Danimarka’da seçmenler sandık başına giderken, seçimlerin en önemli gündem maddeleri arasında Mette Frederiksen’in liderliği, Grönland politikası ve artan hayat pahalılığı yer aldı.
Frederiksen üçüncü dönem için yarışıyor
2019’dan bu yana iktidarda bulunan Frederiksen, seçimlerden zaferle çıkması halinde üçüncü dönemine başlayacak. Ancak kamuoyu yoklamaları, Sosyal Demokratların tarihsel olarak en düşük seviyelerden birine gerileyebileceğini gösteriyor.
Seçim kampanyasında Frederiksen, güçlü liderlik vurgusu yaparak ülkenin dış politikadaki zorlukları yönetebilecek deneyime sahip olduğunu savundu.
Grönland politikası seçimde öne çıktı
Seçim sürecinde en dikkat çeken başlıklardan biri, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland üzerindeki söylemleri oldu.
Frederiksen’in, Grönland’ın “satılık olmadığı” yönündeki sert çıkışları, kısa süreliğine siyasi destek sağlasa da, sürecin diplomatik zemine kaymasıyla bu etkinin sınırlı kaldığı değerlendiriliyor.
Ekonomi ve göç tartışmaları belirleyici olabilir
Seçim gündeminde ayrıca:
- Hayat pahalılığı
- Servet vergisi önerisi
- Göç politikaları
gibi iç politika başlıkları öne çıktı.
Uzmanlara göre özellikle ekonomik kaygılar, Frederiksen’in sol tabanındaki desteği zayıflatan önemli faktörlerden biri olarak görülüyor.
Parlamentoda dengeler kritik
179 sandalyeli parlamentoda çoğunluk için 90 sandalye gerekirken, anketler sol blokun yaklaşık 85 sandalyede kalabileceğine işaret ediyor.
Bu durumda hükümetin kurulmasında kilit rolün, merkez siyaseti temsil eden liderler tarafından belirlenmesi bekleniyor.
Seçim sonucu belirsizliğini koruyor
Seçimlerde toplam 12 parti yarışırken, Grönland ve Faroe Adaları’ndan seçilecek milletvekilleri de sonuç üzerinde etkili olacak.




