Kanada’nın petrol zengini Alberta eyaletinde son yıllarda ivme kazanan bağımsızlık hareketleri, uluslararası boyut kazanmaya başladı. İngiliz Financial Times (FT) gazetesi, ABD Başkanı Donald Trump’ın temsilcilerinin Alberta’nın Kanada’dan ayrılmasını savunan ayrılıkçı grupla temas kurduğunu yazdı.
Habere göre, “Alberta Refah Projesi” adlı aşırı sağcı ayrılıkçı grubun liderleri, Nisan 2025’ten bu yana Washington’da ABD Dışişleri Bakanlığı yetkilileriyle üç kez görüştü. Tarafların Şubat ayında yeni bir toplantı yapmayı planladığı belirtiliyor.
FT’nin aktardığına göre, söz konusu toplantılarda Alberta’da bağımsızlık referandumunun onaylanması halinde, eyaletin finansmanı için 500 milyar dolarlık bir kredi seçeneğinin gündeme gelebileceği öne sürülüyor.
Gazeteye konuşan kaynaklar, ABD’nin Alberta’daki ayrılıkçı harekete doğrudan maddi destek verme ihtimalini düşük gördüklerini ancak temasların ABD ile Kanada arasındaki siyasi gerilimi açık biçimde ortaya koyduğunu ifade etti.
Aralık 2025’te Alberta Seçim Kurulu, eyaletin Kanada’dan ayrılmasının oylanacağı bağımsızlık referandumuna ilişkin dilekçeyi resmen onayladı. Referandumun yapılabilmesi için Mayıs ayına kadar 178 bin imza toplanması gerekiyor.
Alberta Başbakanı Danielle Smith, eyaletin Kanada içinde kalmasından yana olduğunu ancak federal politikaların değişmemesi halinde halkın bağımsızlık yönünde oy kullanabileceği uyarısında bulunmuştu.
Kanada’nın en büyük petrol rezervlerine sahip eyaleti olan Alberta’da yönetim, özellikle Ottawa’nın enerji üretimine yönelik kısıtlamalarının eyalet ekonomisine zarar verdiğini savunuyor. Bu politikaların, bağımsızlık eğilimini güçlendirdiği ifade ediliyor.
Ocak ayı başlarında Bloomberg, Kanadalıların, Grönland ve Venezuela’dan sonra Trump’ın bir sonraki hedefi olabilecekleri endişesini taşıdığını bildirmişti. Trump, daha önce Kanada’nın ABD’ye “51. eyalet” olarak katılması gerektiğini savunmuş, eski Kanada Başbakanı Justin Trudeau’yu “vali” olarak nitelendirmişti.
Trump, Mayıs ayında da Kanada’nın, “Altın Kubbe” savunma sistemine ücretsiz katılım karşılığında ABD’ye dahil olmayı değerlendirdiğini iddia etmişti. Bu açıklamalar Ottawa yönetiminin sert tepkisine yol açmıştı.




