciri” üzerine kurulu olduğunu savundu. Büyükelçi Gutierrez, ABD’de hukuka ve yasal ilkelere bağlılık kalmış olması hâlinde, Devlet Başkanı Nicolás Maduro ve eşi Cilia Flores’in derhal serbest bırakılması gerektiğini söyledi.

Machado ülkesine acı çağrısı yapan en uç muhalefeti temsil ediyor

Ülkedeki muhalefete de değinen Büyükelçi Gutierrez, Nobel ödüllü muhalif siyasi lider Machado’nun söylemlerini sert sözlerle eleştirdi. Gutierrez, Machado’nun açıklamalarında defalarca Venezuela’nın işgal edilmesi ve bombalanması çağrısında bulunduğunu belirterek, bu tutumun ülke için açıkça acı ve yıkım talebi anlamına geldiğini söyledi.

Machado’nun Venezuela’da toplumsal bir desteğe sahip olmadığını vurgulayan Gutierrez, ABD’nin de bu gerçeğin farkında olduğunu ve bu nedenle kendisiyle arabuluculuk girişimlerinden vazgeçtiğini ifade etti. Gutierrez, Machado’nun herhangi bir ülkede görülebilecek en uç ve yıkıcı muhalefet anlayışını temsil ettiğini, yabancı bir gücün ülkeyi işgal etmesini isteme noktasına kadar giden bu yaklaşımın kabul edilemez olduğunu dile getirdi.

Çin’in 15. Beş Yıllık Plan toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi
Çin’in 15. Beş Yıllık Plan toplantısı Ankara’da gerçekleştirildi
İçeriği Görüntüle

Buna karşın Venezuela’da makul ve demokratik bir muhalefetin var olduğunu vurgulayan Gutierrez, siyasi mücadelenin ve diyalogun mümkün olduğu kesimlerin bulunduğunu belirtti. Büyükelçi, ABD’nin Machado’yu artık siyasi denklemden çıkardığını savunarak, “Tarih, herkesi hak ettiği yere koyacaktır” ifadelerini kullandı.

Çin, Rusya ve Türkiye Venezuela’nın yanında durdu

Büyükelçi, Çin, Rusya, Hindistan ve Türkiye başta olmak üzere birçok ülkenin bu süreçte Venezuela ile ilişkilerini sürdürdüğünü, ülkenin egemenliğine saygı göstererek gerçek bir dostluk sergilediğini ifade etti. Venezuela ekonomisinin bugün yeniden toparlanma sürecine girdiğini ve Latin Amerika’nın en hızlı büyüyen ekonomileri arasında yer aldığını belirten büyükelçi, buna karşın ülkeye yönelik yoğun bir algı ve medya savaşı yürütüldüğünü kaydetti.

Venezuela’nın sahip olduğu büyük petrol, altın ve stratejik maden rezervleri nedeniyle hedef alındığını vurgulayan büyükelçi, ülkesinin tüm bu baskılara rağmen egemenliğinden ve bağımsızlığından taviz vermeyeceğini açık bir dille ifade etti.