Çin Ticaret Bakanlığı, yaptığı açıklamayla 20 Japon şirketini ihracat kontrol listesine, 20 Japon kuruluşunu da izleme listesine dahil etti.
Kararın, ulusal güvenlik ve çıkarları korumak, nükleer silahların yayılmasını önleme gibi uluslararası yükümlülükler çerçevesinde alındığı belirtildi.
İhracat kontrol listesine alınan firmalara çift kullanımlı ürünlerin satışı yasaklanırken, izleme listesindeki kuruluşlar için ise "son kullanıcı ve kullanım amacı doğrulanamadı" gerekçesiyle ek tedbirler uygulanacak.
Japon şirketlerinde şaşkınlık ve huzursuzluk
Japon basını, Çin'in kararının ardından hedef alınan şirketlerde huzursuzluk ve belirsizlik hakim olduğunu aktardı.
Jiji Press'in haberine göre, Mitsubishi Heavy Industries gibi büyük firmalar, kısıtlamaların kapsamını anlamak için bilgi toplamaya çalışırken, şirket içinde "Hedef alınan ürünleri belirleyemiyoruz, bu nedenle etkisini değerlendirmenin bir yolu yok" gibi sorular soruluyor.
Asahi Shimbun, "şaşkın" Japon hükümet yetkililerine dayandırdığı haberinde, "Ayrıntıları göremediğimiz için bunun nasıl uygulanacağı belirsiz" ifadelerine yer verdi. Gazete, Çin'in hamlesini "Takaichi yönetiminin savunma yeteneklerini temelden güçlendirme hedefine açıkça karşı çıkmayı amaçlıyor" şeklinde yorumladı.
'Sıfır siyasi ve ekonomik alışveriş' krizi mi yaklaşıyor?
Jiji Press'in Çarşamba günü yayınladığı bir başka analizde, Japonya-Çin ilişkilerinde "sıfır siyasi ve ekonomik alışveriş" krizinin yaklaştığı uyarısı yapıldı. Haberde, Çin'in son hamlesinin sadece hedef alınan Japon şirketlerinin ithalatını zorlaştırmakla kalmayacağı, Çin'de üsleri bulunan firmaların yerel tedarik, üretim ve nakliye süreçlerinde önemli aksaklıklar yaşayabileceği belirtildi.
Nikkei Shimbun da Japon şirketlerinin tedarik zincirleri konusunda endişeli olduğunu aktardı. Kontrol altındaki bir Japon şirketi yetkilisinin, "Önemli sayıda Çin yapımı parça tedarik ediyoruz; ithalat imkansız hale gelirse, etkisi büyük olacaktır" sözlerine yer verildi.
Haberde, birçok Japon şirketinin Çin'den çelik gibi ucuz hammaddelerin toplu alımına bağımlı olması nedeniyle tedarik zincirlerinde ayarlamaların kaçınılmaz hale geldiği vurgulandı.
"Takaichi yönetiminin sert politikaları tetikledi"
Çin Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü'nden kıdemli araştırmacı Xiang Haoyu, Global Times'a yaptığı değerlendirmede, Çin'in ihracat kontrolünün Japonya'nın "yeniden silahlanmasında" yer alan temel savunma kuruluşlarını hedef aldığını söyledi. Xiang'a göre bu durum, Japonya'nın savunma sanayisi ve ilgili tedarik zincirleri üzerinde önemli bir etki yaratarak Japon şirketleri arasında endişeleri artırdı.
Xiang, Japon medyasının tanımladığı "ürkütücü siyasi ve ekonomik kriz" algısının, esasen Başbakan Sanae Takaichi yönetiminin sert yaklaşımının Çin'in karşı önlemlerini zorlamasından duyulan endişeyi yansıttığını belirtti.
Uzman, Japon şirketlerinin huzursuzluğunun iki pratik ikilemden kaynaklandığını vurguladı:
-
Operasyonel belirsizlik: "Çift kullanımlı" ürünlerin tanımlanmasındaki muğlaklık, uyumluluk maliyetlerini artırıyor ve tedarik zinciri planlamasını aksatıyor.
-
Hammadde bağımlılığı: Japonya'nın nadir toprak elementleri gibi kritik hammaddeler için Çin'e olan yoğun bağımlılığı, kısa vadeli alternatifleri sınırlıyor.
Japon iş dünyasından ve muhalefetten tepkiler
Ülkenin en büyük ekonomik örgütü Japonya İş Federasyonu'ndan Yoshinobu Tsutsui, Salı günü düzenlediği basın toplantısında, Çin'in ihracat kontrolü ve Washington'ın gümrük vergilerini de göz önünde bulundurarak, "Şeffaf olmayan bir durum muhtemelen şimdilik devam edecek. Japon şirketleri azalan öngörülebilirlik konusunda endişeli" dedi.
Xiang Haoyu'ya göre bu endişe, borsada işlem gören şirketlerin ötesine geçerek Çin'deki Japon iş dünyasına yayıldı ve yatırım ile operasyonlara yönelik bekle-gör tutumu yarattı.
Japon muhalefet partisi Merkezci Reform İttifakı lideri Junya Ogawa da Çin'in ihracat kontrolüne ilişkin endişelerini dile getirerek, Başbakan Takaichi'nin "gerilimi azaltmaktan sorumlu olduğunu" söyledi. Ogawa, daha da önemlisi Japon iş dünyasının, Çin-Japonya karşılıklı güvenini zedeleyen Takaichi yönetiminin yaklaşımından giderek daha fazla endişe duyduğunu ve siyasi oyunlarda "kurbanlık piyon" haline gelmekten korktuğunu ifade etti.
Çin'in hamlesi Tokyo'da baskı yarattı
Xiang Haoyu, Çin'in bu hamlesinin Takaichi yönetimi üzerinde çok yönlü baskı oluşturduğunu söyledi:
-
Hukuki baskı: Çin'in önlemleri tamamen kendi ihracat kontrol yasalarına dayanıyor ve bu durum Pekin'e ahlaki ve hukuki üstünlük sağlıyor. Japonya ise sınırlı karşı önlemlerle baş başa kalıyor.
-
İç siyasi baskı: Japon askeri sanayi tedarik zinciri, kritik malzeme kıtlığı nedeniyle potansiyel bir felç riskiyle karşı karşıya. Ekonomik toparlanmanın sekteye uğraması ve iş dünyasındaki memnuniyetsizliğin artması, hükümetin yönetim temelini aşındıracak bir faktör olarak değerlendiriliyor.




